Ziya Bey ve Aziz Dostu Führer!
(...) Hitler’le de, Führer olmadan önceleri, çok içtenlikli arkadaştırlar. Münih’teki birahanelerde çok bira içmişlikleri vardır. Herif Nazi mazi ama, şimdi eğri oturup doğru konuşmalı, Almanya’nın başına geçtikten sonra bile eski arkadaşı Ziya’yı unutmamış, mektup yazıp onu Almanya’ya çağırarak kendisine yardım etmek istemiştir. Ziya Bey’e Almanya’da yüksek bir görev verecektir. Çünkü o sıralarda Ziya Bey’in sıkıntı içinde olduğunu duymuştur. Hitler’den küçük adı “Adolf” diye sözeder. “İyi ki bizim Adolf’un sözüne uyup da Almanya’ya gitmemişiz. Yoksa beni de Nürnberg mahkemesinde ölüme mahkum ederlerdi.” der, biraz düşündükten sonra da ekler: “Yok, yok, ben Adolf’un yanında olaydım, bu işler gelmezdi başına; çünkü benim sözümü dinlerdi. Ona doğru yolu gösterirdim.” (...)
Sayfa 160 - ADAM·Kitabı okudu
"Führer'in arzusu göz önüne alındığında, Nürnberg kanunları, ırkçı kini körükleyecek ve bunu devam ettirecek tedbirleri kesinlikle içermiyorlardı. Aksine, böylesi tedbirler, Yahudi halkı ile Alman halkı arasındaki ilişkilerde yatışmanın başlangıcı anlamına gelmektedir. Eğer Yahudilerin, içinde kendilerini evlerinde hissedecekleri bir devletleri olmuş olsaydı, Yahudi meselesi, Yahudiler için de Almanlar için de çözülmüş olarak görülebilirdi. İşte bu yüzden en inançlı Siyonistler, Nürnberg kanunlarının ruhuna karşı en ufak bir muhalefette bulunmamışlardır."
Sayfa 63 - Timaş Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
Hitler’in yardımcısı (Stellvertreter des Führers) Rudolf Hess, liderine sonsuz bağlılığını dile getirirken, duygu yoğunluğundan çatallaşan bir sesle yeni Reich’ı (Nazi imparatorluğunu) özlü bir retorik ifadeyle coşkulu kalabalığa tanıtmıştı: “Parti Hitler’dir, Hitler Almanya’dır, Almanya da Hitler’dir.” Hıristiyanlıktaki Teslis inancını andıran bu ifade yeni bir “üçlü” gizem sunuyordu: Führer, Nazi Partisi ve Alman halkı birdir, o Bir de Hitler’dir.
Sayfa 6·Kitabı okudu
Bu işi kendi ırklarından birileri üstlenecektir. Günün birinde kendi Stalin'lerini, Hitler'lerini, kendi Führer'lerini, kendi Duce'lerini çıkartacaklar ve o gün kanları bile damarlarında yaşama saygı duyulması için haykıracak. İşte o gün anlayacaklar.
Sayfa 286 - Sel Yayıncılık
Sebottendorff asıl büyük atağını Thule Cemiyeti'nde Adolf Hitler'i "Führer" seçtirerek yaptı. Sonra da Nazi Partisi'nin başına geçmesini sağladı.
Sayfa 184
FÜHRER'in sesi uğursuzluk habercisi bir kuş gibiydi !...
"İNGİLTERE TÜM TEKLİFLERİMİZİ REDDETTİ..." (...) "ALMANYA BÖYLE BİR ALÇALTICI TUTUMU KABUL EDEMEZ!"
Sayfa 300 - Doğan Kitap 39. Baskı / Mayıs 2023·Kitabı okudu
Nazizm ve Faşizm
Reklam
Reklam