Siz eğer ilim meclislerinde, ders ortamlarında, konferanslarda, günümüz düzeyindeki üniversite ortamlarında araya kadınla erkeği ayıran bir perde çekip, kadını kat kat örtülere bürüyüp en arka sıraya oturtursanız; onu konuşmacıyı görmekten, soru sormaktan, itiraz etmekten, hatta konuyu anlamaktan mahrum bırakırsanız; kadın gördüğü bu hakareti, yaşadığı bu bedbahtlık ve çaresizliği dine yüklemez mi? Kurtuluşu böyle aşağılanmayacağı yerlere gitmekte bulmaz mı?
Şeyh, "Hata deyince sizde sevimsiz bir şey çağrışıyor" diye başlıyor, "oysaki kılavuzların hatası da öğreticidir. Bilal Acemdi, şın'ları sin diye söylüyor, ezan okurken, 'eşhedü' değil 'eshedü' diyordu. Dostlarından bazıları bir gün şikayet ettiler. Allah'ın seçkin elçisi şöyle konuştu: "Doğrudur, Bilal'in dili Arapça değildir, ama kalbi Arabidir, onun sin'i, Allah'ın katında şın'dır...'