Rahat et, rahat et, rahatsız ruh!
Şimdi dostlarım, bütün yüreğimle
Sizlere emanet ediyorum kendimi.
Buna karşılık ben, zavallı bir insan, Hamlet,
Bütün sevgimi, bütün dostluğumu
Eksik etmeyeceğim sizden.
Haydi, dönelim içeri hep beraber.
Parmağınız hep dudaklarınızda olacak, unutmayın!
Çığırından çıkmış bir zaman bu. Ey kör talihim benim.!
Bana düşmez olaydı dünyayı düzeltmek.
Haydi, gelin artık, gidelim hep beraber.
Bu KİTABI OKUDUKTAN SONRA
Serin ve kuru bir yerde
KİMSEDEN SAKLAMAYINIZ! ..
Zaten her şeyi saklaya saklaya
bu hale gelmedik mi? ..
Lütfen ESPİRİNİ HERKESİN RAHATLIKLA
ERİŞEBİLECEÔİ BİR YERE KOYUNUZ! ..
İLERKİ GÜNLERDE
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜ
TAKTİRDE BU KİTABI
TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ! ..
Üstelik doğa bize dedelerimizden miras kalmadı. Biz doğayı çocuklardan yani sizlerden emanet olarak aldık. Öyle doğanın sahibiymişiz gibi kafamıza göre ağaçları kesemeyiz.
"Kürdistan'da savaştık, ama kimsenin haberi bile olmadı... Afganistan'da savaştık, kimsenin çekilen bunca zahmet'ten haberi olmadı... Nice arkadaşlarımız mazlum bir şekilde Irak'ta şehit düştü, kimseler bilmedi... Şimdi de Ehlibeyt (a.s) türbelerini savunuyoruz... Bunun için hayatını ortaya koyan bu yiğitlerin bu mazlumiyet, fedakarlık ve özverilerini bilen, anlayan ve anlatan birileri olacak mı acaba? Evini barkını, eşini, ailesini ve çocuklarını Allah'a emanet edip yüce İslam dininin değerlerini savunmak için bunca insan, akın akın buraya geliyor. Bu imanlı yiğitlerin fedakarlıklarını gelecek nesillere aktaran birileri olacak mı acaba?"
Sizleri çiğnemeye gelen o çelik devlere karşı kükreyemez miydiniz! Bir millet, bir ümmet, bir medeniyet kaderini sizlere emanet etmişti. Yüzyıllardan beri canları pahasına sizleri koruyana sadakatinizi esirgememeniz için Cideli Mehmed Çavuş’un, Lapsekili Ali’nin, Kilitbahirli Yüzbaşı Hasan’ın, Libyalı Üsteğmen Mevsuf’ un kurban olmaları mı lâzımdı!