Eflatun
Asıl ismi, "Artstoklis"tir. Omuzları geniş olduğundan, ken­disine, Yunancada "omuzları geniş" manasında "Platon" adı verilmiştir. Arapçada "P" harfi olmadığından Araplar, bu harfi "F" harfine dönüştürerek "Felatun" olarak okumuş ve bu zatı, kelimeye "elif' harfi ekleyerek "Eflatun" olarak isimlendirmiş
Felsefe
F. P. Sartre
“Hangisi olursa olsun bir hayatın tarihi, bir başarısızlığın tarihidir.”
Reklam
Türk kabile ve halkları hakkında eski ve ortaçağ yazarları: Hekataios, Hesiodos, Herodot, Strabon, Pliny, Pomponius Me-la, Ptolemaeus, Horeneli Moses, XII. Yüzyıl "Ermeni Coğrafya-sı" adlı eserin yazarı Ananius Shirakatsius, Ibn'ül Esir, Reşi-düddin, Ibni Hurdadbeh, Ebu'l Fida, İbni Havkal ve benzerle-ri çok şeyler yazmışlardır. Fakat Türk halklarının tarihinin il-mi açıdan incelenmesi, ilk defa 1713-1722 yıllarında Sibir-ya'da görev yapmış olan İsveçli Subay F.I. Tabbert-Stralenberg tarafından yapılmıştır. Kendisi Türk halklarının ortaya çıkışla-rı hakkındaki Altay teorisinin kurucularından birisidir (Klyashtorny, 1964, s. 5). Herodot'un IV. "Tarih" kitabında tas-vir edilen, Türk-Arınların (Hakas Kabilesi) insan başlı yılan-larla savaşı hakkındaki efsaneleri derleyip onları İskit kabilesi Neürilerin yılanlarla yaptıkları savaşlarla ilgili efsanelerle kar-şılaştıran Stralenberg, şöyle der: "Biz, bu halkların Asya'dan Avrupa'ya göç etmiş ve Herodot'un devrine kadar orada yaşa-mış olan İskitlerin çocukları olduklarını düşünebiliriz." (Stra-lenberg, 1888, s. 3-4). Türk halklarının tarih ve etnografik oluşumlarının tetki-kinde oryantalistler ve XVII. Yüzyıl seyyahları I.A. Guldenş-tedt, P.S. Pallas, Klaproth emeklerini ortaya koymuşlar, bir çok halkların, özellikle de Karaçay-Balkarların yaşam tarzları, dil-leri, dinleri ve ahlaki değerleri hakkında değerli bilgiler bırak-mışlardır (Adıgey, Balkar, Karaçay, 1974). 1829-1830 tarihlerinde Macarların eski tarihleri ve etnoge-nezlerini araştıran Macar bilim adamı Jean-Charles de Bess (Beş) Kırım, Karaçay ve Balkarya'ya seyahat etmiştir. Bess, Ka-raçay-Balkarların Macarlarla aynı kökenden geldiklerinin ka-bul etmektedir. Bess, Paris'de Fransızca olarak yayınlanan (farklı bölümlerin tercümeleri için V.K. Gardanov'a teşekkür
Sayfa 32 - 34·Kitabı okudu
“Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? Hayatımı toprağa veriyorum.” F. P.
Edebiyat
Viyana Bozgunu'ndan Sonra (1683) Haçlı Planları
Viyana Bozgunu üzerine Kral XIV. Louis'ye Osmanlı ülkesini istila planı sunanlar arasında de la Croix dikkati çeker. Osmanlı Devleti'ne ilişkin etraflı bilgi sahibi F.P de la Croix (İstanbul'da elçi sekreteri, öl. 1704) saldırıda Avrupa devletlerinin ittifakını belirtmekle beraber Kral Louis tek başına Osmanlıları yenip İstanbul'da imparatorluk tacını giyecek güçtedir diyordu. Deniz ve kara silahlarında Fransız teknolojik üstünlüğünü belirttikten sonra, iyi bir casus olan bu elçilik sekreteri, Boğaz kalelerinin harap durumuna işaret ediyor; Boğazlar'ı kolayca geçebilecek donanmaya, İstanbul'un ahşap evlerini ateşe vermeyi tavsiye ediyordu.
Sayfa 257 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Çağatay Türkçesi
Çağatay Türkçesi döneminde ilk hecede yaygın bir e > i değişmesi vardır (men - min, kel- ~ kil-). Birkaç kelimede p > f değişmesini göre-biliriz (toprak > tofrak, yaprak > yafrak). Önceki dönemlerdeki diş arası ḍ sesi y olmuştur (ked- > kiy-, adak > ayak). -AgU ses grubu -Av olmuştur (küdegü > küyev "güvey", biregü > birev). Birden çok heceli kelimelerin sonundaki ince ve kalın g'ler tonsuzlaşıp k olmuştur (ulug > uluk, ölüg > ölük). Aslında Batı Türkçesinde yaygın gördüğümüz t- > d- değişmesini Çağataycada birkaç örnekte görmek mümkündür (takı > dagı "dahi, ve” ti-> di-, teg > dik "gibi"
Türk Dili Ağacı: Çağdaş Türk Lehçeleri Sınıflandırması, M. Fatih Kirişçioğlu·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam