Can ü gönülden seversen Yalvar kul, Allah’a yalvar Maksuda ermek dilersen Yalvar kul, Allah’a yalvar
Sayfa 170
Alıntı
Bırak da, böyle bitsin bu günahkâr serüven Bırak da kurtarayım bu emânet sarayı Yeter, intiharınla oyduğun yüreğimi Umutsuz şarkılarla avutulduğum yeter Göğsümde bir yanardağ kıvranıyor Rüveyda Yaraları kapandıkça kanıyor Rüveyda Duman çöktü güneşin sitem aynalarına Aralandı perdeler; şimdi sessiz değilim Dertliyim, viraneyim, ben bir aziz değilim Azizler tohum eker sevgi tarlalarına
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ölümün ev sahibi olduğu bir dünyada, bize düşen görev misafir gibi davranmaktır. İnsanın bu dünyada misafir olduğunu bilmesi, dünyaya ait olanla arasına mesafe koymasını sağlar. Sahiplenme duygusunu kısıtlar, olanla yetinmesine imkân verir. Sahiplenme duygusuyla değil, emanet duygusuyla hareket eder. Hz. Ali (ra) Efendimiz'in buyurduğu gibi davranır: "Yapman gereken hayırlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da sen olmazsın."
Sayfa 36
buz kadar soğuk, nemli bir odada çay içmiştik bisküvi eşliğinde, şiir okumuştuk. "yüzüm güvercinlere emanet" şiirini kumruların seslerini taklit ederek okumuştu: gu-guk-guk! sesleriyle içimiz dışımız şiir olmuş, ısınmıştık. ve daha pek çok şeyle ısındık birlikte.. pek çok şey yüzünden de içimiz titredi.
Sayfa 108
Alıntı
Müminler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve peygamberinin sünnetidir.
Sayfa 559·Kitabı okudu
Fizikten bir alıp ikinci sınıfta kaldığım zaman da her şeyin mahvolduğunu düşünerek aynı böyle irkilip kızarıyordum; kız kardeşimin bana emanet edilen işini bozduktan sonra da kendimi aynen bu şekilde mahvolmuş biri olarak görmüştüm. Ne oldu? Şimdi, aradan bir yıl geçtikten sonra bunu anımsıyorum ve beni nasıl böylesine üzebildiğine hayret ediyorum. Bu üzüntüm için de aynı şey olacak. Zaman geçecek ve ben buna aldırmayacağım bile."
Sayfa 200