8/10
·584 syf.··
2026 15. kitabı
Dani Francis'ten son derece sürükleyici bir distopya... Eğer Uyumsuz serisinin kitaplarını okuduysanız veya filmlerini izleyip sevdiyseniz, "Gümüş Elit" tam size göre bir tercih Baştan sona akıcılığıyla öne çıkan bu roman, ilk sayfadan itibaren sizi içine çekiyor ve hikayenin dünyasında kaybolmanızı sağlıyor. Özellikle kitabın büyük bir kısmının askeri bir ortamda geçmesi ve yoğun eğitim sahneleriyle dolu olması tempoyu sürekli yüksek tutuyor. Başkarakterimizin bu zorlu eğitimlerden aldığı puanları ve bunların karnelere yansımasını okumak oldukça keyifliydi Ek olarak kitap, birkaç farklı kelime içerdiğinden ve şimdiki zamanla yazılmış olmasından dolayı kitabın çevirmeni hakkında birçok olumsuz yorum gördüm ama benim fikrime göre bu farklı kelimler, orjinal metinden çok fazla ayrılmamakla birlikte esere özgünlük katmış. Ve şimdiki Zamanla yazılmış bir kitabı sevmemek kitabın eksikliği değil kişinin okuma tercihlerinin ve alışkanlıklarının kişisel sonucudur
Gümüş ElitDani Francis · Yabancı Yayınları · 2025145 okunma
İnsan Ruhunun Karanlığı ve Çelişkileri Üzerine
8/10
·222 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali’nin bu kitabını okurken gerçekten çok büyük bir keyif aldım. İçinde hem birbirinden vurucu öyküler hem de sarsıcı bir tiyatro oyunu barındırması, metinler arasında gezinirken bambaşka duygulara geçiş yapmamı sağladı. Kitaba adını veren “Kağnı” başlığı altındaki ilk öykülerde okuma tempomun ister istemez yavaşladığını fark ettim; sanki yazarın dili burada çok daha ağır, çok daha sindirilerek okunmayı talep ediyordu bizden. Ama buna rağmen o boğucu, o sert genel atmosfer beni daha ilk sayfalardan tamamen içine çekmeyi başardı. Kitapta beni en çok etkileyen, tabiri caizse can evimden vuran kısım ise hiç şüphesiz “Esirler” oyunu oldu. Orada kurulan o devasa dramatik yapı ve karakterlerin o kor gibi yanan iç dünyası beni diğer öykülere kıyasla çok daha derinden, çok daha başka bir yerden yakaladı. KAĞNI Bu öykü, bir köyde güpegündüz cinayete kurban giden bir delikanlının ardından, yaşlı annesinin yaşadığı o kapkara ve katmanlı trajediyi acayip sarsıcı bir biçimde önümüze koyuyor. O yaşlı kadının, biricik oğlunun ölümünü bile birilerine dile getirmekten, hakkını aramaktan korkup çekinmesi; o adalet arayışının, kırsal yaşamın o vahşi gerçekleriyle ve bitmek bilmeyen geçim kaygısıyla anında bastırılması, aslında yalnızca bireysel bir anne acısını anlatmıyor bize. Dönemin o çürümüş sosyo-psikolojik atmosferini de tamamen görünür kılıyor. Devlet mekanizmasının o insanı tüketen yavaşlığı ve köy hayatının bu sistemden ne kadar kopuk olduğu, kadının iç dünyasında bir süre sonra buz gibi bir çaresizlik ve amansız bir kabulleniş duygusu yaratıyor; sanki o yoksulluğun içinde adalet aramak bile kadın için ulaşılmaz bir lüks haline geliyor. Ancak öykünün asıl çarpıcı, insanın boğazını düğümleyen yanı o finaldeki kırılma anında saklı. Köyden birinin ihbarı üzerine
Edebiyat
Kağnı - Ses - EsirlerSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20197,8bin okunma
Reklam
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
ANTİK YUNAN KADIN KIYAFETLERİ J. MOYR SMITH .... 1882 yılında J. Moyr Smith tarafından "Antik Yunan Kadın Kıyafeterİ" basit bir dille yazılmış. Antikçağ'a alaka duyan, Yunan kadın kıyafetleri konusunda derli toplu bir kaynak okumak isteyen herkese tavsiyemdir. Biraz uzun bir yazı oldu, enteresan bilgilerdi yazmadan edemedim. Naçizane okumanızı öneririm. Kitaptan alıntılar: ✓ Homeros döneminde Yunan ırkı için genel bir tanımlama yoktur,..... Yunanlıları tanımlamak istediği zaman, ya en önemli kabilenin adını ya da İlyada'nın ilk dizelerinde olduğu gibi Akhalar kelimesini kullanmaktadır. ✓Spartalı kadınlar bütün komşu bölgelerine kıyasla çok daha farklı bir giyim tarzına sahipdiler: burada bakire kızlar yüzleri açık gezerken evli kadınlar bir duvak ile yüzlerini örterlerdi. Bu uygulamadaki temel amaç bakire kızların kendileri için bir eş bulmaları, evli kadınların ise zaten var olan eşlerini ellerinde tutmaları olarak açıklanabilir. ✓ Spartalı kızlar çok kısa kıyafetler giyerek ya da çıplak olarak koşu, güreş, disk fırlatma ve ok atma gibi birçok spor dalında faaliyet gösterme özgürlüğüne sahiplerdi bu da vücutlarını daha dayanıklı ve güçlü bir hale getiriyordu. ✓ Bununla birlikte çıplaklık Spartalı kızları sadeliğe alıştırıyor, güçlü bir bedene sahip olmaları için teşvik ediyor;.... ✓Yunanistan'ın oldukça sıcak bir iklime sahip olması sebebiyle ve aynı zamanda Yunanlıların iyi bir zevke sahip olmaları sayesinde, vücuda yapışan çok dar kıyafetler kadınlarınca tercih edilmezdi.... Hem Yunanistan'da hem de başka yerlerde kadın kıyafetlerindeki sadelik zarafetin simgesiydi. Erken dönemlerde hem erkek hem de kadın kıyafetlerinin etkileyiciliği onların zengin süslemelerine bağlıydı;.... ✓ Yunan kadınlarının giydiği başlıca iki tip kıyafet vardır. Bunlardan ilki çıplak beden
Tarih
Antik Yunan Kadın KıyafetleriJ. Moyr Smith · Töz Yayınları · 202010 okunma
10/10
··
Beğendi
Kitap henüz basılmadan önce bir grup arkadaşla birlikte okudum bu kitap benim ilk pr’ım olması sebebiyle yeri bende her zaman ayrı bir öneme sahip olacak bir de bu grup dolayısıyla çok güzel arkadaşlar tanıdım hepsine canıgönülden teşekkür ederim. Kitabı basıma girmeden önce okumuş olmak ‘’ acaba gelecek kitapta heyecanımı kaybeder miyim ? korkusu düşürmüştü içime ; fakat yanılmışım daha bir heyecanla kitaba sarıldım ve her okumamda bir çok yeni detay keşfettim . Güç, adalet ve insan doğası…. seçilmişlerin dünyasında bir başkaldırı ‘’seçkinler’’ bize ne anlatıyor? Gelin, bu seçilmiş dünyanın arkasındaki karanlığa birlikte bakalım. İyi ve kötü taraf diye bir betimleme yapamıyorum baskıcı bir sistem sadece tepedekilerin zalimliğiyle değil alttakilerin çaresizliği ve kabullenişiyle de beslenir. kitapta hata yapan korkan ve hatta güçle zehirlenen karakterleri olması hikayeyi çok gerçekçi kılmış. Can Gözek bize pelerinli kahramanlar kötü karakterler sunmamış; aksine her bir karakterin elini kana güce veya çaresizliğe buladığı son derece gerçekçi portreler çizmiş . seçkilerin arasında çatlaklar olması gücün getirdiği o lüks hayatın içinde bile vicdan azabı çeken sitemin yozlaşmışlığını fark eden ama kurulu düzeni ve canını kaybetmekten korkan karakterler ise kitaba derinlik katmış O koltuğu korumak adına neleri feda edebildiklerini okumak gerçekten sürükleyiciydi. Her kitabın tabi ki nazarı olmalı ; romanda ki bazı diyalog sorunları yer yer tempomu düşürse de ‘’şimdi ne olacak?’’ sorusu kitabın elimden düşmemesini sağladı. Bu evrende Kimse güvende değil ve kimse göründüğü gibi masum değil güç dengesi değiştikçe karakterler gerçek yüzünü gösteriyor maskeler düşüyor ;geriye sadece hayatta kalma ya da hükmetme arzusu kalıyor. Kitabın kapağını kapattığımda aklımda sadece
SeçkinlerCan Gözek · Kaktüs Sanat Yayınevi · 20264 okunma
Kültürel Dil
8/10
·410 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:45
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlk kitabı Bin Muhteşem Güneş, harika bir etki yaratmıştı bende. İnanılmaz çok sevmiştim. Bu kitabı da aynı beklenti ile okumaya başladım. Baştan ele alalım dersek; Kitap, harika bir dev hikayesi ile başlıyor. Her ne kadar harika olsa da romanın geneli ile çok bağlantı kuramadım. Sadece bana şu atasözü ile bağ kurabildi o da: Yeter ki sağ olsun, yel essin kokusu gelsin. Devamında ise asıl hikayeye giriş yapıyoruz. Baba, Abdullah ve küçük kız kardeşi Peri'nin doğup büyüdükleri küçük kasaba olan Şadbağ'dan yürüyerek Kabil'e gittikleri bir yolculuk ile başlıyor. Bu öyle neşe dolu bir yolculuk değil. Asla dillendirilmiyor ancak baba da Abdullah da durumdan hoşnut değil. Küçük Peri ise olayların farkında değil elbette. Yolculuk devam ederken kitabın geri kalanında da sıkça rastlayacağımız şekilde geçmişe dönük bilgiler, öyküler, aile ilişkileri, Abdullah ve Peri'nin ilişkisi, diyaloglarda devam ediyor. Mesela Peri'nin çok sevdiği köpeği gibi. İşte ilk kısım 1952 sonbaharında Kabil'de Peri'nin, şehrin zengin ve elit ailelerinden birisine evlatlık verilmesi ile başlıyor. Bu da çok dramatize edilmiyor ancak sonrasında Abdullah ve Baba'nın acılarını derinden hissedebileceğiniz cümleler yer ediniyor. Ve işte beni hazırlıksız yakalayan şeylerden birisi oluyor. Buna alışmam zaman alıyor, kitap bitti hala beni bir noktada rahatsız ediyor. Kendimi Abdullah ve Peri'nin öyküsüne o kadar odaklamıştım ki bir anda çocukların üvey dayısı Nebi'nin -aynı zamanda Peri'nin evlatlık verildiği ailenin aşçısı ve şoförü- hayat hikayesini ya da çocukların üvey annelerinin çocukluktan beri gelen hayat hikayesini, sonrasında Peri'nin onu evlat edinen, muhtemelen mental sağlık sorunları yaşayan -nitekim sonrasında intihar eden- annenin öyküsünü, bu arada Nila'nın
1000Kitap
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202241,9bin okunma
Puan vermedi·292 syf.·
2026 405. kitabı
İnsan psikolojisinin derinliklerine inen, hayatın içindeki "yanlış seçimleri" ve bedellerini sorgulatan eser, okuyucuyu hüzünlü ve sarsıcı bir yolculuğa davet ediyor okuru Margaret MazzantiniMargaret Mazzantini Başarılı, evli ve elit bir hayata sahip olan bu cerrah, hayatının bir döneminde, hiç tanımadığı, toplum tarafından "güzel" veya "bakımlı" bulunmayacak kadar sıradan bir kadın olan Italia ile sıra dışı ve tutkulu bir ilişki yaşar.. O özgür, kendini geliştirmiş, sosyal bir kadın, o her şeyi öğrenmiş ama acıyı bilmiyor, acının ne olduğunu bildiğini sanıyor ama aslında bilmiyor s:20 İnsan Doğası: Sakın KımıldamaSakın Kımıldama tutku, sadakat, yaşamın tesadüfleri ve sınıfsal farklılıklar gibi kavramları sorgulatır. Bir yanda mükemmel görünen steril bir yaşam, diğer yanda ise yaralı ve eksik bir ruhun çarpıcı çekimini işler. Sakın KımıldamaSakın Kımıldama Aşk dile getirilemez. O yalnızdır, kendi kendine yanılır ve kendi kendine yorulur...s:249
Edebiyat & Roman
Sakın KımıldamaMargaret Mazzantini · Doğan Kitap · 2011180 okunma
Reklam
Reklam