·
Okunma
·
Beğeni
·
19786
Gösterim
Adı:
Kendime Düşünceler
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752977846
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ra eis eauron
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Roma İmparatorlarının en büyüklerinden biri olan Marcus Aurelius aynı zamanda önemli bir filozoftu. Hiç kuşkusuz tarih boyunca gelmiş geçmiş en büyük hükümdar filozoflardan biriydi.
Kendime Düşünceler kimileri tarafından Eskiçağ'ın en önemli felsefi metinlerinden biri ve Epiktetos ile Epikuros gibi filozofların etkilerini taşımasına rağmen özgün bir eser olarak kabul edilir.
Kendime Düşünceler'de imparator sadece kendi siyasi görüşlerini değil, zamanlar ötesinde bir evrenselliğe sahip her zaman aynı berraklıkla okunabilecek bir felsefenin hayata bakışını da yansıtmaktadır.

Kendime Düşünceler dünyanın bütün sorumluluğunu omuzlarına almış bir adamın hatıratı, kendi kendine yaptığı telkinlerin bir toplaması gibidir. Ve ünlü imparatorun öğütleri aslında evrensel bir ders olarak da okunabilir.

"Bir insan bile bile gerçeği görememezlik edemez."
"Kendi amaçlarınla ilgilen, diğer insanlarla değil. Yaşadıklarını evrenin doğası öyle istediği için yaşıyorsun."
"Kendi içini kaz. Çünkü iyilik içinde, sen kazdıkça o fışkıracak." "İnsanları sevmeyen birine, onun insanlara davrandığı gibi davranma."
136 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Kendime Düşünceler, M.S. 2. yüzyılda yaşamış olan stoacı Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un Yunanca olarak kaleme almış olduğu antik çağın en önemli eserlerinden biridir.
Marcus Aurelius bu eserini oniki kitap olarak yazmıştır. Filozof imparatorun evren, doğa, akıl, ölüm, yaşam ve insan üzerine tuttuğu notlarıdır. Eserde yer alan bu notlar yazarının hem kendi kendine verdiği öğütler hem de evrensel bir ders niteliğini taşımaktadır.
Kendime Düşünceler, anlatımının anlaşılır ve sade olmasının yanısıra; sıradan insanların bile gündelik yaşantısında karşılaştıkları sorunlara çözüm sunmasından dolayı kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır...
Bu kitabın kapağını her açtığımda daha önce okuduğum her cümleden yeni anlamlar keşfediyorum...Onun için asla okuduklarım arasına giremeyecek.
156 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10
Marcus Aurelius (MS 121-180)’un Kendime Düşünceler adlı eseri 12 kitaptan oluşmaktadır. Roma impartoru iken yaptığı sefer sırasında yazmaya başladığı eseri, Stoacılık felsefesini buram buram hissettirmektedir. Hatta Aurelius da Epiktetos ve Seneca gibi geç dönem Stoa temsilcilerindendir.
İyilik, doğruluk, erdemlik, doğayla uyumlu yaşamak, öfkelenmemek, kontrollü olmak, vakti doğru kullanabilmek, kendine ve doğaya yararlı olabilmek, bulunduğu konumdan şikayetçi olmamak (bana ithafen:)) ve daha birçok konu üzerinde durulmuştur. “Doğan gereği katlanamayacağın bir olayla karşılaştığında da şikayet etme, nasılsa bitip gidecek.”(sf.102 ,X.kitap) diyerek teselli etmiştir beni.
Aurelius konuşuyor ve karşısında dinliyor gibiydim. “Platon’un Devlet’i gibi bir şey umma” (sf. 95, 9.kitap) dediği an büyük bir sarsıntı yaşadım. İrkildim ve bir şeyleri kabullenmem gerektiğini farkettim. Memnuniyetsiz olmanın kendimiz için ne kadar sağlıksız olduğunu anladım.
Ayrıca her şeyin gelip geçici olduğu, ün-şöhret gibi gösterişlerin boş bir heves olduğu sıkça dile getirilmiştir. Hatta yazar durmadan “Şimdi onlar neredeler? Kimse kalmadı, öyleyse nedir bu telaş?” gibi ifadelerle yaşamın boş, gelip geçici olduğunu yüzümüze vurmuştur.
Bir alıntı da beni çok etkilemiştir. “Utanmaz birisi seni rencide ettiğinde kendine şunu sor: “Dünyada utanmazların bulunmaması mümkün mü? O halde mümkün olmayan bir şeyi isteme. Çünkü bu adam dünyada bulunması gerekli olan utanmazlardan birisi.” Ah bunu okuduğumda nasıl da güldüm:) Gerçekten bunu düşününce rahatlıyorum:)

