Dindarlığın bu ülkeye mahsus zaaflarını, görünümlerini,kendi bünyesindeki yaraları teşrih edebilmelidir dindar insan. Ancak kendi kendisine eleştirel bir gözle bakabilmekledir ki bu ülkeye ve elbette bütün dünyaya özgün sözler söyleyebileceğini fark edecek, bir özgüven silkinişi yaşayacaktır. Hayatın özünü iktisadi çıkarın peşinde koşmak olarak tanımlayan kimi sosyal bilimsel açıklamalar, dindarlığın metafizik özünü görmezden gelerek batılı akılla dinin toplumsal görünümlerine izah getiriyor. Merkez- çevre metaforundan Müslüman Kalvinizm'e dek pek çok atıf çerçevesi, bu ülkede dindarlığın ruhunu kavramak konusunda bize yeterli bir bilgi sunmuyor. Dahası batı toplumları için geliştirilmiş açıklama modellerini, doğruluğu kuşku götürür bir sosyal bilim toptancılığıyla bu ülkenin kendine mahsus dinamiklerine yamıyor ve anlamayı güçleştiriyorlar.