"Hiçbir şeye umudum yoktu. Denemiştim her şeyi hesabıma. Umut yeşeren bir duygudur. Umudunu kaybetme. Sen son kalesin." 𝓢𝓮𝓿𝓲𝓶 𝓑𝓾𝓻𝓪𝓴 "Bir umut bulmalısın kendine. Tutunacak bir dal... Sonuçta, mutsuzluğa da bakılması gerekiyor." 𝓓𝓲𝓭𝓮𝓶 𝓜𝓪𝓭𝓪𝓴
“Adam artıydı, kadın eksi; aralarındaki denge tam da buydu.”
Sayfa 19·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Reklam
"İradenin ateşiyle arınan Ruh"
"Mars imzasını taşıyan bitkiler ekşi, acı, buruk, ateşli bir doğaya sahiptir. Çiçekleri küçük, kırmızıdır. Çoğu dikenlidir ve dokunulduğunda vücudu tahriş eder. Mars hâkimiyetindeki bitkiler genellikle zehirsizdir ve tıpta kullanımı oldukça yaygındır. İrade enerjisini güçlendirip immün sistemi korurken bir yandan da hastalıklara karşı korur. Karadiken, Devedikeni gibi bazı Mars bitkileri safra aktivitesini destekler ve safra, iradenin organıdır"
Sayfa 223·Kitabı okudu
Alıntı
Hapishane, dışarıdan bakanların sandığı gibi donup kalmış, hareketsiz bir yer değildi. Hayır, burada hayat, kendi tuhaf ve acımasız döngüsüyle akıyordu; kuralları, sessiz çığlıkları, bastırılmış arzuları ve görünmez zincirleriyle bir dünya kurmuştu kendine. Burada, kendi seçmediğin, kaderin sana zorla dayattığı insanlarla bir arada yaşamak zorundaydın. Ailenin sıcak yüzleri yerine, tanımadığın, ruhunu anlamadığın, belki de hiç sevemeyeceğin kişilerle doluydu etrafın. Geceyi onların horultularıyla, gündüzü onların sessiz kavgalarıyla, yemeği onların ekşi nefesleriyle paylaşırdın. Bu, akıl almaz bir gerçeklikti; insan denen varlığın ne kadar kırılgan, ne kadar vahşi, ne kadar çaresiz olduğunu gösteren bir aynaydı.
Sayfa 124·Kitabı okuyor
Alıntı
Son cümleye bayıldım :))
Demek istediğim, şu anda kaçıyoruz filan, şimdiye kadar Galaksi polis gücünün yarısı peşimize düşmüştür. Ama biz otostopçuları almak için duruyoruz. Tamama, artistik puan on üzerinden on, ama akıllıca düşünme eksi bilmem kaç milyon, öyle değil mi?
Sayfa 110 - Alfa Yayınları
16, Eylül HEBAKUŞLARI Bombalandıktan sonra, hebakuşlarının bir bölüğü akıl ve beden yaralarını resmettirip, satamadılar. Büyük bir bölümü yaralarıyla dilenme sayesinde unutuş duvarını ördüler. Eksi sıcaklığında anımsamanın hiç ses çıkarmadan yıllardır bekliyor gizleyip yaralarını hebakuşları. Öçleri uzun tutar onların; bombacıyı, her zamanın bombacısını bulduklarında açılacak vücut ve akılları katil bir öpüşle.
Sayfa 398
Alıntı
Reklam
Reklam