8/10
·560 syf.··
2026 24. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:57
Kısaca sevdim ama yer yer sıkıldığım kısımlarda oldu elbet. Özellikle 350-500 arası yordu. Yani Peter hakkında öğrenilen gerçekler diyeyim… spoilerda vermek istemiyorum. Tavsiye eder miyim? Felsefe, mantık ve paradokslar hakkında okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Çünkü konunun büyü ile alakası yoktu bence :D
1000Kitap
KatabasisR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2025640 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 15:41
Elliot Engel, İngiliz edebiyatı üzerine çalışan ve yıllarını klasik eserlere adamış bir akademisyen. Türkçede yayımlanan Oscar Nasıl Wilde Oldu? adlı kitabı, yalnızca yazarların hayat hikâyelerini anlatan sıradan bir biyografi kitabı değil. Engel, edebiyat tarihinin önemli isimlerini ders kitaplarının kuru bilgilerinden çıkarıp yaşayan, hata yapan, mücadele eden insanlar olarak karşımıza getiriyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, daha önce okuduğum birçok eseri yeniden okuma isteği duymam oldu. Çünkü Engel, yazarların eserlerini hangi koşullarda yazdıklarını, hayatlarında yaşadıkları ilginç olayları ve kişiliklerinin bilinmeyen yönlerini öyle etkileyici bir şekilde anlatıyor ki, kitapları bambaşka bir gözle görmeye başlıyorsunuz. Shakespeare'den Jane Austen'a, Edgar Allan Poe'dan Charles Dickens'a, Bronte kardeşlerden Ernest Hemingway'e kadar birçok önemli yazarın yaşam öyküsü kitapta yer alıyor. Özellikle eserlerin arkasındaki insanı tanımak, romanların anlamını daha da derinleştiriyor. Kitapta dikkat çekici bulduğum ayrıntılardan biri de Viktorya dönemi yazarlarıyla ilgiliydi. Charles Dickens, Charlotte Bronte, Emily Bronte ve George Eliot gibi bugün dünya edebiyatının devleri olarak kabul edilen isimlerin birbirine oldukça yakın yıllarda doğmuş olması şaşırtıcı. Kraliçe Viktorya'nın uzun süren saltanatı boyunca aynı dönemde bu kadar çok büyük yazarın ortaya çıkması, edebiyat tarihinde pek sık rastlanan bir durum değil. Elliot Engel'in anlatımı sayesinde edebiyat yalnızca kitaplardan ibaret olmaktan çıkıyor; yazarların hayatları, dönemin şartları ve eserlerin ortaya çıkış hikâyeleri de en az romanların kendisi kadar ilgi çekici hale geliyor. Bu nedenle kitap, klasik edebiyatı sevenler için olduğu kadar, yazarların bilinmeyen yönlerini keşfetmek isteyen
Oscar Nasıl Wilde Oldu?Elliot Engel · Sel Yayıncılık · 201165 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·304 syf.··
2026 14. kitabı
·
94 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 22:26
Bir yazıçının yaxşı olduğunu romanlardan da çox əsas hekayələri göstərir məncə. Söhbət təkcə hamının tanıdığı Benjamin Button hekayəsindən də getmir, özünəməxsus yumoru və axıcı süjetləri, gözlənilməz sonluqları, bəzən də insanın öz baxış açısını sorğulamağa məcbur edən hekayələri arasında ən sevdiyim "Baş və çiyinlər" və "İsti...Soyuq qan" hekayələri oldu. Şiddətlə tövsiyə edirəm.
Seçmə HekayələrF. Scott Fitzgerald · Qanun Nəşriyyatı · 20232 okunma
Reallıq nədir?
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:09
Sonra nə oldu? “Sarı üz”ü oxuduqca ən çox verdiyim sual bu oldu. Müsbət rəyim: Kitabda yazıçılıq, yaradıcılıqdan çox tələbə çevrilən sistem, çox satan kitabların seçimi, nəşriyyat dünyasının arxa pərdəsinə dair bilmədiyimiz bütün reallıqlar çox detallı əks olunub. Belə ki, oxuduqca içdən-içə həm də pis olurdum… Günümüzün sosial media “linç”ləri o qədər canlı təsəvvür edilib ki, mənə yazılmış qədər yerdən-yerə vuruldum… Baş rol Juniperin öz içində qurduğu məhkəmə başdan sona bizi tərk etmir. Buna görə bəzən onu günahkar görürsən, bəzən də onu məcbur edən sistemi… Kitabda irqçilik də bəzəksiz, olduğu kimi ələ alınıb və yazıçı sanki qərarı özümüz verək deyə bizə suallar verir. Ümumi olaraq kitabdan bilmədiyim çox yeni şeylər öyrəndim. Ötürdüyü hisslər də çox real idi. Mənfi rəyim: Müasir yazıçılıq sanki fərqli üslubdadır. Yəni əgər sənin mövzun müasir problemləri ələ alırsa artıq kitabın çox satan olur. Onun nə qədər yaxşı yazıldığının bir önəmi qalmır. Altını xəttlədiyim ifadə, üstündə uzun düşündüyüm mənalar, bir ağırlıq artıq yoxdur. Sadə, düz, açıq. Başda kitab mənə çox söz yığını kimi gəldi. Baş rolun bütüünn düşüncələri uzun-uzadı qeyd olunub. Sanki kitabın “draft” versiyasını nəşr ediblər. Sonlara doğru məqsədin elə bu olduğunu anlayırsan.
