Ayı,mehtabı ne güzel,çayın şırıltısı,söğüt dallarındaki esinti ne güzeldi.Dünyanın bu kadar güzel oluşu enderdi,çok enderdi.
Sayfa 150·Kitabı okuyor
Kavis görmek Taha'nın gözünde yeni bir gelenek mi Yoksa bu yaz güneş yanıp duran bir kelebek mi Kalbimiz ezilen bir çiçek mi bir böcek mi Yoksa yeni gök giysileri örülen yepyeni bir ipek mi Büyük kan dolaşımında bir bozukluk mu Küçük kan dolaşımında kırılan bir zemberek mi Kış mı karakış mı kan karıncalanması mı karında Yeni bir çocuk mu İstanbul sularında Bir boğa böğürtüsü mü horozlarda Ne çok kıravat asılı kasaplarda Bütün bunlar yokmuş gibi hesapta Kavis görmek Taha'nın gözünde sürecek mi Getir bir esinti ey yel peygamberlerden Kentlere doğru altın gibi akan çöllerden Hurma gölgesinde su düşleri gören Karnında kent taşıyan develerden Ben bir deve gördüm Basra'yı köpük köpük saçıyordu ağzından Bir deve de Bağdat'ı lokma lokma yutan Bir hörgücünde Şam bir hörgücünde kızıl bir akşam Kudüs'ü Mekke'ye taşıyacak bir deve bulsam Dicle' de suvarsam onu Fırat'ta yıkasam Kızılırmak toprağından kına sürsem saçlarına Sakarya'yı zincir gibi şıkırdatsam Bardak bardak sunsam Porsuk'u kevser gibi Refref gibi uçuracak zemzem sunsam
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her şey bu kadar güzelken renkler, esinti, ilkyaz ve yarın; yüzyıllar önce yıkılarak toprak altında kalmış eskil bir ülkenin insanları gibi nasıl da çarçabuk yok oluyorlardı, nasıl da çarçabuk yaşıyorlar, tüketiyorlar, ufalıyorlar, eziyorlar ve yıkıntıda yapayalnız kalarak usul usul pişmanlığı duyumsamaya başlıyorlar; insan uyum sağlamak uğruna yılmamalı yine de, bütün kapılar henüz kapanmamıştır, bütün pencereler, bir gedik mutlaka bulunacaktır, geçmişin yanılgıları bir daha düzeltilemez ama bu, aynı yanılgıların yinelenmesi için bir neden oluşturmayacak; her şey durgun, her şey hüzün içinde, bizi bekleyen iyi ve kötü günler var ama yalnız değiliz, arkadaşlıklarımız bize güç verecek, sevgi güç verecek, aşk güç verecek... Lâcivertler, sarılar, turuncular, pembeler uçuşuyordu yeniden uzakta ışın demetleriyle, akşam güneşinden.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Alıntı
Hiçbir şeye tutunmazsanız, en ufak bir esinti bile sizi yere serebilir.
Sayfa 74·Kitabı okudu
"Tanısal Birlik ışığı yarattı, Doğan ilk gün, mutlak karanlığı aydınlattı. Boşluk, semalarda dönen disklerin yerleştirilmesi için kullanılmıştı ve bizim gezegenimiz de bunlardan biriydi. Dünyamız yassı idi ve hiçbir özelliği yoktu. Yeryüzünde hiçbir örtü yoktu, çıplaktı. Egemen olan sessizlikti. Hava akımları ile eğilecek tek bir çiçek bile olmadığı gibi zaten bir esinti de yoktu. Bu sessiz boşlukta ne bir kuş ne de sesi vardı. Sonra Tanrısal Bir'lik Her gezegene bilgiyi yaydı ve her birine değişik armağanlar verdi. Bilgelik en önce geldi. Su, atmosfer ve toprak ondan türedi. Geçici tüm yaşam formları ortaya çıktılar. Benim insanlarım, Siz Mutantların Tanrı dediğiniz varlığı tanımamakta güçlük çektiğinizi, çünkü bunun için mutlaka bir formu olması gerektiğinizi düşündüğünüzde inanırlar. Bizler için Birliğin boyutları, biçimi ya da ağırlığı yoktur. Bir'lik özdür, yaratıcılıktır, saflıktır, sevgidir, enerjidir ve sınırsızdır. Kabile masallarının birçoğunda bir Gökkuşağı Yılan'dan söz edilir ve bu mutlak barış olarak başlayan, titreşim değiştirip ses, renk ve form halini alan enerji ya da bilinç çizgisinin dokunmasını simgeler."
Sayfa 180 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı