Bu kitap bana bir deliliği değil, içten içe çatlayan bir insanı okuduğumu hissettirdi. Golyadkin kötü biri değil; sadece görülmek, ciddiye alınmak, “normal” sayılmak istiyor. Ama bunu beceremiyor. Çekingenliği, ezikliği ve korkuları büyüdükçe karşısına kendisinin daha rahat, daha atak, daha kabul gören bir kopyası çıkıyor. Asıl korkutucu olan bu “öteki”nin düşman değil, olmak istediği kişi olmasıydı.