Edebiyat
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Puan vermedi·308 syf.·
2026 17. kitabı
Herkese merhaba. Sonunda Eve Dallas, Roarke ikilisi ile tanıştım. Bir polisiye sever olarak In Death Serisi ile neden bu kadar geç tanıştım hiç anlamış değilim. Utanıyorum kendimden New York'da vahşice öldürülen bir kadın cinayeti. Sharon DeBlass lisanslı bir f****. Ve bir senatörün torunu. Sharon, kendi evinde kendi yatağında kanlar içinde çıplak olarak bulunur. Bu cinayet vakasına Teğmen Eve Dallas görevlendirilir. Cinayet mahallinde elle tutulur bir kanıt yoktur. Yıllar önce yasaklanan ateşli silahla öldürülmüş, silah da olay yerinde bırakılmıştır. Hiçbir DNA örneğine rastlanmamıştır. Eve'ye cinayetten kısa bir süre sonra bir disk gönderilir. Cinayet anının görüntüleri vardır. Eve onu izlerken bir not dikkatini çeker. ALTIDA BİR. Katil her an bir cinayet daha işleyebilir. Eve zamanla yarışıyor. Bu arada şüpheliler arasına bir isim eklenir. İrlandalı milyoner gizemlerle dolu Roarke. İkisinin arasındaki tutku durdurulabilecek gibi değil. İkilinin ilişkisi cinayet vakasını nasıl etkileyecek? Başka cinayet işlenecek mi? Ve en önemli soru katil kim? Öncelikle ikiliye bayıldım. Tam birbirlerine göre. Roarke'un hayranları kervanına ben de katıldım galiba. Eve ise bugüne kadar okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri oldu. Sadece her şey çok çabuk oldu sanki. İlk kitapta olmasını beklemiyordum açıkçası. Polisiye, gerilim kısmı gayet iyiydi. Bazı şeyleri tahmin edebildim ama bir şeyi tahmin edemedim. O da iğrençti. Uzun soluklu bir seriye daha başladım. Beni neler bekliyor çok merak ediyorum. Tabii Eve, Roarke ikilisini de. Yayınevinin muhteşem yayın politikasına değinmeden geçmek olmaz. Şuan seride 64 kitap var. Bizde ise 20. Sonra 35. kitaba hop bir sıçrama olmuş. Ne kadar enterasan değil mi? Son olarak bu kitabı tavsiye etmeme gerek yok sanırım. Çünkü neredeyse
Polisiye
Çıplak ÖlümNora Roberts (J.D. Robb) · Epsilon Yayınları · 2002489 okunma
Tanrım, asla dinlenemeyecek miyim?
6/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 20:55
"Oradaydık hepimiz, müheyya bekliyorduk salaştı mukadderat, bozulmuş bir nişandı gebe rüzgar, ihanete uğramış deniz, kerrat cetveli dünyaya sokunmuştuk, dünya hamdı külsüzdü ocak, tellal çarşısız ağzımız noksandı. Rimbaud'nun haberi yoktu Menelik'ten Nijinski delirmemişti Mahler'in beş yaşındaki kızı ölmemişti daha nehre Haşim annesiyle karanlık geceler bazı çıkardı zonklardı öpülmek için kavlamış dudaklarımız bekliyorduk; alnımızın çatında hepimizin bir çarpı." İsmet Özel Vaslav F. Nijinsky 1890'da Kiev'de Polonyalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Daha on yaşında, Saint-Petersburg İmparatorluk Tiyatrosu dans okuluna girer ve orada öyle başarı gösterir ki, iki yıl sonra İmparatorluk Tiyatrosu'nda dans etmeye başlar. Kendisini Don Juan'da izleyen Sergey Diaghilev'le tanışır, Diaghilev onu Rus Balelerinin Pa- ris'teki ilk turnesi için grubuna katar. Böylece, 18 Mayıs 1909'da, Le Pavillon d'Armide'de dans eder. O sıralar Marcel Proust'da salonda kendisini izlemektedir. Onun 39. defterinde, Guermantes Tarafı'ndakinden daha ayrıntılı bir Nijinsky “eskizi” bulunur: “Yabancı bir dans topluluğundaki ünlü ve dâhi bir dansçıydı (...), yüzü pastel renkte, bakışları esrik, genç bir deli (...), farklı bir yaşam biçimi ortaya koyan her şey adına ve sanki doğanın buyruğuyla, büyülenip olduğum yerde kaldım -bir kalabalığın içinde kaybolmuş bir kelebek görsem aynen böyle olurdu işte-, onun o doğal, kanatlı, şımarık ve rengârenk zarafetinin havada çizdiği kıvrımları seyre daldım.” Döneminin en iyi dansçısı, aynı zamanda ömrünün yarısını akıl hastanesinde geçirmiş; delilikle dahilik arası sınırda sürekli cephe değiştirmiş bir adamın günlüğü. Öldükten sonra kız kardeşinin evrak dosyaları arasında bulunmuş günlükleri. Açıkçası gençliğinden itibaren psikolojik
İnceleme
Nijinsky’nin GünlüğüVaslav F. Nijinsky · Yapı Kredi Yayınları · 200649 okunma