Evrimsel anlamda gerçek sevgi iç huzur demektir.”Durgun sular derinden akar “ sözü bunu anlatmanın iyi bir yoludur.
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Arabanın penceresinden dışarıyı seyreden Galen daha önce binlerce kez sorguladığı o soruyu yine düşünmüştü. Neden böyleydi? Kendi vücudu ile ilgisi olmayan, protein, yağ, karbonhidrat ve sudan oluşan bir başka beden nasıl olur da kendisini dünyanın en mutlu adamı, en mutsuz adamı ya da dünyanın en çok acı çeken adamı gibi hissedebiliyordu? Bunun adı aşk olamazdı. Bu bir kelimeyle tanımlanamayacak kadar derin ve acı verici bir şeydi. Öyle ki insanlık tarihi bu hissi tanımlamak için çabalayan kişilerle doluydu. Platon'a göre aşk insanın kayıp olan ruh eşini bulma arzusuyken, Alman Filozof Schoupenhauer için sadece soyun devamını sağlamak için var olan tabiatın aldatmacasıydı. İnsanlığın başlangıçlarındab beri aşkı yaşamış birçok yazar onu yazdı, birçok ressam onu çizdi ve birçok müzisyen onu besteledi. Gerçek aşkla karşılaşmamış insanların ise bu ruh durumunu anlamalarına imkân yoktu. Çünkü Galen'e göre aşk ne anlatılabilir ne de tanımlanabilirdi. Kim doğuştan kör bir insana gökkuşağının renklerini ifade edebilirdi ki?
Sayfa 98
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Başkalarıyla olan ilişkide yoğunlaşma demek, dinlemeyi bilmek demektir. Çoğu insan diğerlerini gerçekten dinlemeden dinler görünür, hatta öğüt bile verir. Karşısındakinin konuşmasını ciddiye almadıkları gibi kendi konuşmalarını da ciddiye almazlar. Sonuç olarak konuşma onları yorar. Onlar yoğunlaşıp dinlediklerinde daha da yorulacakları kanısına sahiptirler. Ancak gerçek bunun tersidir. Yoğunlaşarak yapılan bir faaliyet kişiyi diri tutar (buna rağmen sonrasında doğal ve yararlı bir yorgunluk duyulur), buna karşın yogunlaşmadan yapılan faaliyet kişinin uykusunu getirir, günün sonundaysa kişinin uykusunu kaçırır.
Sayfa 133·Kitabı okuyor
Gerçek şu ki; bir tek kişiye bile olsa doğruyu rahatça söyleyebilmek için her gece dua ederek yatıyorum. Ertesi gün karşıma içtenlikli bir şekilde beni dinleyebilecek birini çıkarması için
Pek çoğumuz psikanalizi 20. yüzyıl medeniyetinin devrimsel bir buluşu olarak görür ve onu genetik bilimi ya da görelilik kuramı ile aynı yere koyarız. Diğerleri ise psikanalizin bize öğretmesi gereken gerçek dersi almaktansa onun kötüye kullanıldığının muhtemelen daha fazla farkındadır ve psikanalizi modern insanın saçmalıklarından biri olarak görür. Her iki durumda da şu gerçeği gözden kaçırıyoruz: Psikanaliz, sözüm ona ilkel halkların, muhtemelen insanlığın en eski devirlerinden beri var olan akıl hastalıklarına yönelik -önde gelen pratisyenlerimizi sıklıkla hayrete düşüren bir beceriklilikle- hep kullanmış olduğu bir yaklaşımı, yeniden keşfetmiş ve yeni terimlerle ifade etmiştir.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Psikoloji
Şamanlar ve cadılar… Batılı düşünce onları önce şarlatan, sonra Şeytan’ın hizmetkârı olarak damgaladı. Sonunda itibarlarını iade ederek şamanları insanlığın ilk hekimleri ve ilk psikoterapistleri olarak tanıdı. Cadılar ise muhtemelen tarihin ilk eğitimli ebeleri ve otacılarıydı. Şamanik şifa gerçek mi?