"Kadınların kendilerine soruyorum: 'Baksanıza, eller aya gitmeye hazırlanıyor, biz hâlâ yaya yollarda, tozun toprağın içinde ömür tüketivoruz! Kitap dergi okumazsak, gerilikten nasıl kurtuluruz? Alın çocuklarınızı, kitaplığa gelin. Bekliyorum sizi' diyorum."
Sayfa 66·Kitabı okuyor
Eller, eteklerde, baygın düşmüş bir ara. Eller sarılmış demir parmaklıklara. Bir elim kalem tutmuş, yazı yazar. İki elinde kazma, toprağı kazar. El var titrer durur, el var yumuk yumuk. El var pençe olmuş, el var yumruk. Hepsi de etten, deriden, tırnaktan; Farkları yok ama dal ucunda yapraktan. Atmış elindekini, tutmayacak bir daha, Eller görüyorum, eller, açılmış Allaha...
Sayfa 196·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Nietzs­che, Böyle Buyurdu Zerdüşt'te "Bu ağacı ellerimle sallamak istesem, sallayamam. Oysa bizim görmediğimiz rüzgar, onu dilediği gibi üzer ve eğer. Bizi en çok, görünmeyen eller eğer ve üzer : ' der.
Biz, zaman kırıntıları, Zaman sinekleri, Tozlu camlarında günlerin sessiz kanat çırpanlar Ve lüzumsuz görenler artık Bu aydınlıkta kendi gölgelerini! Sanki siyah, simsiyah taşlar içinde Siyah, simsiyah kovuklarda yaşadık biz, Sanki hiç görmedik birbirimizi, Sanki hiç tanışmadık! Dünya bize öyle kapattı kendisini… Neye yarar hatırlamak, Neye yarar bu cılız ışıklı bahçelerde Hatırlamak geçmiş şeyleri, Bu beyhude akşam bahçesinde Kapanırken üstümüze böyle Zaman çemberi Hatırlıyor yetmez mi Güneşe uzanan ellerimiz! Aynalar sonsuz boşluğa Çoktan salıverdi çehremizi, Yüzüyoruz, İpi kopmuş uçurtmalar gibi. Biz uzak seyircisi bu aydınlık oyunun, Birdenbire bulanlar içlerinde Gülüncün sırrını, Ne kadar benziyoruz şimdi, Aynı tezgâhtan çıkmış testilere Bir şey, bir şey kaldırdı bütün ayrılıkları! Baksak aynalara Tanır mıyız kendimizi,
Sayfa 66 - Dergah Yayınları (Epub)
Şiir
İstilâm, kelime olarak selâm'dan gelir. Selamlamak diye dilimize çevirebiliriz. Bu, Ka'be-i Muazzama'nın Rükn-i şarkî (veya Rükn-i Hacer-i Esved) denen köşesindeki Hacer-i Esved'e tekbir ve tehlîl getirerek eller konup ve sonra öpülmek suretiyle gerçekleşir. Yaklaşılamadığı takdirde, uzaktan Hacer-i Esved'in hizasına gelindiği vakit Hacer'e dönülerek ellerin içi Ka'be'ye çevrilip, kulaklar hizasına kaldırılıp bismillahi Allahu-ekber diyerek, eller Hacer'in üzerine konuluyormuş gibi işaret edilerek, karşıdan selamlanır ve sağ elin içi öpülür. Bu da, yakından öpmek yerine geçen bir istilâmdır.
Sayfa 381 - 5. Cilt
Din
Aşk kalbi canlandırır, kalp canlanırsa ruh nefes alır, vücut kanlanır, göz uyanır, ayaklara mecal yürür, eller dert görmez olur. Sonra ayak da baş da işine sarılır şevkle. Şevk evet. Aşkla başlar. Bu cismani aşkla başlar, derece derece yayılır ve yükselir. "Ama o ilki tatmadan kabil değil yükselemezsin." diye üsteledi derviş. O anda fark etti ki artık ayakları ile başı aynı yöne bakıyor. Elindeki fâni bastonu fırlatıp attı. Kalbin ayağıyla yürümeye koyuldu.
Sayfa 196 - İnsan Yayınları
Aşk