Mutsuz olmak, kitabını şiddetle tavsiye edilmesi üzerine okumaya başladım. Baştan söylemeliyim ki, sanıyorum kendimi daha fazlasına hazırlamışım ve bu bakış açımı etkilemiş olabilir.
Sahiden daha fazlası mıydı? Hayır.
Yine de güzel bir kitap mıydı? Evet.
Mutsuz olmak kitabı, insanın yaşadığı şeylere bakış açışını değiştiriyor.
Hepimizin benimsediği ve mecburiyet olarak gördüğümüz, çağımızın hastalıklı "Mutlu olmak zorundayız" düşüncesinin aksine;
insana "Mutsuzluğu da yaşamalısın, bu hayat zıtlıklarla güzel ve bu duygu da sana muhakkak bir şeyler kazandıracak." diyor aslında.
Kendinizi telkin ederken buluyorsunuz. Gün içinde bir şeye üzüldüğünüzde onu görmezden gelmek, kendinizi hemen mutluluğu yakalamaya zorlamak yerine içinizde bir yerlere sesleniyorsunuz, "Problem yok, yaşayacağız ve atlatacağız. Bu gayet doğal."
Ancak bu konuda çevremde kimle konuştuysam, oldukça zıt düşünceler içinde bu kitapla. Öncesinde ben de bu durumdaydım diyorum şimdi kendime. Ve bu da gösteriyor ki, bu kitap okudukça insana kendini aşılıyor ve bana kalırsa ara ara okunması gereken bir kitap.
Tavsiye ediyorum efenim, iyi okumalar herkese! :)
"Duyarlılık hâlâ kurtuluş vaat eden yegâne insan istidadıdır.
...
Mutsuzlar bir tehlikeyi, bir yanlışlığı, bir haksızlığı, bir adaletsizliği mutlulardan çok daha çabuk fark ederler."
"Gelecek zamanlardan dönüp 21. Yüzyılın ilk on yıllarına bakınca insanlar çok şaşıracaktır:
Nasıl oluyordu da insanlar astronomik devlet borçlanmalarının ve çılgın mali krizlerin ortasında bu kadar fazla kişisel mutluluklarıyla meşguldüler? Başka dertleri yok muydu?
Lakin, yüzlerini mutluluğa dönüyorlardı çünkü başka dertleri vardı. Olumlu düşünmekte ısrar ediyorlardı çünkü en azından bunun onlara yardımcı olacağını umuyorlardı."