10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Bu kitap baştan sona bir hikâyeden çok bir hafıza çözülmesi gibi ilerliyor. Olayları takip etmekten ziyade, bir insanın kendi geçmişine bakarken nasıl parçalandığını izliyorsun. Net bir anlatıdan çok, zihnin içinden geçen kırık görüntüler var. 17 Haziran tam olarak dış dünyayı değil, insanın kendi içindeki çocukluğu, eksiklik hissini ve aile içinde kalmış yarım duyguları anlatıyor. Alex Schulman burada bir hikâye kurmaktan çok, geçmişin bugüne nasıl sızdığını gösteriyor. Kitabın en güçlü tarafı, küçük anların çok büyük duygular taşıması. Bir fotoğraf, bir ses, bir ev ya da bir sessizlik bile yıllar sonra insanın hayatını belirleyen bir şeye dönüşebiliyor. “Bedeni bütündü; yaşıyor gibiydi, ama ölüydü.” Bu tarz cümleler kitabın tonunu en baştan belli ediyor. Açıklamaya çalışmıyor, sadece hissettiriyor. Özellikle çocukluk bölümleri çok ağır bir duygusal zemin taşıyor. Geçmiş sadece hatırlanan bir şey değil, hâlâ içinde yaşayan bir şey gibi anlatılıyor: “İnsan öylece çocukluğunu arayıp da biraz olsun şanslı olmayı dileyemez. Hattı düşürebilirsin belki ama içeri giremezsin. Hazırlıklı olman gerekir; ne söyleyeceğini bilmen, bir planının olması gerekir. Bu anlamda dördüncü gün kritikti, bir dönüm noktasıydı. Çünkü yöntemin önemini o gün kavradım. ” Burada asıl mesele çocukluğu hatırlamak değil, ona ulaşmaya çalışmanın imkânsızlığı. Aile ilişkileri ise kitabın en kırılgan noktası. Sevgi, mesafe ve eksiklik aynı anda var. İnsan hem bağlı hem de uzak hissediyor: **__“1986 yazından bana ait tek fotoğraf vardı. Gölde bir sandaldayım. Arkada karanlık su, uzakta ev; kırmızı bir Lego parçası gibi. Gülümsüyor muyum, yoksa güneşte gözlerimi mi kısıyorum, bilmiyorum. Keskin hatlar, açık kahve gözler. Ben çocukken, annem en şefkatli anlarında “ancak bir annenin
İnceleme
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,147 okunma
Erkek dediğin...
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:14
Kuru kuruya dini bir hamaset ve dogmalar ile değil ahlaka, adalete, her nevi eşitliğe ve insanlığa inanan; idealist, babası tarafından çok sevilen, sarılan, öpülen erkek çocukları bize dünyada cenneti yaşatabilirdi. Ama biz böyle nadide çiçekleri koparmanın doğruluğu konusunda sıfır emek ile ikna edilmiş toplumlarız. Biz az gelişmişler. Çünkü erkek dediğin…
NisyanHéctor Abad Faciolince · Livera Yayınevi · 2024212 okunma
Reklam
Muazzam Bir Emek, Muazzam Bir Akıl..
10/10
·519 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
158 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:58
Altay Cem Meriç’in Peygamberliğin İspatı kitabını okumak günlerimi aldı; çünkü her satırı üzerine dakikalarca düşünmeyi gerektiren entelektüel bir şölen. Kitap bittiğinde hissettiğim tek şey saf bir hayranlık ve hocaya olan derin sevgi oldu. Tüm oryantalist literatürü, gelebilecek her türlü eleştiriyi böylesine muazzam bir mantık süzgecinden geçirip, itirazların bile ötesine geçerek cevaplandırmak inanılmaz bir zeka örneği. ​Bu eser, sadece bugünün şüphelerine cevap veren sıradan bir kitap değil. Altay Cem Meriç hoca, Batı dünyasının, oryantalistlerin ve yazarların geçmişten bugüne kadar ürettiği —iyi ya da kötü niyetli fark etmeksizin— tüm argümanları, o dönemlerde yapılanları ve söylenenleri muazzam bir vizyonla önümüze seriyor. İşin en büyüleyici kısmı ise şu: Hoca, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) o muazzam hayatını ve risaletini öyle bir mantık örüntüsüyle savunuyor ki, yüzyıllar öncesinden bugüne kadar gelebilecek her türlü şüphenin, üretilmiş ve üretilebilecek tüm itiraz ihtimallerinin önünü daha doğmadan kesiyor. Bu kitap bugünün değil, yüzyıllar sonrasının bile rehberi olacak nitelikte bir kalıcılığa sahip. ​Muazzam bir emek, muazzam bir akıl...Rabbim Altay Cem Meriç hocamızdan razı olsun, ilmini, kalemini ve ömrünü bereketlendirsin. Gönlündeki o güzel muradını, Hazreti Ömer'i rüyasında görme arzusunu ve duasını da tez vakitte hayırla müstecap eylesin inşAllah. İyi ki varsın hocam. Peygamberliğin İspatı Altay Cem Meriç
Peygamberliğin İspatıAltay Cem Meriç · İnsan Yayınları · 20251,723 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 173. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:56
"MUKADDES" "Bilir misiniz, ilkbaharda yağmurdan sonra gökyüzü bambaşka bir berrak mavi renge bürünür. Yağmurla yıkanan ağaçlar tıpkı düğüne süslenen kızlar gibi açılır; hava nefis bir kokuyla dolar, kuşların cıvıltıları her tarafı kaplar. Mukaddesʼle vedalaşıp geri dönerken, benim gönlüm de tıpkı yağmurdan sonraki gökyüzü gibi bemberraktı. Sanki herkes bana bakıyor, güya yalnız ben değil, bütün insanlar gayriihtiyari birbirine karşı şefkatli, son derece nazik, oldukça iyi kalpliydiler." Aşk, sadece kavuşmak değil; anlamak, beklemek ve büyümektir. Özbek Edebiyatının zarif kalemlerinden olan bu muazzam eser, bir aşk hikâyesinin ötesinde; eğitim, aile bağları, kimlik arayışı ve umut üzerine derin bir yolculuk sunuyor bizlere. Göründüğünden çok daha derin bir meseleyi anlatıyor aslında. Şerif'in hikâyesi; Türkiye’nin dört bir yanında sınava hazırlanan binlerce gencin hikâyesiyle aynı: Emek, fedakârlık ve gelecek kaygısı. Hikâyemizin kahramanı Şerif bir fabrikada işçi olarak çalışıp üniversite sınavlarına hazırlanan genç bir delikanlı. Enstitü koridorlarında geçen günlerinden birinde, tek başına bir köşede oturan Mukaddes’e rastlar. O an değişir her şey hayatında. Dersler, kitaplar, sınav kaygısı geri planda kalır; Şerif’in tüm dikkati bu gizemli kıza odaklanır. Zordur hayatı bir yandan çalışıp bir yandan okumak. Sevdiği kıza olan duygusu, özlemiyle alır götürür onu da hayatın karmaşasında. Mukaddes'in sessiz duruşu, yalnızlığı ve naif halinden etkilenen Şerif içindeki samimiyetle ona kendi ailesini anlatır. Mukaddes de boş değildir ona karşı, kapılarını açar ve kendi hayatından anlatmaya başlar. İki genç arasında başlayan samimi konuşmalar, kısa sürede derin bir bağa dönüşür. Birlikte sınava hazırlanırlar, hayaller kurarlar, geleceği konuşurlar. Ama hayatın sürprizleri
Edebiyat & Roman
MukaddesAdil Yakubov · İleri Yayınları · 2000138 okunma
Arap bir Doktorun afrikayı tekrar ihya etme azmi
7/10
·232 syf.·
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Bismillahirrahmanirrahim esaletu vesselamu Âla Rasûlina Muhammedin amma baaad Arap olan katarlı bir doktorun yıllarca emek vererek afrikanın dört bir yanını köy köy , kasaba kasaba gezerek onlara islami tebliği konu alan kitabta doktor sumeytinin yaptığı gayretler, oradaki imkansızlıklarla nasıl islami tebliğin yapılacağının bir kanıtı bu eser. Yaşam azmi bitenlere , nimetin içinde mutşu değilim diyenlere bu eseri tavsiye ederim İstifadeli okumalar Kitap
Din
Unutulan KıtaFahd b. Abdulaziz es-Suneydi · Yedi Sema Yayınları · 20240 okunma
Mesnevi
Puan vermedi·280 syf.··
2026 2. kitabı
·
1704 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:26
Mesnevi alanında okumayı araştırmayı seven herkese tavsiye ederim.. cımbızla çekip sadeleştirilmiş olsa da takdire sayan bir emek olmuş başarılı ...!
Duygu ve Düşünce
Mesnevi'den SeçmelerMevlana Celaleddin-i Rumi · Ötüken Neşriyat · 20173,620 okunma
Reklam
Reklam