Marcus Aurelius’u Psikolog Hasan Arslan ile tanımıştım. https://youtu.be/cwxUhEg4Ej8 Kitabından alıntıları okudukça merakım artmıştı. Gerçekten tam anlamıyla bir başucu kitabı. İyi okumalar diliyorum.
156 syf.
·Puan vermedi
Yaşam, ölüm, her şeyin değişim içinde olması, ün, mal mülk gibi dünyasal değerlerin geçiciliği, insanların kukla gibi içgüdüleri tarafından oynatılması üstüne gün gün yazılmış nükteli notlardır. Ünlü Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un "Sen" diye seslendiği okur değil, kendisidir. "Kendime Düşünceler" başkasına öğütler değil, kişinin kendisiyle yaptığı vicdan muhasebesini ve bilgelik yolundaki gelişmesini okuyacaksın...
156 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Filozof-Kral, Bilge-Kral tanımlamasını belki de en çok hakeden isimlerden birisine...

Marcus Aurelius Antoninus Agustus’a ...

Bu kitap başka şartlar altında günümüzün TEDxTalks’larından birisi olabilirdi. Ama biz kitap olarak okuyoruz, böylesi de güzel. Gerçi sürekli ağır bilgi, tavsiye ve tecrübe bombardımanı bir noktada “Marcus hocam bir sal da azıcık nefes alalım, tamam sen haklısın, en doğru sensin “ hissi oluşturuyor. Bazı yerlerde ise birbiriyle çok alakalı olmayan “düşüncelerin” alt alta yazılmış olması akıcılık açısından sizleri kötü etkiliyor.

Ancak şunu da kesinlikle söylemek isterim ki ilk başta, hoşuma giden cümlelerin altını çizme isteğim kitapta ilerledikçe “hamallığa” dönüştü. Çünkü nerdeyse her cümle bir şeyler anlatıyor ve o şeyleri gerektiği gibi anlatıyordu. Eğer altını çizmeyi bırakmazsam kitabın sonunda, sadece dipnotlar kısmı kuru kalmış, altı tamamiyle çizili bir kitabım olacaktı. Çizmekle uğraşmayıp -ve tabi alıntıları buraya yazmakla- doğrudan kitabı özümsemeye, ondan bir şeyler almaya çalıştım.

Bizde olanı bize koyma hedefiyle yola çıkan bu kitap aslında Aurelius’un kendiyle ilgili düşüncelerini unutmamak için aldığı notlardan ibaret. Bu notları biz uzun aforizmalar şeklinde okuyoruz. Gladyatör filminden de asaletine aşina olduğumuz Aurelius, Machiavelli tarafından kaleme alınan Titus Livius’un on kitabı üzerine söylevler kitabında beş iyi imparatordan biri olarak tarihe geçmiş.

İmparatorumuz, genel olarak Stoa felsefesinden etkilenmiş ve bu felsefenin bir ürünü olarak doğayla uyumlu yaşamayı, yaşatmayı, her şeyin geçici olduğunu, tek önemli olanın “şu an” olduğunu, ölümden korkmamayı hatta yeri zamanı geldiğinde onu istemeyi (bu konuda daha detaylı bilgi için Bkz. Kittiumlu Zenon) iyi ve erdemli yaşamak için neler yapılması gerektiğini nelerden de kaçınmamız gerektiğini bizlere bir filozof duyarlılığında vermiş.

Evrensel akıl, dünyanın özü, her şeyin aynılığı ve birliği, mutlak ve bağımsız iyi, erekselci bakış, toplumsal pragmatizm, anti-hedonizm, kadercilik, kelebek etkisi, tümdengelim değindiği diğer konular arasında.

