Kimse hüzünlü olmasın
Sırası değil hüznün daha
Bir gün bir şehrin alanında
Bir mermer yığınının gözlerine
Omuzlarına düşerse bir çınar yaprağı
Hüzünlensin yaşayanlar o zaman
Sırası değil hüznün daha.
Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.
Kırılmak... Bazen insan kırılmayı değil de öfkelenmeyi istiyor. Çünkü öfkelendiğinde duygu patlaması yaşarsın ve beynin bunu dışarıya vurabilir. Ama kırıldığında... Beynin o kadar çaresiz kalır ki.. Hiçbir tepki veremezsin. İçten içe erirsin..
Sabahattin Ali'nin bu cümleleri çaresizliğin alt metni gibi...
Değerli takipçiler, Kitap Arkadaşım projesi ekibi olarak farklı illerden bir araya gelip İstanbul'da 25 Haziran Cumartesi saat 15.00'te buluşacağız. Çok keyifli ve verimli geçeceğini düşündüğümüz birkaç saatlik buluşmamızda siz de bulunmak isterseniz bize ulaşın. Görüşmek üzere🌙
Değerli üyelerimizden Esma Turgut'un yazmış olduğu inceleme yazısı için kendisine teşekkür ediyoruz :)
SABAHATTİN ALİ | SIRÇA KÖŞK
Merhaba arkadaşlar, değerli yazarımızın elimde olan son kitabını bitirmiş bulunuyorum. Bitirmişken sizlerle de incelemesini paylaşmak istedim.
Kitap, 13 kısa hikayeden ve 4 tane de masaldan oluşuyor.
Öyküler ile başlayayım:
Kitabın birkaç hikayesi, bana okumuş olduğum Oğuz Atay'ın "Korkuyu Beklerken" adlı kitabını hatırlattı. Belki benim o anki ruh halimden dolayı da olabilir tabi ama bence bazı bölümleri anlamak zordu. Korkuyu Beklerken kitabındaki hikayelerin de zorluğu vardı bana göre, o yüzden okurken aklıma bu kitapla olan benzerliği geldi.
Kitaptaki hikayelerin hepsi farklı farklı hikayeler. Birbirinden bağımsız ve üstüne düşünülüp konuşulması gereken hikayeler. Beni "Katil Osman, Böbrek, Çilli, Çirkince" öyküleri çok etkiledi. Öyle ki okuduktan sonra bir diğer hikayeye geçmeden önce kendime zaman tanıyıp hazmetmeye çalışmıştım. :)
Masallara gelecek olursam da; 4 masalı da o kadar güzel buldum ki... Arada açıp açıp okuyabilirim.
Yine masalların da birbirinden bağımsız hikayeleri var. Dördünden de birçok ders çıkarılması gerekiyor diye düşünüyorum.
Sözün kısası; Sabahattin Ali bir kitabında daha döktürmüş :) ilkten sevemediğim kitabı bir anda sevmem bunu açıklıyor bence. ️