Merve Nur Akman, Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler'i inceledi.
2 dk. · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Aşkın Kimyasalları Nelerdir?
-Dopamin: Madde bağımlılarında olduğu gibi dopaminin artışı, insanın zihnini gittikçe şiddetlenen bir düzeyde aşık olduğu kişiye bağlar ve ona bağımlı hale getirir.
-Serotonin: Serotonin, aşkın ilk safhalarinda seviyesi belirgin şekilde azalan bir maddedir.Normalde, serotonin azlığı insanlarda depresyona eğilimi arttırır, depresyonun en yaygın tedavi yöntemlerinden biri de serotonin seviyesini arttıran ilaçlardır.Aşık bir beyinde genellikle hakim olan "bulutlu hava" hissi de muhtemelen bu serotonin eksikliğinden kaynaklanır.
-NGF(Neuro growth factor): Özellikle taze âşıklarda miktarının arttığını bilmekteyiz.
-Oksitosin: Beynin hipotalamus bölgesinden salgılanan insanlar arasında bağlılığı sağlayan en önemli hormonlardan birisidir.Birbirlerine sarılarak selamlaşan hatta, hatta sadece tokalaşan insanlarda bile arttığını, annenin bebeğine olan düşkünlüğünün büyük oranda oksitosine bağlı olduğunu biliyoruz.
-Vazopressin: Saldırganlık sergileyen hayvanlarda vazopressin miktarı artmaktadır. Muhtemelen aşık beyinden fazlaca salgılanan vazopressin "aşkı için her şeyi yapmayı göze alan" aşıkları ortaya çıkartan önemli kimyasallardan biridir.

Leyla durmuş, Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini'yi inceledi.
3 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Savaşın insan üzerindeki etkisini anlatan oldukça başarılı kitap. Baştan sona muhteşem bir akıcılık... etkisini üzerimden atamadigim hayatımda okuduğum en güzel roman diyebilecegim, yüzümde tebessümle anlatabileceğim bir şaheser

Geçenlerde gördüm kuzenim wp durumu yapmış efendim "sevmek suçsa, cezam idam olsun!!!" (evet hemi de sonunda 3 tane ünlem vardi böylee :D )
Yahu yaşini söylemek istemiyorum gerçekten çünkü bedeni ergenlikten çıkan ama ruhu kalanlardan imiş, anladım ki. Her zamanki gibi rakamlar da yanıltıcı olacaktır yani ;)

...her ne ise. Benim söylemek istediğim bir iki kelam vardi, ondan başladim bu iletiye.
Geçtiğimiz zamanlarda farklı konularda sohbet ettiğim farklı kullanıcılar oldular. Saygı çerçevesinde 'herkese' dönmeye çalıştım. Ne yazık ki benim iyi bir sebeple kullandiğim:":)" aha da bu gülen surattan (ki bazen lafı sokmak için de kullanirim ama neyse) kendi zatını arşta hissedenler oldu da. Hani haber vereyim dedim. Benim tartışmak için daima çayım hazırdır efendim. Fikirlerimiz konuşsun isterseniz buyrun. Hani başka niyetiniz varsa, hiç zahmet etmeyin bile diye söylüyorum bunları. Başka uygulamalar daha yardimci olabilir size ;;)

....


En baştaki wp durumuna gelecek olursak da. Bir acı çektiğinizde Allah aşkına bu dünyada acı çeken, karşılıksız seven ilk insan olduğunuzu düşünmekten vazgeçin.
Gerçekten seviyor iseniz de idam sizi sevgiyi görmekten mahrum bırakacaktır yahu bu ne biçim hacet ?!!

Neyse, açıklamalı ve düşünceli bir ileti oldu. Eh saat gece 1:24 yazma şevkim gelmişken bunu buralarda heba etmeyeyim ben.
Mesajı verdiğimi düşünüyorum. Hoş yanıt bulamayınca engel atanını bile gördü bu gözler :D te Allahim bak :D

Hadi sağlıcakla kalın a dostlar!
Ve tebessüm eksik olmasın yanınızdan siz her zaman iki nokta ve bir parantezle yürüyün acılara... : + ) = :)

"Kuşkusuz, en etkili ve evrensel silah, kelimedir. Okumadığın gün karanlıktasın."

NURİ PAKDİL

Rüveyda, Küçük Prens'i inceledi.
21 dk. · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bana bu kitabı tavsiye eden kişinin herkesleştiğini görerek tekrar tekrar okumak acı verse de belki de hayatımda okuyabileceğim en anlamlı kitaplardan biriydi.

Ben bu hayatta en büyük kötülüğü kendime yaptım o yüzden en çok kendime kırgınım

DERYA, Çocukluğum'u inceledi.
27 dk. · Kitabı okudu · 2 günde · 5/10 puan

"Ne zaman geçtin ömrümden çocukluğum...İnan hiç anlayamadım"...

Nerde benim bebeğim,uçurtmam...Nerde benim misketim,topacım...Tabletimiz,akıllı telefonumuz,bilgisayarımız yoktu ama her şeyimiz daha güzel daha anlamlıydı...
Evcilik oynardık minderlerden ev yaparak...Sek sek oynardık tek ayak üstünde zıplayarak...Misket oynardık kazandıklarımızı yastığın altında saklayarak...Anne olur bebeklerimizi uyuturduk ayaklarımızda sallayarak...
O kadar masumduk ki geçen uçaklarla selam yollardık babalarımıza,selamın ulaşacağını umarak...
Komşularımızın ağaçlarından elma,kayısı,ceviz çalardık...Sonra da bu büyük günahımızı annemize anlatırdık...Bizi affettirmesi için konuya komşuya...
Geleneğimizi,göreneğimizi bilirdik...Bayramlarda tatile değil,büyüklerimize giderdik...İnsanlara güvenir,yabancılara gülümserdik...Kurban etimizi dolaplara değil,fakirin önüne koyardık...Güzeldi çocukluğumuz...Güzeldi çocuklar...Masumduk bir melek kadar...

Tolstoy'un çocukluğu da bu kadar masum,bu kadar güzelmiş...Meleği annesi uçup gidene,onu yalnız bırakana kadar...Her anı annesinin yokluğunda buruk bir tebessümle geçmiş...
Çocukluğunu yaşamış ama annesiz bir çocuk ne kadar çocukluğunu yaşarsa...Kendinizden ve çocukluğunuzdan bir şeyleri mutlaka bulacağınız bir eser çocukluğum...

Hayattaki en büyük mutluluk en büyük güzellik bir çocuğun anne babasıyla yaşaması,büyümesidir...Sımsıcak bir yuvada,sarıp sarmalanarak büyüsün tüm melekler...Tatmasınlar bilmesinler öksüzlüğü,yetimliği...