Kitap İslamı doğru anlayamamış Hamza adında müslüman bir gencin; ‘izm’ler düzenini, eğitim sistemini, bilinçsiz müslümanları, İslami ölçülere uygun kitap yazmayan yazarlarımızı, ilk Türk kadın tiyatrocumuz Afife Jale’yi, Atatürk ilke ve inkılaplarını, çağa uygun olarak gelişen teknolojiyi ve ona maruz kalan küçücük çocuklarımızı, ünlü dünya edebiyatı yazarlarını, traşlı erkekleri ve başı açık- başı kapalı kariyer sahibi olmak isteyen, evlilik düşünmeyen, makyaj yapan, üniversiteye giden, okuyan, çalışan tüm kadınlarımızı küfür ederek, aşağılayarak, her iki sayfada bir görebileceğiniz ‘falan fişman, fıstık “ gibi asalak kelimelerle yargılamasını konu alır.
Monolog ve bilinç akışı teknikleri kullanılan bu kitapta insanlar islamofobiye, kine ve düşmanlığa sevk edilmiştir.
"İnsanlar ‘’öteki, beriki, diğeri, öbürü’’ falan diye ayrılmazlar ki. ‘’Mü’min, münafık, müşrik, kafir, fasık…’’ diye ayrılırlar.’ Syf 55
İslamda böyle bir ayrımcılık yoktur. Nitekim Hz. Peygamber "Bir defasında Medine’de Müslümanlarla birlikte otururken önlerinden geçen bir cenaze önünde ayağa kalkmıştır. Onun bu tutumu karşısında “Ey Peygamber o ölen bir Müslüman değildi” denilmesi üzere “o da bir can taşımıyor muydu?” diyerek insanlar arasındaki en temel asgari müşterek olan insan olma niteliğinin önemini vurgulamıştır."
“Kim gayrimüslim bir vatandaşa eziyet verirse, kıyamet gününde onun hasmı (düşmanı) ben olacağım.” demiştir. Müslüman olmayanlara yönelik bu tavırları da, aslında her şeyi anlatmaktadır.
Küçük mücahidimiz(!) sadece Müslüman olanların oy kullanabileceği, kadınların kafasına göre giyinemeyeceği, süslenemeyeceği, üniversitelere gidemeyeceği hatta dışarı bile çıkamayacağı bir yönetim şekli hayal etmektedir.
‘’Mümin kendisinden çekinilen kudret sahibi bir adam olsa, o kadın cesareti