Kompozisyonun ön planında, sağ yanda yer alan meyvesiz ağacın kurumuş dalına tüneyen, çile nesnelerini taşıyan meleklerle aynı düzlemde betimlenen akbaba, yaklaşan ölümü sezmiş gibidir. Sahnedeki sembolizmi destekleyen diğer hayvanlar, hem yolda hem de İsa'nın dua ettiği kayada görülen tavşanlar ve devrilmiş ağaç kütüğünün yanındaki balıkçıllardır. Tavşan, Hıristiyan sembolizminde İsa'nın kefaretiyle kurtuluşu umut eden insanları, özellikle ak balıkçıl ise vaftizle gelen arınmayı temsil eder. Bu çerçevede sanatçının kompozisyona dâhil ettiği hayvanların konu açısından anlamı, İsa'nın yüzleştiği yazgıyla ve insanlık için kendisini kurban edişiyle vaat edilen kurtuluş doktrinidir. Mantegna'nın kurgusunda İsa'nın çarmıha gerilişi ve kurtuluşa ilişkin göndermeler, ön plana yerleştirilen meyvesiz ağaç (ölüm), kesilmiş ya da devrilmiş ağaç kütüğü (çarmıh) ve kayada yeşeren fidan (kurtuluş umudu) motiflerinde de açığa vurulur
İnsan kendinin şahidiyse tek başına değildir. Yalnızlık insanın kendiyle baş başa kalmasıdır. Kendini terk eden ise tek başına kalır.
Öyleyse modern insan ve toplum zorunlu olarak yapayalnız, yani tek başınadır.
Büyük serveti ona güvence sağlayan unsurlardan biriydi. Toplum, en azından medeni toplum, hem zengin hem de cezbedici olanlara zarar verecek bir şeye inanmaya asla pek hazır değildir. Muaşeret kurallarının ahlaktan daha önemli olduğunu içgüdüsel olarak hisseder ve en büyük saygınlığın iyi bir aşçıbaşına sahip olmaktan çok daha değersiz olduğunu düşünür. Ve sonuçta, kötü bir yemek veren ya da kötü bir şarap ikram eden bir adam özel hayatında ayıplanamaz olsa ne olmasa ne?
"Yeirs'e yaptiklarım önemli değil miydi? Hiç mi?"
Boğazının gerisinden beni onaylayan, tüylerimi diken diken eden bir ses çıkardı. "Sana iyi adam olmadığımı söylemiştim, hatırlıyor musun?" diye sordu, bir eli yanağımdan boynuma kaydı ve orayı usulca okşadı. "İyi adamlar herkesi düşünür ama benim gibi adamların aklı yalnızca en değerlisindedir."