4. katman : “`gerçekliğin tuhaf sınırları`” (`kuantum`, `simülasyon`, `zaman`). - `kozmoloji` / `evrenin yapısı` (`fermi`, `entropi`, `büyük filtre`) - `zihin` / `algı` / `biliş` (mandela etkisi, dunning-kruger) - `mantık` / matematik sınırları (`gödel`, `zeno`) 1- `antropik ilke` – evreni “`neden böyle?`” diye değil, “`neden gözlemleyebiliyoruz?`” diye okumak gerekir. belki de evren, gözlemciyi zorunlu kıldığı için böyle görünüyor. 2- `schrödinger'in kedisi` – bir sistem gözlemlenene kadar hem ölü hem canlı olabilir. gerçeklik, bakışla “çöker”. 3- `heisenberg belirsizlik ilkesi` – bir şeyi ne kadar net ölçersen, başka bir özelliğini o kadar kaybedersin. evren “tam bilgi”ye izin vermez. 4-. “`bootstrap paradoksu`” – bir bilginin, nesnenin ya da olayın kaynağı kendi kendine döner. sebep yoktur, sadece döngü vardır. 5. “`dark forest` (`karanlık orman`) hipotezi” – evrende herkes sessizdir çünkü görünmek = yok edilmek olabilir. medeniyetler birbirini avlayan avcılardır. 6. “`kuantum ölümsüzlüğü`” – bilinç, her zaman hayatta kaldığı dalları deneyimleyerek “ölümü atlıyor” olabilir. (çok tartışmalı çoklu-evren yorumu) 7. `termodinamiğin ikinci yasası` – her sistem düzensizliğe gider. evrenin nihai kaderi: ısı ölümü ve bilgi çöküşü. 8. “`zaman oku` (`arrow of time`)” – geçmişi geçmiş yapan şey fiziksel yasalar değil, entropinin yönüdür. zamanın akışı aslında bir “asimetridir”. 9. “`gözlemci etkisi`” – gerçeklik, gözlemlendiği anda değişir. bu sadece fizik değil, bilgi felsefesidir. 10. “`bilişsel körlük paradoksu`” – zihin, kendi sınırlarını çoğu zaman kendi araçlarıyla göremez. görmediğini bile göremezsin. 11. “`bilgi evreni hipotezi`” – madde değil, bilgi temel olabilir. evren bir “hesaplama süreci” gibi çalışıyor olabilir. 12. “`holografik ilke`” – üç boyutlu
Kendimize dışarıdan bakabilseydik eğer güneşe bakmakla eş değer bir reaksiyon gösterirdik. Görme yetimizi bir anda yitirirdik ve körleşirdik. Kendimize ve travmalarımıza çok yakından ve derinden bakmaya çalıştığımızda yaşadığımız gerçeklik kaybını ve idrak edememe halini bu örnekle özdeşleştirebiliriz.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gerçeklik
“Kimseye kendimi ispatlamak, övgü toplamak ya da dikkat çekmek gibi bir derdim yok. İnsanların alkışıyla yükselip eleştirisiyle düşecek biri de değilim. Çünkü biliyorum; ne kadar doğru olursan ol, birileri mutlaka seni yaftalayacak. Bu yüzden kimsenin onayına ihtiyacım yok. Gerçek karakter, kalabalığın alkışında değil; tek başına dimdik durabilmektedir.”
1000Kitap
... bense kaçtım gerçeğimden, kayboldum...🌌
Alıntı
Hayat bu;
Yalın sandığın yalan da çıkar yılan da.
Duygu ve Düşünce
Küçüğüm
Korkuyor musun küçüğüm? Korkun nedir küçüğüm.... bir rüzgarın tenine dokunup hoşnut olduğun, bir kasırgada sığınıp kaçtığın dünya mıdır hayat. Yalınayak kaldın mi sen ? Ayakkabısız demiyorum. Yüreğinden..... Kuşun yaralı kamadını sardın mı hiç küçüğüm? Uçmak isteyipte uçamayan, hayatta kalmak için mücadele eden, son çırpınışına kadar direnen. Uçmak böyle bir şeydir. Göğün mavisine mı aşık sanıyorsun kanat çırpışındaki özlemi. Bir sevda vardır gökyüzünde... önce cilve yaparsın sonra gönlünü bırakırsın deniz suyunun kayalara çarpması gibi. Sen bir kuşun uçarken ki özgürlüğünü, biraz sonra bir avcının sapanı gelecek diye endişeyle uctuğunu mu zannediyorsun. Rüzgardan alır süruklenişini, sevgiden alır özgürlüğünü, gökyüzünden alır sabrını. Şairlere bakma küçüğüm. Onlar hep maviyle aldatır. Beyazla saflaştırır, deniz ile romantikleştirir. Benim rengimin ne olduğunu sorma, bilmelisin. Rengim sen, göğüm sen, rüzgarım sen. Senden sonraki her şey bir varsayımdan ibaret. Yattığın yatak, güzel kokulu saçlarını koyduğun yastık, gördüğün rüya... bir bahanedir sende. Göğsüne koyduğun elin, güzel gözlerinde dökülen yaşlar, hayalini kurduğun ben Ve ya Bunların var olduğunu ve seni sarıp sarmaladığımı hissettiğin an, içindeki huzurlu, mutluluğu, neşeyi.... işte bunlar benden saçlarında bıraktığım buselerin her birinin sendeki gerçeklik tutkusu. Uzandığın yatak mı huzur veriyor yoksa.... Gerçek dedikleri lüks bir villa, koca bir havuz, seninle gelecek olan bir parça dua. Geri kalanı bir başkası yaşayacak ve sen bir dua ile uğurlanacaksın. Evet küçüğüm. Kalbime öpucüğü bırakıp, "senden gitmek istemiyorum" diye haykırışın.... Işte bu da benim mezarım. SouL
Edebiyat