Büyü Sır Üstadı (1)
"Akıl almaz bir hayranlık içinde yitip gitmişken, dehşetli bir korkuya kapıldığı başka bir deneyimi hiç olmamıştı. Aklına belli belirsiz düşen bir düşünce, Faust'tan bir mısra, Goethe yerden göğe kadar haklıydı: İnanmak veya inanmamak küçük bir mesele, her hâlükârda dehşet de duruyor ortada, hayranlık da "
Alıntı
mayıs özet
7 kitap okumuşum ve tabi ki aşağıdaki listeye ZERRRE uymadım. oradan oraya koşturmacalı bi aydı. Bu ayın en büyük olayı artık bugüne bugün Faust okumuş biriyim. (tebrikler, alkışlar, tezahüratlar) aferin bana diyorum, hazirana liste hazırlamaya gidiyorum 🤙🏻

betül.

@veyahic
·
Mayıs listesidir:
Nisanı 7’si manga olmak üzere totalde 16 kitap ile kapatmışım 🌝 Bu ay bi tık yoğun olacağım gibi görünüyor yine de okumayı planladıklarımı listeliyorum. Öncelik challange listemde ilerlemek ve kulüp/okuma grubu kitaplarını zamanında bitirmek 🤡 Değişiklik yapabilirim. Bittikçe tik atılır ^^ BBC’26: #bizimbüyükchallangeımız2026 1- Anılar, Düşler, Düşünceler 2- Rüyalar 3- Kadınlar Ülkesi (kulüp) 4- Misafir Odası (BBC’26) 5- Udi (BBC’26) ✅ 6- Kısasa Kısas (BBC’26) (16/5/26) 7- Cadı 8- Paul ile Virginie (kulüp) 9- Kumandanı Öldürmek (BBC’26) 10- Cahil Hoca (BBC’26) 11- Böyle Küçük Şeyler
Reklam
Dur ey zaman, ne kadar güzelsin. Faust Johann Wolfgang Von Goethe
TARİHÎ ROMAN ve ZAMAN ŞUURU ETRAFINDA...
Irkçı-turancı hissiyatını ideolocyalaştırmak için bir ömür çırpınan, posa Türkçülüğü’nün ahmâk inanmışı Hüseyin Nihâl Atsız’ın romanları, beslendiği altyapının çürüklüğü bir tarafa, bu eserin değerlendirme çerçevesine girmeliydi; biz de öyle yaptık. Kısa bir roman kabul edilen, fakat uzun bir hikâye de sayılabilecek olan ve bizce önemli bir sanat keyfiyeti taşımayan “Dalkavuklar Gecesi” adlı eserinden dolayı ademe mahkum edilen ve resmî ideolojinin hışmına uğrayan bu yazar, ismi geçen eserinde “Hattuşaş” adlı bir ülkede yaşayan ve etrafındaki dalkavukları gördükçe mest olan sarhoş bir kraldan bahseder. Kimilerine göre bu kral resmî ideolojinin kurucusudur ve bu sebeble orijinallikten hiçbir nasibi olmayan bahse değmez yazarcıklar edebiyat antolojilerinde “romancı” diye takdim edilir de Nihal Atsız’dan pek bahseden olmaz. 1941 yılında yazılan ve ilk roman çalışması olan “Dalkavuklar Gecesi” bir yana, Türk edebiyatının en alışılmadık roman hamlelerinden birkaçına imza atan bu yazardan, iyi veya kötü bahsedilmeliydi oysa. Bu vesileyle, en ünlü romanı “Bozkurtların Ölümü” ile, bizce en kalitelisi olan “Ruh Adam”ı değerlendireceğiz ve kendi bakış açımızı ortaya koyacağız. BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ Sayfalarında baştan sona tarihî bir romantizm uçuşan bu eserin konusu, 7. yüzyılın ilk yarısında, Göktürk Devleti’nin topraklarında ve Çin’de geçer. Roman, üniversite öğrenci yurdunda, yaz tatilinde oradan ayrılmayan gençlerin sohbeti ile başlar. Gökte muazzam güzellikte bir ay vardır ve öğrenciler samimi bir havada sohbet ederken, “Tonyukuk” diye adlandırdıkları bir tarih talebesinden, yazmakta olduğu romanı okumasını isterler ve işte o ânda “621 Yılında Bir Yaz Gecesi” başlığı ile “Bozkurtların Ölümü” başlar. __Bu romanı okuyan ve hele ilk gençlik çağında körpe bir heyecanla
Hüseyin Nihal Atsız
"ENE"SİNİ SEVENLER BAŞKALARINI SEVEMEZLER!..
"Elfâz-ı Kur'âniye ve tesbihât-ı Nebeviyenin lâfızları câmid libâs değil, cesedin hayattâr cildi gibidir, belki mürûr-u zamanla cilt olmuştur. Libâs değiştirilir fakat cilt değişse vücûda zarardır. Belki namazda ve ezandaki gibi elfâz-ı mübarekeler mânâ-yı örfîlerine alem ve nam olmuşlar. Alem ve isim ise değiştirilmez." Sözler'den. İzleyenler anımsayacaklar: Dr. Strange'de Tilda Swinson (Ancient One) ile Benedict Cumberbatch'in (Dr. Strange) arasında meşhur bir diyalog vardır. "Kibir ve korku en basit ve önemli dersi öğrenmekten seni alıkoyuyor..." der Ancient One. Dr. Strange sorar: "Neymiş o?"* Cevap kısadır: "Konu sen değilsin."** Aslında cümle mânevî öğretilerin tedrisine çalıştığı budur. Konu "ben" değildir. Bu nedenle âdem merkeze kendisini koymamalıdır. Mesnevî-i Nuriye 'deki beyanını alıntılarsak: "Ey ahmâk nokta-i sevda! Hâlıkın ef'âli sana nâzır değildir. Ancak Ona bakar. Kâinatı senin hendesen üzerine yapmış değildir. Ve seni hilkat-i âlemde şahit tutmamıştır..." Bunun kabûlü lazımdır olgunlaşmanın başlaması için. Çünkü ancak bunu kabûlle insan kendisinden öteye yol bulmaya başlar. Nefsin kısırdöngülerinden kurtulur. Tohumundan yukarıya filizini kaldırır. Aksi halde, yine Bediüzzaman'ın söyleyişiyle, "Gaye-i hayâl olmazsa, yahut nisyân basarsa, ya tenâsi edilse; elbette zihinler "ene"lere dönerler, etrafında gezerler. "Ene" kuvvetleşiyor, bazan sinirleniyor. Delinmez, tâ "nahnü" olsun. Enesini sevenler başkalarını sevmezler." Aşkın mânevî terbiyedeki rolü de tam bu eşikte bize hikmetini izhar eder. Evet, aşk, kişioğlunda-kızında "kendi"den "başkası"na açılan gözdür. Ötenin beriye kattığı zenginliktir. Momentte yaptığı muvaffak kaydırmayla da tekamüle müsaittir. __Müsaittir ama garanti etmez. Bu nedenle tasavvufta aşkın
Enaniyet
Li Kurdistanê 3
Te çi divêt? Ha va ye, heliya berf û qeşeya li ser hestên şermok.. veneşêre, verêşe! hinavê mişt bi arezû, zû! seyro pincarî dihejîne xwe ji girara dew ra, çi digot innê? "Kevanî gerîya dew vegerîya, kevanî gerîya dew vegerîya, kevanî ger..." Te çi beled? Ho va ye, destên Ehmedê Xanî, meya Cegerxwîn, qelûna Cortázar, fotêrê Ariç... Çi delêt Faust? "Raweste ey zeman, tu çi xweşik î!" Xweşik xweşik dihûnî biskên bîranînan, agirê kulê bikeve bîra-(n)înan... Hilde hevana xwe, car din, car din, car caran bi dînîtî, bi vizikî, mîna vizik î, divezinî çoyê xwe di rehên xandoqên xama da.. derîne wan ji axa şiloreka terr e can.. berê te li textê qereyaziyê, dûajoyê Berazan! qilek li vir e yek li ava Corovana kavil.. kavil e welat, mîrateya bav û kalan, dikule, bi kul e.. de haydê, bikule! serqotê pêxas, li ser rêya şoşê, bona xatirê vê êşê, herre tu naçî!
Reklam
Reklam