"Yirmi beş yaşındasın. Bırak da yarım asır yaşamış insanlar senden önce geberip gitsin." Benim temennim onların ölümünü görmemek değildi, benim ölümümü görmeleriydi. Cevap vermedim. Ne o beni anlayabilirdi ne ben onu. "Ölenin arkasından, ölenin ölmesine değecek kadar ağlanmaz Firuze. Annen evlat acısı çekse bile, senin istediğin kadar.Hiçbir acı senin ölmenden daha büyük olmayacak."
Dağlarının, dağlarının ardı korkunçtur.
Hiç akıl edip de düşünen var mı?
Gün kimin hesabına tutar akşamı,
Rahmetinden kim demlenir bulutun,
Hayırlı evlat makina
Nasıl canavar kesilir.
Kurdun, karıncanın rızkını veren
Toprak nasıl ayartılır,
Yüz vermez topal öküze,
Ve almaz koynuna kara sabanı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayat yolculuğumuz da öyle değil midir?
Kimi için güzel bir kadındır “büyük balık”, kimi için zengin bir damat, iyi bir hayat, hayırlı bir evlat ya da müstakil bir ev, son model bir araba, sınırsız servet…
Sayfa 20 - ELMA YAYINEVİ, 1. Basım Nisan 2004 130. Basım Mart 2022 (10000 adet)·Kitabı okuyor
"Sana teşekkür borçluyum evlat... Bana dünyanın hakikaten suratına tükürülmeye bile değmez olduğunu ve bu dünyada suratına tükürülmeyecek bir tek, ama bir tek insan bile bulunmadığını sağlam bir şekilde ispat ettin."
“Ama ben ona inanmadım. Hüngür hüngür ağla
ması dahi bana hiç inandırıcı gelmedi. Gerçekten
üzgün olduğunu bir an bile düşünmedim. Bence
onu üzen tek şey kızı bulmamızdı.”