Anayurt Oteli'ni okumaya karar vermem Aylak Adam 'ı okuduktan sonra oldu. Bundan önce isminden tahmin ettiklerim haricinde roman hakkında hiçbir şey bilmiyordum, filmini de izlememiştim. Romanı yarıladığımdaysa çabuk unutulmayacak bir kitap okuduğumu anladım. Zebercet'in yabancılaşma ve yalnızlık etrafında şekillenen çarpıcı bir hikayesi var.
Anayurt Oteli kolay kolay özetlenebilecek bir roman değil. Modern toplumla bağ kuramayan, toplumdan dışlanmış ve kendi güvenli köşesinde yaşamını sürdürmekte olan Zebercet'in tekrar ümit edişine ve hüsrana uğramasına tanıklık ediyoruz. Perşembe gecesi gecikmeli Ankara treniyle gelen kadının bir gün sonra otelden ayrılmasıyla başlayan roman Zebercet'in onun tekrar gelmesini beklerken dışarıdan seyrettiği topluma Anayurt Oteli kabuğunu kırıp biraz da olsa rutininden çıkmaya ve dahil olmaya çalışmasıyla devam ediyor. On yıldır aynı hotelde aynı rutini tekrarlayarak yaşayan Zebercet'in karşılaştığı hiçbir insanla gerçek bir bağ kuramadığını ve ne kadar güvenli bölgesinden çıkmaya istekli görünse de yalnızlığından ödün verip topluma dahil olamadığını görüyoruz. Zebercet'in bir rastlantıyla başlayan takıntısının yine rasgele bir olayla sonlanması sonucu Zebercet son mutluluk ve sevilme ümidini de kaybediyor ve hikaye otele müşteri almamaya başlamasıyla devam ediyor. Roman genellikle cinsel içerikli kısımları nedeniyle eleştirilmiş ama bu kısımlar yer yer rahatsız edici olsalar da bence Zebercet'in takıntısının boyutunu göstermek için romana eklenmişler.
Kitap sade bir dille yazılmış olmasına rağmen yoğun bir anlatıma sahip olduğu söylenebilir. Kullanılan bilinç akışı tekniği ve yazarın yer yer kullandığı farklı cümle yapıları okurun bazı kısımları dikkatli bir şekilde okumasını gerektirebilir. Kitabı bitirdikten sonra beklediğimden çok
Ahmet Mithat Efendi'nin 1875 yılında yazdığı Felatun Bey ile Rakım Efendi yazıldığı dönemin birçok romanına konu olan "yanlış Batılılaşma" konusunu işliyor. Roman batı özentisi Felatun Bey ve "çalışkan, kendini yetiştirmiş, Doğu ve Batı kültürlerini özümsemiş biri" olarak tanıtılan Rakım Efendi etrafında şekilleniyor. Hikaye çoğu zaman abartıya kaçıyor ve karakterler özellikle de Felatun Bey roman boyunca fazlaca karikatürize ediliyor. Bunlara rağmen roman Türk toplumunun modernleşme sırasında geçirdiği evreleri ve ülkemizde romancılığın kaydettiği aşamaları görmek isteyenlerin ilgisini çekebilir.