46. Hem Allah'a ve peygamberine boyun eğmekten ayrılmayın ve birbirinizle çekişmeyin, sonra içinize korku düşer ve devletiniz elden gider. Ve sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
47. Çalım satarak ve insanlara gösteriş yaparak yurtlarından çıkan ve Allah yolundan engelleyen kimseler gibi olmayın. Halbuki Allah bütün yapıp ettiklerini çember içine almış/ kuşatmıştır.
Gurur o şeydir ki, esasen hepimizin üstünde âriyet olarak bulunan ilahî nimetin doğrudan doğruya küfranı, yani idraksizliğidir. Bu idraksizliğin başladığı ân ise âriyet büsbütün elden gider, maddesi varken ruhu kaybolur, biraz sonra da aynı yokluğu madde takip eder.
Bu vücudun mülkü elden çıkmadan
Devr-i eyyâm ol hisarı yıkmadan (günlerin akışı o kaleyi yıkmadan)
Suret-ü mâ’nâ (bedenle ruh) ikisi yar iken
İki âlemde elinde var iken
Hûbb-i dünyayı zamirinden gider (dünya sevgisini gönlünden çıkar)
Tâ alasın âlem-i candan haber
Nur-u zulmet (karanlık) ten yoğurmuşlar seni
Canını nur anla. Zulmet bu teni
Ten muradı ekl-ü şurb-u mal-u mülk
(Bedenin dileği, yemek içmek, mal ve mülktür)
Can temennası Cemâl-ı Zü’l-Celâl (Ruh ise Allah’ın cemalini görmeyi diler)
Lâcerem ednâ yeri edna sever (Alçak olan, şüphesiz alçak yeri sever)
Yani ten dünya ve can Mevlâ (Allah) sever
Ariyet (ödünç) gömlektir on günlük tenin
Besle canı âriyet nendir senin
Âlemin sen canı hem sultanısın
Hayiftir kim olasın mağlub-ı ten (Bedene yenilirsen yazık olur)
Mecmau’l-Bahreyn sensin aç gözün (İki denizi birleştiren sensin gözünü aç)
Cam-ı Cemsin hiçe sayma kendüzün