Düşünce, ihtimallerin yürüyüş alanının köşesini bucağını araştıra araştıra gerisinden gelmekte olan sevdaya emin bir yol açar. Bu yürüyüşün sonu ya bir meydan muharebesi ya bir istirahattir. Sevda muharebesi pek müthiş, pek acıklıdır. İstirahatinde de emniyet aramamalıdır; emniyet hizmetleri, ne derece tedbirli ve uyanık olarak yerine getirilse de.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
Alıntı
“Geçmiş zaman süner, gelmekte olan zaman büzülür, ölüm yaklaşır. Hiçbir düşünsel hazırlık, bu deneyimle, iş ciddileştiğinde nasıl hissedeceğinizle ilgili ön almanızı sağlayamaz. Yaşlanmayı bertaraf etmeye dönük sözlerin etkileri sınırlıdır. İnsan hissettiği yaştadır, öyle mi? Öyledir ama genellikle hissettiğinden daha yaşlıdır. Duygunuz bu vakıayı değiştiremez, tam tersine: Gerçeği görmezden gelen bir yanılsamaya sebep olur. Her yanılsama kötü değildir fakat burada, fiyakalı laflar hakikate çare olmadığında, eninde sonunda sadece hayal kırıklığı büyür.”
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı
Saatlerin sizi, kaçınılmaz olan gelecek günün yorgunluğuna sürüklediği, gecenin o anı geldi. o anın gelişinin düşüncesi bile bunaltır sizi. Gelmekte olan gün, aşklarını daha da büyütecek. Beklemek gerek.
Gerçekten,kişinin nefsini ölülerden sayıp kendisini mezarlardaki insanlar arasında görmesi gerekir.Çünkü gelmekte olan her şey yakındır;uzakta olan ise hiç gelmeyecek olandır.Peygamber Efendimiz <sallallahu aleyhi ve sellem> bu hususta şöyle buyurmuştur:"Akıllı kimse, nefsini ıslah edip ölümden sonrası için hazırlanandır. "
Sayfa 14·Kitabı okuyor
AFGANİ'NİN YOLUNDA!
Cemaleddin Afgani görünüşte İslam Birliği tezini savunuyordu. Fakat muhipleri ve kendisinin politikaları Pan-Arabizm davasına hizmet veriyordu. Onun bu siyaseti İngilizlerin Osmanlı ülkesinde
ITRÎ: BİR TÜRK MUSİKÎ DEHÂSI...
(...) Itrî’ye gelince, Türk müziği gerçek bir musikî dehâsı örneğine kavuşmuştur. Takrîben 1640’ta İstanbul’da doğan Itrî, Hafız Post mektebinden yetişmiştir. __Yenikapı Mevelevîhânesi’ne
Selim Gürselgil, TÜRK MÜZİĞİNE GİRİŞ, -Türk Müziğinin Doğuşu ve Gelişmesi-, (I. Dönem, Ocak 1996, Feyyaz Aksakal imzasıyla)
Akademya Yazıları