Kalemden Kalbe Emanet
En hayırlımız kimdir? Kur'an'ı sadece dilde bir lafız olarak tutan mı, yoksa onu bir yaşam biçimi, bir medeniyet inşası ve ilahi bir şahitlik olarak kalbine nakşeden mi? Hayırlı olmanın yolu, sadece bilmekten değil, bildiğini ilahi ahlakla kuşanıp paylaşmaktan geçiyor."
Alıntı
medeni
Birtakım şeyhlerin ,dedelerin, seyyitlerin ,çelebilerin , babaların ,emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara ,büyücülere ,üfürükçülere ,muskacılara talih ve hayatlarını emanet eden insanlardan mürekkep bir kütleye , medeni bir millet nazarıyla bakılabilir mi?
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sen olmak istediğin yerdeydin. Ben de olmam gereken yerde.
Sayfa 99·Kitabı okuyor
Düşünüyor, baştan aşağı bir "hayıf" kesiliyordu sık sık. Boşa gecirmis gibi lise yillarini. Bir sey sanip ezberledigi bilgilerin teki işe yaramıyor işte. Ustyapı dediler mi "şehirlileri anlardı, gibi geçirmiş lise yıllarını, Bir şey sanıp ezberlediği bilgilerin "köylüler" altyapı. "Üstyapı köylüleri eziyor!" derdi örneğin. Ne kadar ters! Bunu bile doğru düzgün öğretememiş lise; hey koca lise! Her şeyin ekonomiye bağlı, ötekilerin hepsinin birer "yansı" olduğunu öğretememiş! İyi ki yükseköğrenim diye gel. di buraya. Bir "okumus cahil" olarak yitip giderdi yaşam deni. zinde! Bilmeyecekti üretim biçimlerini, üretim güçlerini, üre tim güçleri içinde insanların sınıflar halinde yer aldığını, her insanın bir sınıfa bağlı olduğunu, en devrimci, ilerici sınıfın işci sınıfı, yani proleterya olduğunu! Tarihsel gelişmenin son çö zümde "devrim"le gerçekleştiğini... Toplumların ilkel komünal üretim biçiminden, köleci, feodal, kapitalist, sosyalist üretim biçimlerine ulaştığını, şimdi gündem maddesinin sosyalizm olduğunu, bundan dolayı devrim denilince artık yazı devrimi, şapka devrimi, kılık devrimi, ölçü tartı devrimini anlamanın yanlış olduğunu... Dünyaya örnek ve önder bir kurtuluş savaşından sonra ne yaptı Atatürk? Birtakım üstyapı reformlan ile çağdaş uygarlık düzeyine çıkaracağını sandı feodal kalıntılar içindeki Türkiye'yi! İzmir İktisat Kongresi'nde temelli kapitalist bir yön tutturdu. Onun için elli yıl geçtiği halde toplum yerin-de saydı; çağdaş uygarlık düzeyine bir türlü çıkamadı. Çağdaş uygarlık düzeyi sosyalizmin ta kendisiydi! Bu gerçeği nasıl da sakladılar liselerde bile! En doğru işi, kurduğu cumhuriyeti gençliğe emanet etmesi Atatürk'ün.İşte şimdi gençlik, emekçileri bilinçlendirip işçi ve köylüleri örgütleyerek, Türkiye'yi sosyalizme erdirecekti. Cumhuriyet
Sayfa 254 - Literatür yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
"İnanma istersen yıldızların yandığına, Güneşin döndüğüne inanma, Dogrunun ta kendisini yalan bil, ama seni sevdigime inan Ophelia. Canım Ophelia, beceriksizim şiir yazmakta, Içimdekini kalıba dökme sanatım yok, ama çok, her şeyden çok seviyorum seni, Inan bana ve Tanrí'ya emanet ol. Canı teninde kaldıkça sevginle yaşayacak: Hamlet"
Kitap Alıntısı
Ebû Hüreyre [radıyallahu anh] der ki: Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurdu: "Üç huy vardır ki onlar kimde olursa, her ne kadar oruç da tutsa namaz da kılsa, müslüman olduğunu sansa da o münafıktır. Bunlar şunlardır: • Konuştuğunda yalan söyler. • Söz verdiğinde sözünde durmaz. • Emanet edildiğinde hıyanet eder."
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Alıntı