" İşte. Şurada oturan kadın, yaşlı fakat her zamankinden ziyade tesirli; soğumaya ve çürümeye başlıyor, fakat güzel, her zamankinden ziyade güzel; ölü fakat canlı, ne kadar canlı, hayatın gösterişlerinden uzak, hayatın özünü içinde taşıyor, hayatın cevherini dondurmuş ve ebedîleştirmiş. Ölüm onu çirkinleştireceği yerde, o ölümü güzelleştiriyor..."
"Gözleri, gözleri.. onu doğduğu günden evvelki benliğime sımsıkı bağlayan, en yakın akrabadan daha yakın bir kan münasebetini kat kat aşan ve ruhlarımızın beraberliği hissini bir anda uyandıran bakışlarında kendimi ne kadar çok buluyorum. Sanki onun gözleriyle kendimi gören ben'm..."