Şaşırtıcı derecede absürt
Puan vermedi·248 syf.··
2026 51. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:45
UBIK – “Yeni mucizevi Ubik ile evinizin yüzeylerini canlandırın; kolay uygulanan, ekstra parlak, yapışmaz plastik kaplama. Talimatlara uygun kullanıldığında tamamen zararsızdır. Sonsuz ovma zahmetinden kurtarır, mutfaktan kolayca çıkar!” Philip K. Dick gerçekten kafası çok enteresan çalışan bir yazar. Eğer bu kitap 1969 yılında yazılmamış olsaydı. Yazar Blade Runner, Matrix, Minority Report, Zaman Makinası ve Inception gibi filmlerin hikayelerini bir potada eritip bu Absürt kitabı yazmış derdim. Ubik şaşırtıcı derecede saçma ama bir o kadar da ilgi çekici. Kitap boyunca kafamız o kadar çok karışıyor ki sırf yazar bunu nasıl bağlayacak diye düşünmeye başlıyoruz ve sonunda hop; ilk Matrix filmindeki Neo’nun telefon kulübesinde finali tarzında tat bırakan bir finale ulaşıyorsunuz. Kitapta bölümlerin başında olan reklamlar çok eğlenceli geldi ama en çok hoşuma giden kitabın aslında tam olarak kırılgan gerçeklikte geçişine bağlanması ve Ubik’in her şey (belki de tanrı) olduğuna dair yapılan göndermeler olmasıydı. Yine de kim bilir… Yine de kitap içerisinde o kadar çok olay oluyor ki bu okuyucuyu yoruyor ve takibini zorlamaya başlıyor ki sanırım bu kitaptan puan kırarsam en çok bu sebeple kırarım. 8/10 #philipkdick #ubik #ithaki #bilimkurgu
UbikPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 2025414 okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:51
"Yaşanmış Esrarengiz Olaylar", yalnızca gizemli hadiseleri sıralayan bir derleme değil; insanın bilinmeyen karşısındaki merakını, korkularını ve anlam arayışını ortaya koyan dikkat çekici bir çalışma. Ergün Candan, kitabında Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşandığı iddia edilen sıra dışı olayları, tanık anlatımları ve çeşitli belgeler ışığında aktarırken, okuyucuyu kesin hükümler vermeye değil, sorgulamaya davet ediyor. Eserde asıl dikkat çeken nokta, olayların kendisinden çok insan zihninin bilinmeyene karşı geliştirdiği tavırlar. Metafizik, paranormal ve açıklanamayan psikolojik vakalar üzerinden ilerleyen anlatılar; toplumun kültürel hafızasında yer eden korkuların, inançların ve efsanelerin nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Vakalar, bilim ile inanç, akıl ile sezgi arasındaki ince çizgiyi düşündürürken, okuyucuyu da kendi gerçeklik algısıyla yüzleştiriyor. Eser, kesin cevaplar sunmaktan çok sorular üretmesi bakımından değer kazanıyor; çünkü bilinmeyene dair her anlatı, aslında insanın kendi iç dünyasına açılan bir kapıdır. Dilinin sade ve sürükleyici oluşu, olayların merak unsurunu canlı tutarken yer yer tekrar eden anlatımlar ve bazı vakalardaki kaynak sınırlılığı eleştiriye açık yönler olarak öne çıkıyor. Buna rağmen kitap, sadece esrarengiz olaylara ilgi duyanların değil, insan psikolojisini, toplumsal inanışları ve hakikat arayışını anlamak isteyenlerin de dikkatle okuyabileceği bir eser niteliği taşıyor. "Yaşanmış Esrarengiz Olaylar", görünmeyeni anlatan bir kitap olmaktan ziyade, insanın bilinmeyene bakarken aslında kendi korkularını, umutlarını ve merakını nasıl gördüğünü gösteren etkileyici bir okuma deneyim.
Şahitler ve Belgelerle Türkiye'de Yaşanmış Esrarengiz OlaylarErgun Candan · Sınır Ötesi Yayınları · 1999112 okunma
Reklam
Cinayetten Fazlası
10/10
·224 syf.··
2026 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:58
Evet arkadaşlar bir kitabın daha sonuna geldik yine şimdi inceleme yazma vakti geldi. Öncelikle kitabı okurken kendimi bir polisiye romanın içinde değil de insanların yarım kalmış hayatlarının arasında dolaşıyormuş gibi hissettim. Elbette ortada çözülmesi gereken olaylar ve cinayetler var ama kitap bittiğinde aklımda kalan şey bunlar olmadı. Daha çok karakterlerin taşıdığı yalnızlıklar, pişmanlıklar ve geçmişlerinden kurtulamamaları kaldı. Polisiye romanlarda genellikle merak duygusu ön planda olur. Bu kitapta ise merak kadar insan hikâyeleri de dikkat çekiyor. Ahmet Ümit'in en sevdiğim yönlerinden biri bu zaten. Karakterlerini sadece bir olayın parçası olarak bırakmıyor. Her birinin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir yarası var. Bu yüzden bazı karakterlerle birkaç sayfa geçirmiş olsanız bile onları unutmuyorsunuz. Kitap boyunca beni düşündüren şeylerden biri de aşkın ele alınış biçimi oldu. Buradaki aşk, insanı mutlu eden masum bir duygu gibi değil. Daha çok geçmişten çıkıp gelen, insanın peşini bırakmayan bir hatıra gibi duruyor. Bazen bir özlem, bazen bir yara, bazen de insanın bütün hayatını etkileyen bir yük hâline geliyor. Kitabın adının neden Aşkımız Eski Bir Roman olduğunu okudukça daha iyi anladım. Romanın atmosferini de çok sevdim. Özellikle İstanbul'un sokakları ve arka planda duran şehir hissi hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Şehir bazen olayların geçtiği bir mekân olmaktan çıkıp romanın karakterlerinden biri hâline geliyor. Kitaba dair tek eleştirim, bazı bölümlerde olayların çözümünün beklediğimden daha hızlı ilerlemesi oldu. Karakterlerin iç dünyasına gösterilen özenin bir kısmını final bölümünde de görmek isterdim. Ancak bu durum romanın genel etkisini azaltmıyor ve bu durum hikâyeden kopmama neden olmadı. Kitabı bitirdiğimde katilin kim olduğundan çok
İnceleme
Aşkımız Eski Bir RomanAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202331,4bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 476. kitabı
Hasan Ali Toptaş'ın Gölgesizler eseri, köy hayatının ve taşra atmosferinin gerçeklik ile hayal gücü arasındaki o tekinsiz sınırda anlatıldığı postmodern bir başyapıttır. Köyde aniden kaybolan insanların gizemi üzerinden ilerleyen hikaye, masalsı bir dille zamanın ve mekanın sınırlarını zorlayarak okuru derin bir sorgulamaya iter. Toptaş, olayları değil, olayların yarattığı belirsizlikleri ve insanların kendi iç dünyalarındaki derin boşlukları incelikli bir şekilde işler. Hem bir polisiye kurgusunu andıran yapısı hem de felsefi derinliği ile okuyucuyu sürekli tetikte tutan, Türk edebiyatının en özgün ve büyüleyici metinlerinden biridir.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
8/10
·344 syf.··
2026 49. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:50
Yirminci Yüzyıl Hayaletleri; konunun içine çeken etkileyici anlatımı, merak ve gizem unsurlarını barındıran öyküleri, neyin gerçeklik neyin rüya, neyin zihnin ürünü olduğuna dair sorgulamaları, paranormal, fantastik ve bilimkurgu ögeleriyle beğendiğim bir kitap oldu. On altı öyküden oluşan kitapta; etkileyici ve sarsıcı hikâyelerden rahatsız eden, anlamı tam olarak yerine oturmayan anlatılara kadar farklı türlerde öyküler yer alıyor. Bir korku hikâyesinin tekinsizliğiyle gerçek hayatta karşılaşan bir editör, öldüğü sinema salonundan ayrılmayan bir hayalet, zorbalığa uğrayan bir çocuğun dev bir böceğe dönüşmesi, farklı formlara sahip insanlar, tuhaf cinayetler, gerçeklik algısının sarsıldığı olaylar, belirsizliğe sürüklenen yaşamlar, karton kolilerin içinden ulaşılan gizemli dünyalar ve ölülerin yazdığı hikâyeler Joe Hill'in etkileyici anlatımıyla bir araya geliyor. En sevdiğim öyküler; En İyi Yeni Korku: Dergi editörü Edward Carroll'ın, kendisine gönderilen rahatsız edici ve sarsıcı Düğme Çocuk öyküsünün yazarının peşine düşmesini ve kendini tekinsiz olayların içinde bulmasını konu alıyor. 20. Yüzyıl Hayaleti: Rosebud Sineması'nda istediği kişilere görünen bir kadın hayaletin hikâyesi, sinema sahibi Alec Sheldon'ın anıları aracılığıyla aktarılıyor. Pop Art: Genetik bir sorun nedeniyle şişme oyuncak görünümünde yaşayan, sürekli zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya olan Arthur Rothe'nin hikâyesi, tek arkadaşının gözünden anlatılıyor. Çekirgenin Şarkısını Duyacaksın: Okula gitmek için uyanan Francis'in kendisini dev bir çekirgeye dönüşmüş halde bulmasını anlatan, son derece rahatsız edici ve mide kaldıran bir öykü. Abraham'ın Oğulları: Sert ve zalim bir baba olan Abraham Van Helsing'in mesleği ile oğullarına karşı tutumu arasındaki sırları ortaya çıkarıyor. Siyah
20. Yüzyıl HayaletleriJoe Hill · İthaki Yayınları · 20265 okunma
Kitap Yorum
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:20
Merhaba Arkadaşlar, bugün sizlere bende gerilim ve gizem hissini uzun süre bırakan bir kitapla geldim. Bu kitap; sırlar, ihanetler ve geçmişin karanlık yüzüyle örülü, psikolojik gerilim tarafı güçlü bir roman. Okurken sürekli "Acaba Gerçek Ne?" diye düşündüren, merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan bir hikayeydi benim için. Mert'in şüpheli ölümüyle ilgili başlayan olaylar, Sara'nın yıllar sonra gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmasıyla daha da karanlık bir hal alıyor ve ortaya çıkan sırlar herkesi geri dönülmez bir hesaplaşmanın içine sürüklüyor. Küçük bir köy evinde geçen olayların yarattığı kasvetli atmosfer ise hikayeyi çok daha etkileyici hale getiriyor. Ben en çok kitabın kasvetli atmosferini, karakterlerin duygularını okuyucuya geçirebilmesini ve ters köşe detaylarını sevdim. Bazı sahneler gerçekten şaşırtıcıydı ve kitabın havasını çok başarılı buldum. Bu güzel kitap için sevgili yazarımız @niluferall 'a teşekkür ederim. Kalemine ve yüreğine sağlık.
1000Kitap
Av KapanıNilüfer Al · Doğan Solibri Yayınları · 20263 okunma
Reklam
Reklam