Masum halka beş vakit namazdan başka, geceleri de fazla namaz kılmayı vaiz ve nasihat etmek belki de ömründe hiç namaz kılmamış olan bir politikacı tarafından olursa bu hareketin hedefi anlaşılmaz olur mu?
Kendime engel olmalıydım. Ne yazık ki dudaklarımın üzerinde teninin tadı, burnumda kokusu sürüyordu. Hala o anı yaşıyor gibiydim. Onunla evlenmeden önce çapkınlıkta bir namım vardı ve çok fazla kızı öpmüştüm. Yani haklıydı, aşk hayatım pek masum değildi. Ama ben hayatımda böyle güzel kokan birini öpmemiştim.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Beşinci Memluk Sultanı, Büyük Türk, El- Melik, El- Zahir, Rükneddin Baybars, Miladi 1 Temmuz 1277 tarihinde vuslata erdi. Elli iki yaşındaydı ... Otuz beş yaşında oturduğu tahtta 17 yıl, 2 ay, 2 gün kaldı adaletten ve merhametten asla taviz vermedi. Moğollarla, Ermenilerle ve Haçlılarla, otuzdan fazla savaşta karşı karşıya geldi. Girdiği hiçbir muharebeyi kaybetmedi, hepsini büyük bir üstünlükle kazandı... On bin fersaha yakın bir yol kat etti. Çoğu seyyah, bu yolun yarısını ömrü boyunca yürüyemedi... Kayseri'ye kadar giderek, Anadolu'da masum beş yüz bin kişiyi canice katleden Abaka'nın ordusunu Elbistan'da hezimete uğrattı. Moğol askerlerinin cesetlerini ibret olsun diye toprağın üzerinde, gözleri açık bir şekilde bıraktırdı. Abaka, geriye döndüğünde Elbistan Ovası'nın üzerinde sere serpe yatan askerlerinin cesetlerini görünce deliye döndü. Anadolu'ya bir daha tasallut olamadı. Sade yaşadı. Tutmaç yiyip, ayran içti. Yoksulları, garipleri, öksüz ve yetimleri koruyup kolladı... Sicilya Adası'nda, on beş bin Müslümanın katledilme tehlikesi ile yaşadığını öğrendiğinde hiç tereddüt etmeden, Sicilya Kralı'na bir mektup yazarak, buradaki Müslümanların derhal Mısır topraklarına gönderilmesini, aksi takdirde benzer bir muameleyi ülkesinde yaşayan Hristiyanlar için tatbik edeceğini yazdı. Sicilya Kralı, bu kararlılık ve bahadırlık karşısında geri adım attı, Müslümanlara ilişemedi. Moğol saldırılarından kaçan Türkmenlere kucak açtı. Ülkesi, mazlum ve mağdurların sığınak yeriydi. Suriye'deki bütün Haçlı bakiyelerini temizledi. Haçlıların her zaman ensesindeydi. Onlara göz açtırmadı. Biliyordu ki göz açtırırsa ilk fırsatta kendisi yok olacaktı. Bunun için hep müteyakkız kalmayı tercih etti... Sultan Baybars, kendisine hiçbir zaman sırça bir köşk inşa etmedi. Dünyalık şeylere hiç
Sayfa 275 - Yeditepe Yayınevi.
Dünya yollarında gezip dolaşmayı denemiş, bu yolların benim için fazla kaygan olduğunu görmüştüm. Dost bir el uzanıp beni kurtarır kurtarmaz, sağıma soluma hiç bakmadan doğru koşup kendimi annemin kucağına atmış, çevresi sevgiyle kuşatılan masum bir çocukluğun koruyucu kanatları altına sığınmıştım.
Sayfa 62
Roman
Ya yicem o kadar masum ki
Chu Wanning ikna etmenin boşuna olduğunu anladı. Daha fazla duygusal söz bilmiyordu; beceriksizce Mo Ran'ın yanaklarına ve burnunun ucuna burnunu sürttü, sonra bir kez daha nazikçe dudaklarını öptü. Chu Wanning'in kulakları yanarken bile, soğukkanlılığını korumaya çalıştı. Mo Ran'ı öpmek ve kucaklamak için ilk harekete geçen oydu, hiç alışık olmadığı tüm bu şeyleri yaptı.
1000Kitap
Mesajlaşma tarihinin en tartışmalı kelimelerinden biri belki de küçücük bir kelime olan "tamam"dır. Öyle ki bu ilk tamam mesajının karşı tarafta nasıl bir etki bıraktıgı ,bence bir gün iletişim uzmanlarının uzun uzun tartışacağı bir konu olacaktır .Çünkü tamam kelimesi görünüşte sakin ve masum olsa da içinde tuhaf bir duygusal kalabalık barındırır.. Bazen bir onaydır ,bazen gizli bir sitem, bazen ince bir trip bazen de insanın 'daha fazla konuşmaya gerek yok' diyerek kelimeleri emekliye ayırdığı sessiz bir tavır...