Bir durum,bir kişi,bir davranış bizi normalden daha fazla zorluyorsa,muhtemelen geçmişte yaşadığımız hisleri hatırlatıyordur bize ve zihnimiz orayla bağlantı kurmuştur.
… kitap okurken, parkta kuşları izlerken, müzik dinlerken, bir gece yatmak üzereyken aklınıza ansızın geçmişten bir sürü anı geliyordur ve gelecektir. Flaşbek (flashback) dediğimiz, geçmişin bir fotoğraf karesi gibi önümüze düşüşü engellenemez. Hayatı yaşarken birçok farklı şey travmalarınızı tetikleyecektir. Yaralarınızı sardıkça geçmişe dönüşlerin azaldığını fark edeceksiniz. O sebeple, "geçmiş" toprağına elinizde bir kürekle kuyu kazmanıza gerek yok.
Flashback'ler sırasında beyin, travmanın bittiğini fark edemez; amigdala 'savaş ya da kaç' emrini vermeye devam eder. Travma geçirmiş bir kişi için 'geçmiş' diye bir şey yoktur; sadece hiç bitmeyen bir 'şimdi' vardır.
Travmanın en tipik özelliği gösterenler aracılığıyla hatırlanamaz oluşudur. Bedene yazılır/kaydolur travma. Travmatik olayı bellekte oluşturmanın bu imkansızlığı yüzünden aynı ızdıraplı sürecin aralıksız tekrarından kurtulamayız.