"Rıza bey hep Marx’tan yola yola çıkar efendim, siz dönüp dolaşıp Marx’a gelmek istersiniz, ben durduğum yerden çevreme bakıyorum yalnızca. Ama hepsi aynı kapıya çıkıyor: hiçbirimiz bu çöküşün önünde duramıyoruz, tam tersine hepimiz bu korkunç gidişe katkıda bulunuyoruz."
"Bence biraz abartıyorsun, Sabriciğim. Gazeteler, televizyonlar bu tür durumların varlığından bile söz etmiyor."
"Evet, doğru. Yönetimi elinde tutanlar böyle sorunlardan hoşlanmıyor, bilmezlikten gelmeyi yeğliyorlar. Gazeteler de artık sizin gençlik döneminizin gazeteleri değil efendim."
… Daha iyi ya, efendim: burası Türkiye, bizim toplumumuzda en bağlayıcı kararlar geçiş dönemlerinde verilir, en köklü değişiklikler geçiş dönemlerinde yapılır.
Kusursuzluk çok da tekin değildir, kimi za aşırılığa götürür insanı, kimi zaman durup dururken düşman kazandırır, çünkü sıradan kişileri fazla sinirlendirir.