Felsefe, insanı bir yaşam dene yimi gibi olgun kılar; yaşam deneyimi yaşla gelir, felsefe ise gençken olgunlaştırır insanı. Böylece insanlar korkularından kurtulur, her türlü acıyı yener, sonunda bilgisizlerin elde etmek istedikleri değişken, kaçıcı bir mutluluğa değil, felsefenin sağladığı sürekli, güvenli bir mutluluğa erişirler. Felsefe, "İnsan ruhunu bir biçime sokar, işler onu ; yapılması, yapılmaması gereken işleri gösterir; iyi, doğru, insancıl davranışı, sağduyuyu öğretir." Kadere, rastlantıya karşı başı dik katlanmamızı öğütler, Tanrı'yı nasıl izlememiz gerektiğini bildirir bize, insanı kaderine karşı güçlü olmaya çağırır, onurlu kılar onu.
Cemal Süreya'nın şiiri yalnızca bir duyarlığın dile gelmesi değil, çok derin bir düşünce ve duygu bileşiminin, bir felsefenin de şiiri. Tutkuyla, coşkuyla dolu bir felsefe bu ..
Türkiye'de futbol yok: Sivasspor'a karşı maç küçük bir savaş, Beşiktaş'a karşı çarpışma daha büyük. Galatasaray'a denk gelirsen üçüncü dünya savaşı... Brezilya'da sahaya sadece bunun bir maç olduğu duygusuyla çıkıyorsun.