yüce zihinler kimi zaman, ellerinde henüz bir kanıt ya da iddia olmadan gerçeği tahmin edebilirler. (Diderot buna "esprit de divination (ilahi mizaç)" sahibi olmak derdi.)
Montesquieu, bir ulusun genel ruhunu, milli karakterini (esprit général) değiştirmeye çalışmamak, hatta zayıflıklarının erdemleriyle birlikte kalmasına izin vermek gerektiğini savunur (De l'Esprit des Loix, L. XIX, chap. 5, ff.). Bu, bir halka genel ruhuna aykırı yasalar ve kurumlar dayatılmaması gerektiği, çünkü bu tür yasaların meyvesiz kalacağı anlamında geçerli olmalıdır. Ancak bu durum, milli karakterin eğitim ve kültür (bildning) yoluyla değişebileceği ve değişmesi gerektiği gerçeğine engel değildir. Aksi takdirde, ulusal olduğu sürece her ahlaksızlık (osed) meşrulaştırılmış olurdu
Şu aralar hep kadınları inceliyorum, bu nedenle iyi biliyorum. Konu en başta sandığımdan daha net. Artık iki tür kadın olduğunu gör-düm, renkliler ve renksizler. Renksiz kadınlar çok kullanışlı oluyor. Adın namuslu bir beyefendi olarak tanınsın istersen, bunlardan birini yemeğe çıkartman yeterlidir. Diğer kadınlar-sa pek çekiciler. Ne yazık ki bir hataları var. Genç görünmek için boyalara bulanıyorlar. Babaannelerimiz güzel konuşmalar yapabilmek için boyanırlardı, rouge ve esprit o dönemde yol arkadaşıydı. Fakat o dönem artık kapandı. Bir kadın kendi kızından on yaş genç gözükebildiği sürece mutludur.
tout l'esprit qui est au monde est lnutile å celui qui n'en a polnt (Dünyadaki bütün akıllar bir araya gelse akıldan nasip almamış birisi için hiçbir kıymet ifade etmez).
Tekrar söylüyorum, bunların nasıl insanlar olduğunu bilmiyorsunuz... Hiçbir şey bilmezler, hiçbir şeye sempati duymazlar, akıl da yoktur onlarda, ni esprit, ni intellegence,95 bildikleri yalnızca kurnazlık, bir de cambazlıktır. Müziğe şiire sanata da yabancıdırlar.
95"...ne ruh, ne zekâ.." (F.r.)
Sayfa 94 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu