Gel
Bu kadar ısrarla çağırmadı kimse kimseyi, tamamla bu fethi, sun bana zaferimi.
Sayfa 106 - Timaş Yayınları
Alıntı
Üç KİŞİLİK ÖRGÜT Dördüncü sınıfı okutuyordum. Ders yılı sonunda bir gün koridor­da beşinci sınıf öğretmenlerinden birine rastladım. Ağlamaklıydı. "Ne ol­du, hoca?" diye sordum. "Benim öğrencilerden biri kaza geçirmiş. Hastanede." "Kötü mü durumu?" "Yok. Yakında iyileşecek." "Üzülme öyleyse," dedim. "Üzülme olur mu?" dedi. "Gitti kızın bir yılı. İki gün sonra sınavlar başlıyor; giremeyecek. Bütün dersleri 'Pekiyi'. Sınıfın en çalışkan, en zeki öğrencisiydi. Sınavlara giremeyince de sınıfta kalacak. Yazık. Önümüzdeki yıl sen okutursun artık. Sen beş yıl çalış, o yokluklar, yoksulluklar içinde pırıl pırıl bir öğ­renci ol, sonra durup dururken bir kaza geçir, tam diplomanı alacakken git­sin bir yılın! Olacak iş değildi. "Kız diplomasını alacak," dedim. "Sen bana bırak." İki gün sonra benim çocuklardan birini yakaladım, beşinci sınıf yıl sonu sınavlarının yapıldığı odanın kapısına götürdüm. "Bekle burada," dedim. İçeri girdim. Bizim öğretmen orada. Öğrenciler de. Bir başka öğret­men de, "mümeyyiz" olarak gelmiş. Yanına gittim. "Hoca," dedim, "benim işim yok. Sen git istersen. Yerine bakarım." "Hay sen çok yaşa," dedi hoca. Çekti gitti. Benim öğrenciyi sınıfa aldım. Arka sıralardan birine oturttum. Sınav kağıtları dağıtıldı. Kağıda kaza geçiren kızın adını yazdırdım. Sonra yanıtları. Yaptığım düpedüz sahtekarlıktı. Ama küçük bir kızın yaşamından pisi pisine, göz göre göre bir yıl çalınmasına da yüreğim elvermiyordu. Benim öğrenci bütün sınavlara girdi. Kaza geçiren kız da sınıfı geç­ti, mezun oldu. Beşinci sınıf öğretmeninden, benden, bir de benim öğrencimden oluşan "üç kişilik örgüt"ün "operasyon"u başarıyla tamamlanmıştı. On gün kadar sonra Müdürün, Hikmet Beyin odasında oturuyor­dum. Üstü başı perişan bir adam girdi içeri. "Müdür Bey," dedi, "bizim kızın durumu ne
Sayfa 217·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Felek ne cömert aşağılık insanlara! Han hamam,dolap değirmen,hep onlara. Kendini satmayan adama ekmek yok: Sen gel de yuf çekme böylesi dünyaya!
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Bizler Yaradan'ın yarattığı her şeyi incitmeye çekiniriz ve Tağut o kadar alçaklardadır ki, kaba secdeden daha tiz ve yüksek olan secde perdesine çıkamaz. Biz bu süretle ona 'Gel' deriz. Ama gelmedi. Zaten Yaradan'ın ilk emri 'Ol!' idi. Dünya bu emre uyup 'oldu'. İnsana ise 'Gel!' dedi. Ama gelmediler.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Sana kırılacağını dalların ergeç Bir kırık dalın olduğunu unutturacağım Hemen yanıma şöyle gel otur Yalnızlığı Tanrıya bırakalım
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Şiir
Ne âkilem ne divâne gel gör beni aşk neyledi
Şiir