Bir arkadaş bu kitapla ilgili “hiç bitiremeyeceğim çünkü her okuduğumda farklı anlamlar çıkarıyorum” demiş. Evet gerçektende okuduğunuz cümleyi geri dönüp tekrar okuduğunuzda dahi farklı anlamlar çıkarabiliyorsunuz. Ama şahsi fikrim, tüm bu karmaşıklığının yanında aslında tüm sayfalarda tüm cümlelerde söylenmeye çalışılan belli başlı şeyler ve bir mantık var. Sanırım kitaptan -eğer başarabilirsek- alabileceğimiz en büyük fayda bu mantığı(düşünüş tarzını) anlamak olacak.

Marcus Aurelius kitabını okumamın benim açımdan güzel tarafı Antik Yunan’ı Platon’u, Aristo’yu, Seneca’yı Cato’yu, Cicero’yu, Plutarkhos’u, Herakleitos’u ve daha nice filozofu hatırlamak oldu. Umarım sizde de buna benzer güzel bir etki yapar.

Evet, Romalılar sizleri daha fazla sıkmadan imparator, yüce insan, Marcus Aurelius’u okumaya davet ediyorum.

Son olarak eğer kitabı okurken müzik dinlemek isterseniz tavsiye edebileceğim bir tane var, ancak Türkçe ismini bilmiyorum, buyrun:

Ο ΣΤΑΘΜΟΣ-ΕΥΑΝΘΙΑ ΡΕΜΠΟΥΤΣΙΚΑ
170 syf.
Marcus Aurelius, mutluluğun ve gerçek bir yönetimin kaynağının maddesel şeyler değil 'erdemli olmak' olduğunu savunan Stoacı filozof Epiktetos'un ahlak felsefesinin izinden giden, imparator vasfını yalnızca toplum yönetiminde değil, ruhunu, bedenini ve yaşamını yönetmekte kullanmış bir bilge hükümdardır. Roma'ya altın çağını yaşatan, bir imparatordan daha hususi ve seçkin yetilere sahip Marcus Aurelius'a ait bu kitap, Marcus'un felsefesini ve yaşama dair edindiği ilkeleri anlatan aforizmalarla doludur. Her insanın hayatında tekrar tekrar(!) okuması gereken kült eser. Edinin!
170 syf.
" Hükümdarlar filozof, filozoflar hükümdar olsaydı kentlerin yüzü ışırdı " der, Platon.

Kitabı okuyunca, Platonun ne kadar çok yerinde bir cümle kurduğuna şahit oldum. Düşünün ki, 2000 yıl önce yaşamış olan bir kişi var karşımızda ve hala ismini dilimizden düşürmeyiz. Yaptıklarını, söylevlerini mümkün olduğunca kendi dünyamızda uygulamaya çalışırız.

Neden mi! Çünkü, Marcus Aurelius 2000 yıl önce görmüş insanlığın doğa ve insan üzerindeki yıkımını... Gördüklerini de gün gün günlükler tutarak insanın ahlaklı ve erdemli olmasını kısaca, insan olmanın felsefesini hem kendisine hem de derleyen kişiler sayesinde biz okurlara anlatmış yazar.

Bazı düşünceler bir yada iki satıra sığacak kadar kısa, bazıları ise uzundur. Düşünceler alıntılardan ve stoacı ( " İnsan olmanın amacı mutluluktur. " sloganını benimsemiş kişilerin oluşturduğu felsefe okulu.) öğretilerden çağrışımlar taşımaktadır.

Ara sıra yazarın kendi düşüncelerine de rastladığımız düşünceleri, mutlaka okumalısınız. Asla pişman olmazsınız...
142 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Her yaptığın doğru olmayabilir. Böyle durumlarda canını sıkıp üzülme, gücünü de kaybetme. Eğer hata yaptıysan baştan başla. En azından yaptıklarının çoğunun iyi olması için uğraş. Yaklaştığın şeyi sev. Felsefeye ciddi bir okul öğretmenine yaklaşıyormuş gibi değil, gözlerinden rahatsız olduğu için buna bir çare arayan bir insan gibi yaklaşmaya çalış. Böylece hem akla boyun eğmenin kötü bir şey olmadığını göreceksin hem de mutluluğa kavuşacaksın.

Kendime düşünceler; Filozof İmparator’un kendine kendini anlattığı bir başucu kitabı. Kitap Marcus Aurelius’un evren, insan, doğa, akıl, yaşam ve ölüm üzerine gün gün tuttuğu notlardan oluşuyor. Her felsefi eserin yaptığını, yani kendimizi gerçekleştirme yolunda bize farklı yollar gösteriyor. Yine de her yeni bir eseri okuduğumuzda aynı şeyi düşünüyoruz. Bunları biliyoruz. Aristoteles ''bilmek yapmaktır'' der. Hala yapamadığımıza göre bilmiyor olabilir miyiz? Neden bildiğimizi söylüyoruz? Hala soru sorabiliyorsak yaşamaya devam ediyoruz. Belki bu kitap bütün sorularımıza cevap olamayacak ama bir ışık tutacağına eminim. Mutlaka okuyun…
156 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Kitabı alırken, alayım kitaplıkta kalsın, bir ara okurum havasındaydım ama okumaya başlayınca kitabı küçümsememin yersiz olduğunu fark ettim.

Kitabı okurken birçok yerde duraklayıp düşünmek istedim. İnsanın yaşamına, aklına, ruhuna, doğasına, değinen bir kitap. Çok güzel tespitlerde bulunulmuş.

Marcus Aurelius; ünü, şanı, şöhreti değil, insan olmayı önemseyen bir imparator. İnsanın sadece şimdi de yaşadığını çok güzel felsefeyle açıklamış kitabında. İyiliği her şeyin üstünde tutmuş bir insan olarak kötülüğe karşı da hoş görülü davranmayı insanın doğasının bir gerekliliği olduğunu vurgulamış.

Kitabı okurken; yaşama, ölüme, insana, doğaya karşı bakış açımız değişiyor. Boş, amaçsız bir hayat sürmenin ne kadar mantıksız olduğunu, bir hedef amaç, ilke edinmenin insanın kaliteli bir hayat yaşamasının gerekliliği olduğunu görüyoruz.
144 syf.
·11 günde·7/10
Her şeyden önce bu kitapta atıf yapılan eserler, yazarlar, imparatorlar ve filozoflarla ilgili çevirilerdeki titizliği ve verdiği detaylardan dolayı çevirmen, Emre Ceren'e teşekkürler.
Stoacı İmparator Marcus Aurelius'un yazmış olduğu bu kitap bana göre aslında bize gerek dini, gerek toplumsal, gerekse evrensel boyutta iyi ve erdemli bir insan olmak için öğretilen kuralların bir kısmını içeriğinde barındırıyor. Verilen mesajlardan biri Stoacı görüşün önemli bir maddesi olan, içinde yaşadığımız evrene, doğaya ve bizi bu evrene gönderen Tanrı'ya başımıza gelen hiçbir şeyden şikayet etmeksizin bir teslimiyetle sığınmamız, ve her şeyi doğaya bağlamamız üzerine verilen tavsiyeler. Ek olarak kişisel motivasyonumun eksik olduğu ve yaşama karşı bu kadar boş gözlerle baktığım bir dönemde bu güzel eseri bana öneren dostum Simay'a teşekkürlerimi sunuyorum. Ve aynı zamanda kişisel gelişime katkı sağlayacak bir eser olduğunu da düşünüyorum. Burada birkaç cümle ile eserle ilgili genel görüşlerimi yansıttım daha fazlası için kitabı okumanızı tavsiye ederim.
156 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Herkese tavsiye edeceğim bir kitap. İnsana faydası cidden dokunur. Sonlarına doğru geldikçe sinirlendim.

Bu kitabın çevrilmiş haline bile bir çeviri lazım. Google translate çevirisi sanırım. Yani nolur - us - yerine - akıl - kelimesi kullanılsa. - özdek- yerine - madde - denilse.
Sen anlamamışsındır , felsefecilerin anlayacağı bir kitap , diyorsanız bilemem.

Ama yani güzelim eseri insanlara böyle sunmak çok üzücü. Bırakın herkes okusun , herkes anlasın.
Sonra niye kitap okunmuyor. Okunmaz tabii. Sen halkın dilinden çok uzakta bir dil ile çeviri yapıyorsun. Sonra niye okunmuyor. Okunmaz. İnsanlar anlamadığı şeyi niye okusun?

Neyse sinirimi attım. Kitap harika. Eğer pes etmezseniz gayet size katkısı olur diye düşünüyorum.

Başka bir çevirisine denk gelirseniz onu alın tabi.
142 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10
Stoacı filozof imparator Marcus Aurelius’un kendine özgü görüşleri, imparatorun kendi kişisel gelişimi ve stoacı felsefenin genel hatları anlatılıyor kitapta.
Machiavelli’ nin deyimiyle “beş iyi Roma imparatorundan sonuncusu” olan Marcus Aurelius bir imparatorun ağzından yazmak yerine sıradan bir insanın ağzından yazmış ve son derece anlaşılır bir dil var kitapta. Zaten Stoacılık öylesine yüce bir felsefe ki, bir imparatoru, bir köleyi ve zengin bir adamı kendine bağlayabilir.
Bu kitapta herkese hitap eder nitelikte.
Kitabı okurken yüzyıllar öncesinin genel problemlerinin, düşüncelerinin ve arayışlarının günümüzle neredeyse tamamen aynı olmasına çok şaşırdım.
Bitirdim demeyeceğim bu kitap için çünkü bana kalırsa her gün okunması gereken bir kitap. Her gün bir bölüm okuyup üzerine düşünülmesi gereken.
Bir insanın de­ğerinin, ilgi duyduğu şeylerin değeriyle ölçüldüğünü aklın­dan çıkarma.
Marcus Aurelius
Sayfa 96 - Yapı Kredi Yayınları
Bunların hangisi övüldüğü için iyidir, ya da hangisi yerildiği için mahvolmuştur?

ZÜMRÜT çirkinleşir mi övgüler düzelmezse?
Bir insan seni suçladığında ya da kırdığında o insanın ruhunu inceleyerek nasıl bir insan olduğunu anlamaya çalış. Kafanda bir fikir oluştuğunda kendine acı çektirmenin gereksiz olduğunu göreceksin. Yine de onlara hoşgörü göster.
Marcus Aurelius
Sayfa 100 - Say Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendime Düşünceler
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752977846
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ra eis eauron
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Roma İmparatorlarının en büyüklerinden biri olan Marcus Aurelius aynı zamanda önemli bir filozoftu. Hiç kuşkusuz tarih boyunca gelmiş geçmiş en büyük hükümdar filozoflardan biriydi.
Kendime Düşünceler kimileri tarafından Eskiçağ'ın en önemli felsefi metinlerinden biri ve Epiktetos ile Epikuros gibi filozofların etkilerini taşımasına rağmen özgün bir eser olarak kabul edilir.
Kendime Düşünceler'de imparator sadece kendi siyasi görüşlerini değil, zamanlar ötesinde bir evrenselliğe sahip her zaman aynı berraklıkla okunabilecek bir felsefenin hayata bakışını da yansıtmaktadır.

Kendime Düşünceler dünyanın bütün sorumluluğunu omuzlarına almış bir adamın hatıratı, kendi kendine yaptığı telkinlerin bir toplaması gibidir. Ve ünlü imparatorun öğütleri aslında evrensel bir ders olarak da okunabilir.

"Bir insan bile bile gerçeği görememezlik edemez."
"Kendi amaçlarınla ilgilen, diğer insanlarla değil. Yaşadıklarını evrenin doğası öyle istediği için yaşıyorsun."
"Kendi içini kaz. Çünkü iyilik içinde, sen kazdıkça o fışkıracak." "İnsanları sevmeyen birine, onun insanlara davrandığı gibi davranma."

Kitabı okuyanlar 977 okur

  • Gulsah Erguler
  • Nihan güneş
  • Enver Baş
  • Ahmet Can Topal
  • Gülcan Çak
  • Rumeysa Atak
  • G&A
  • Gözde İpek

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.5 (2)
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları