"En ednâ tabaka-i hayat olan hayat-ı nebâtiyenin mevti, böyle mahlûk, hikmetli ve intizamlı olsa, tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt; elbette yer altına gitmiş bir çekirdeğin hava aleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren bir insan da, âlem-i berzahta, elbette bir hayat-ı bâkiye sümbülü verecektir."
Hakkı bâtıldan, iman mesleğini nifak mesleğinden temyiz etmek ancak ilim ve nazar ile olur. Fakat yaptıkları fitne ve fesâdları zahir olduğu için edna bir şuuru olan farkında olur.
Nasıl edna bir kederle ve küçük bir gam ile başı dönüp sersemleşen ve küçük bir mikroba mağlub olan bu küçük insan, terbiye-i Kur'an ile ne kadar teâli ediyor.
(İman ve Küfür Müv. 187.sh - Risale-i Nur)
Dünya, 'ednâ' yani 'daha aşağı' olandır. İlim ise ya bizi Rabbimize ulaştıran bir köprü olur ya da nefsimizi büyüten bir perde. Bilgi, acziyetini unutturuyorsa azdırır; O'nu hatırlatıyorsa yüceltir."