Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğtim almanın en önrmli nedenlerinden biri, tüm hayatımız boyunca doğru olduğuna inandığımız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Gündem/Eğitim
Çocukların böyle daima yalnız ve kendi başlarına bırakılması hoş olmuyor... Ortalıkta başıboş dolaşan çocuklar trafiğin akışını da engelliyor... Çocukların denetimsiz kalması onların ahlaksız ve ileride suça eğilimli olmalarına sebep olabilir... Çocuklar geleceğin insan hammaddesir... Momo kitabını okuyanlar bilir... 206. Sayfada geçen bu alıntılar şuan gündemdeki olayı ne kadarda özetliyor öyle..Hiç kimse demesin çocuklarımızı okula gönderiyoruz orda birşeyler alışır diye. Kusura bakmayın kendi çocuğunuza veremediğiniz terbiye eğitimini başkasından beklemeyiniz.Eğitim önce ailede başlar.Ahlak terbiye aşılanmayan hiç bir çocukta geleceğe dair her türlü kötülük beklenir ondan. Okullarda bile öğretimden önce hep eğitim gelir ondandır hep Eğitim/Öğretim deriz. Eğtim, terbiye, ahlak biryerde olmazsa orda öğretimden bahsedilemez.Her birey okuyacak diye bir durum söz konusu değil. Okumaya meyilli değilse elbette başka bir alanda yeteneği vardır. Zorla okula gönderilen çocukları şuan gündemde görüyoruz ne kadar da acı verici akılalmaz olaylar yaşandı 2 gün içerisinde. Çok üzülüyorum çocuklarımızı gönderdiğimiz güvenli alanların günden güne harebe olmasına. Rabb'im devletimize ve milletimize zeval vermesin.
Sayfa 206·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bence, eğitim bir cümledir. Ne demek istediğimi daha açık bir şekilde ifade etmem için, "cümle"nin ne olduğunu söylemeliyim önce. Bir cümle; özne, nesne, tümleç, zarf ve yüklemden oluşur. Eğitim de tıpkı cümle gibi, öznesi, nesnesi, tümleci ve yüklemi olan bir yapı veya bir sistemdir. Yani eğtim, belli unsurlardan oluşan ve bütünlüğü olan bir kompozisyondur. Ve bu bütünlüğün, idareciler, öğretmenler, ebeveynler, öğrenciler; geçmiş, bugün, gelecek; okul, aile, toplum; ders kitapları, programlar ve teknolojik araç gereçler gibi unsurları vardır. Bence eğitim, işte budur. Yani bir cümle gibi, birbiriyle ilişkili öğelerden oluşan bir sistemdir. Cümle, bir sözcük dizisidir. Bu anlamda, çok sayıda kelimeyi yan yana sıralayarak bir cümle kurulabilir. Ancak anlambilimsel olarak, cümlenin öğeleri, yani kelimeleri çoğaldıkça anlaşılması da zorlaşabilir. Dilbilim açısından en iyi cümle, bir düşünceyi, içinde gereksiz hiçbir kelime olmaksızın ifade eden duru cümledir. Cümle vardır, çok uzundur, fakat istenileni hâlâ anlatamaz; cümle vardır, iki kelimedir, fakat ifade yerindedir. Anlamsız ve art arda sıralanmış kelimelerden oluşan cümleler ne dinlenir, ne de okunur. İşte, eğitim de böyledir; çok sayıda öğeyi içeren bir sistemdir. Ancak sadeleştirildiği ölçüde etkili ve verimli olarak gerçekleştirilebilecek bir iştir. İçeriğinde birbirinden farklı çok sayıda unsuru barındırsa da duruma göre belli unsurları ön plana alarak başarılı bir şekilde sürdürülebilecek bir süreçtir. Hatta tıpkı az sayıda kelimeyle kurulan ve anlamı çok güçlü olan bir cümle gibi bazı unsurları görünmez kılarak daha iyi sonuç alabileceğiniz bir yapıdır.
Eğtim, sabır ve örneklemeyi içeren uzun bır süreçtır.
Sayfa 206 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
eğtim sistemimiz...
Biraz, çok değil, biraz gizlenmiş bir bilgi vardı, mesele onu bulmaktı, şu kitabın neresinden neyin sorulacağı gibi. Kimsenin o kitap umrunda değildi, sorulacak soruyu tahmin etmek, ezberlemek, yanındakine fısıldamak, sıranın üstüne gizlice yazmak, bunların toplamının geçer nota dönüşmesi okulun ve derslerin özetiydi. Matematik formüllerini de, başkentleri de, tarihleri de böyle muskalar halinde hangisinin tutacağı, vaktinde açılacağı merakı ile tutuyorlar, sonuca da bakıp, "Tüh," diyorlardı. Askerlik gibi ortaokul ya da lise de bir şekil bitmesi gereken bir şeydi.
“Kişiliğin bireyleşebilmesi için bilinçli durumda olması gerekir, Eğitimin amacı bilinçsiz olanı bilinçli duruma getirmektir. Eğtim, boş bir kabı doldurmak değil, kişide esasen var olan şeylerin gelişimini sağlamaktır. Sağlıklı bir gelişim için, kişiliğin her bir bölümünün bireyleşmesine eşit imkânlar sağlanması gerekir. Kişiliğin bir bölümünün ihmal edilmesi, o bölümün normaldışı biçimlerde ortaya çıkmasına neden olur. Bir diğer bölümün aşırı gelişmesi (şişmesi) dengesiz bir kişiliğin oluşumuyla sonuçlanır. Örneğin, toplumun beklentilerine katı bir biçimde uyması beklenmiş ve kendi seçimlerini yapmayı öğrenememiş bir çocuk, şişmiş bir persona geliştirir. Böyle bir insan canlılıktan ve doğallıktan yoksundur ve toplumun bir robotu durumuna gelir. “