Yaser Arafat'ı başarılı bir sürgünde direniş lideri kılan nitelikler, kendisini aynı derecede yetenekli bir sivil idareci yapmaya yetmediğinden bir Filistin özerk yönetiminin kurulması bile düş kırıklığı yaratmıştı. Arafat 1994'te Gazze'ye geldiği anda Filistin Yönetimi (FY) karar verme sürecini tekeline almaya çalışmıştı. Arafat, muhalif grupların oluşma ihtimalini önlemek için FY'nin üst kademelerine Tunus'taki eski FKÖ sürgünlerinden kendisine sadık olanları getirmişti. Yerel Filistin seçkinlerinden İntifada'daki rolleri nedeniyle sivrilenler ve Filistin halkının ihtiyaç ve emellerine duyarlı olanlar büyük ölçüde karar verme sürecinin dışında bırakılmışlardı. Sonuç olarak, yerel Filistinlilerin 'Tunuslular' diye adlandırdığı dışardan gelenler ile yerleşik seçkinler arasındaki giderek tırmanan bir gerginlik başlamış oldu.
Sayfa 555·Kitabı okudu
Tarih
Kurdî & Türkçe
"Mîm û Hê" aqil vi der da Sicleya işqê û derda Lew qelem anî bi ser da Me'fûyê xufran im ez "Mîm ve Ha" aklı baştan savdı Aşkta ve dertlerde tescilli kaldı O yüzden üzerine kalem çizdi Bağışlandım ve affedildim ben
Sayfa 50
Reklam
Hanlarda ölüm için en sık kullanılan ifade "ve fat" tır. Standart ve nötr bir ifade gibi görünse de vefat sözcüğü etimolojik olarak oldukça yüklü bir ölüm eğretilemesidir, zira Arapçada "w fy" kökünden türetilmiş olan "wa fa(t) " sözcüğü "sözünü tuttu, borcunu ödedi, görevini yerine getirdi" anlamlarına gelen "wa fiya" fiilinin mastarıdır ("Vefat" 2015). Ölüm için bu sözcüğün seçilmesi, muhtemelen, ölen kişinin ölmek suretiyle tanrısal/kutsal bir görevi yerine getirdiği, Tanrı'ya vermiş olduğu sözü tuttuğu ve borcunu ödemiş olduğuna duyulan inancın gereğidir.
Sayfa 60 - minotor kitap yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Oslo I Antlaşması ve hareketin sağa kayması
“Eski FKÖ, yeni Filistin Yönetimi'ne (FY) dönüştü ve FKÖ’nün lideri Yaser Arafat, FY'nin başkanı oldu. Anlaşma ayrıca Filistin Yönetimi'nin parlamentosu olarak yeni bir kurum olan Filistin Yasama Konseyi'ni öngörüyordu. Bu kurum FKÖ’nün ana karar alma organı olan Filistin Ulusal Konseyi'ne paralel olarak çalışacaktı. FKÖ'nün ikiyüzlülüğü ve direnişin büyük bir kısmının arkasından iş çevirmesi, net ve birleşik bir Filistin stratejisinin geliştirilmesini engelledi. FKÖ’nün bir parçası olan direnişin bazı kilit isimleri ve örgütleri Oslo I Anlaşması’nı reddetti ve Filistin Yönetimi'ne katılmayı kabul etmedi. İlginç bir şekilde sol gruplar da bu oluşuma katıldı. Bu, o zamana kadar geniş ölçüde seküler, solcu bir liderliğin hâkim olduğu Filistin direnişi için önemli bir dönüm noktasıydı. Siyasi İslâmcı gruplar, Hamas ve Filistin İslâmi Cihadı, Filistin Yönetimi'ne katılmadı ve FKÖ bayrağı altında örgütlenmeyi reddetti. Oslo I Anlaşması'nı da kabul etmediler. Dolayısıyla direniş hareketi açıkça bölünmüş oldu.”
Sayfa 97
Aşksız
Ne vardı onda bilmem beni bağlayan? Kapanın ne olur, bir daha açılmayın, Fy gözlerim, aşksızlığıma ağlayan!
Sayfa 10
Sevginin Dili ve rahmet
Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim, aileyi iki önem-li ve hayati duygunun üzerine inşa etmiştir: Meved-det ve rahmet. Adeta ilahi bir düğün hediyesi olan bu ilkelerin, Rabbimizin birer ayeti olduğuna dikkat-lerimiz çekilmiştir Rum suresinin 21. ayetinde şöyle buyrulmuştur: "Yine sizin içinizden kendileriyle hu-zur bulasınız diye kendi türünüzden eşler yarat-ması, aranıza sevgi ve merhameti yerleştirmesi de O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünecek bir topluluk için alınacak dersler vardır." Ayet erkek ve kadın hepimizin aynı özden, aynı insanlık mayasından yaratılmış olduğumuzu hatırlata-rak, sevgi ve rahmete dayalı bir beraberliğin meyvesi-nin huzur ve mutluluk olduğuna dikkatimizi çekmek-tedir. Aileyi yaşanır ve daimi kılan asıl unsur da içinde huzurun olması değil midir? İşte Kur'an-ı Kerim bize ihtiyacımız olan bu huzurun adresini göstermektedir: Meveddet ve rahmet! Şimdi bu kavramları Kur'an ve sünnetin ışığında biraz yakından tanımaya çalışalım: Meveddet: Meveddet, bir şeye karşı duyulan muhabbet, kuvvetli sevgi anlamına gelen "vüd" kav-ramından türemiş bir isimdir. Allah Teala'nın çok se kökten gelir. Sevgi, Yüce Allah'ın yüreklerde var et-ven ve sevilen anlamına gelen "Vedûd" ismiyle aynimizes tiği eşsiz bir duygudur. Yakın zamana kadar birbirine yabancı olan iki insanı evlilik çatısı altında bir araya tiren ve birbirinin en yakını kılan, bu duygunun mu-cizevi gücüdür. Sevgi ilahi bir lütuftur. Evlilik birliğinin ini du tutkalı, aile binasının çimentosudur. Evliliği mecburi diğini bir beraberlik ya da zoraki bir katlanmadan farklı kı-lan sevgidir. Sevgiyle mayalanmış yuvaları Yüce Allah, cennet çiçeği çocuklarla semerelendirir çoğu zaman ve sevgiye dayalı ilişki ölümsüzleştirir evliliği ve aileyi. Resulullah Efendimiz (s.a.s.)'in uzun yıllar mutlu bir
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam