Güçlü Bir Başlangıç, Eksik Kalan Bir Son
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Birinci bölüm efsaneydi. Annelerin kızlarını kartellerin elinden kurtarmak için başvurduğu çaresiz ama onurlu yöntemler, Clement'in dili, Rita… Hepsini içime çektim. İkinci ve üçüncü bölümlerde Paula'nın hikâyesinin devam etmesini, kaçırıldıktan sonra neler yaşadığını görmek isterdim. Ladydi'nin anlatısına geçiş beni biraz koparttı o büyüden. Gerçek bir olaydan uyarlandığı için o gerçeklik hissi çok değerliydi; ikinci yarıda onu biraz kaybettim. Ama Rita için tek başına okunmaya değer. O karakteri bir daha kolay kolay bulamazsınız. Kadınlar Ormanı Jennifer Clement
Duygu ve Düşünce
Kadınlar OrmanıJennifer Clement · ‎ Siren Yayınları · 20254 okunma
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:00
Badiou, etiğin tekil ve evrensel olduğu yaygın kanaat ve teorileri reddeder. Tekil ve evrenselliğe dayanan, "Bir"i meydana getiren etik, Kötü üzerinden İyi'yi kuracaktır. Örneğin, siyasette etik, Nazi'lerin olumsuzlaması üzerinden ilkelerini ortaya koyar. Yahut, İnsan Hakları, "kurban" insan figürünün azaplarını baz alarak yasaklar getirir ve ardından İyi'yi kurar. Badiou ise hakikatler etiğini önerir. Hakikatler etiği, çoklu hakikatlerin her birinin kendi içinde öncelikle İyi'yi meydana getirmesidir. Badiou, hakikati meydana getiren şeyin "olay" olduğunu söyler. Bir "olay"ın insanı çağırması ile insan o güne kadarki cesedinden sıyrılır ve olayın çağrısına kulak vererek onun oluşturduğu hakikat sonsuzluğunda sürüklenmeye karar verir. Antigone'nin, erkek kardeşi ölüp "hain" ilan edilince Kral Kreon'a karşı başkaldırısı bu sürüklenmenin güzel bir örneğidir. "Olay" burada öldürülme ya da hain ilan edilme değildir, kardeşinin onurudur ve bu onur Antigone'yi çağırmıştır. Hakikat oluşumu ise hain ilan edilmiş kardeşinin, "hain" sıfatının ötesinde toplumun bastırdığı gerçekliğidir. Hakikat bu gerçeklik içinde sonsuza dek büyür, bu hakikate iştirak edecek insan ise bu hakikatin içinde "sürüklenerek" ve bu sürüklenmeye "sadakat" duyarak özneleşir. Aşk da bu çoklu hakikatlerden birisidir. Aşık olmamız, bir "olay"dır, bakışımız ile olay bizi çağırır ve hakikatin kapısı bize açılır. Etik, ancak bu hakikatlerin sadakati etrafında hakikatlerin farklı farklı gerçekliklerinde ortaya çıkabilir. Badiou'nun hakikat düsturu "Devam et!"tir. Hakikate sadakat, arzudan vazgeçmeden devam etme ile oluşur. Buradaki arzu, Lacancı bir arzuya tekabül eder. Lacancı arzu hiç de insana zevk veren, onun mutluluğunu umursayan bir fenomen değildir. O, Sokrates'in kendisini ölüme kadar götürdüğü
Felsefe
EtikAlain Badiou · Metis Yayınları · 2019144 okunma
Reklam
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:12
Merhaba kitap dostlarım Bugün buraya, gece yarısı saat 03:47 'de son sayfasını kapatıp odadaki sessizlikle baş başa kaldığım, içimdeki o tekinsiz huzursuzluğu üzerimden atamadığım bir kitapla geldim. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kitapta öyle altını çizip paylaşabileceğim pek alıntı bulamadım. Ruth Ware ’in Mükemmel Çift’i. Eğer bu kitaba sadece bir cinayet çözme hevesiyle başlarsanız yanılırsınız. Evet, ters köşeleri var, temposu sizi durdurmuyor ama Mükemmel Çift’in asıl başarısı güvensizlik duygusunu okurun içine bir virüs gibi yayması Kitap bittiğinde arkama yaslanıp şunu düşündüm, İnsan en çok kendinden korkmalı. Çünkü o ölümcül oyunun içine düştüğümüzde, hayatta kalmak ya da ihanet etmek arasında kalırsak hangimizi seçeceğimiz tam bir muamma İnsan ilişkilerinin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu, hayatta kalma dürtüsü devreye girdiğinde en kutsal bağların bile nasıl birer birer çatırdadığını izlemek dehşet vericiydi Okurken kendimi sürekli bir paranoyanın içinde buldum Tam Tamam, bu kesin masum dediğim karakterin arkasından öyle bir pislik çıktı ki, bir noktadan sonra kitaptaki hiç kimseye, hatta anlatıcının kendisine bile güvenemez oldum. Ruth Ware okuru manipüle etme konusunda gerçekten bir usta kaleminize sağlık Gizem ve gerilim türünün hakkını sonuna kadar veriyor, şiddetle tavsiyemdir keyifli okumalar ​"Bazen hayatta kalmanın tek yolu, en çok güvendiğin insanın elini ilk bırakan olmaktır." Ruth Ware Mükemmel Çift
Duygu ve Düşünce
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202659 okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 08:09
Sarah Pinborough’dan okuduğum üçüncü kitap Uyku Yok oldu. Kurgu konusunda yine beni hayran bıraktı. Gerilimi adım adım yükselten, okuru sürekli diken üstünde tutan bir roman. İlk kitabının filme uyarlanmasının ardından bunun da bir gün beyaz perdeye taşınmasına hiç şaşırmam. Kitabın en güçlü yanı ise ters köşesi. Ancak bu, sırf okuru şaşırtmak için yapılmış yapay bir sürpriz değil. Her ayrıntı büyük bir titizlikle hazırlanmış. Yazar sizi ustalıkla başka ihtimallerin peşinden sürüklerken içinizde hep bir tuhaflık hissi bırakıyor. Bir şeylerin yerli yerine oturmadığını anlıyorsunuz ama gerçeğe ulaşamıyorsunuz. Ancak yazar izin verdiği anda parçalar yavaş yavaş birleşmeye başlıyor. O ana kadar anlam veremediğiniz tek bir ayrıntı bile sonunda yerini buluyor ve “İşte buraya bu yüzden konmuş.” diyorsunuz. Romanın ilk bölümleri, karakterleri ve olay örgüsünü tanımaya çalışırken doğal olarak biraz yavaş ilerliyor. Fakat kurgu rayına oturduğu anda tempo birden yükseliyor. O noktadan sonra herkesten şüphe etmeye başlıyor, sayfaları hızla çeviriyorsunuz. Çeviri ise kötü değil ama daha özenli olsaydı kitabın etkisini daha da artırabilirdi. Yine de bu durum okuma keyfimi gölgelemedi. Sarah Pinborough’un önceki kitaplarını sevmiştim; Uyku Yok da bu çizgiyi bozmadı. Güçlü kurgusu, ustaca hazırlanmış ters köşesi ve yüksek gerilimiyle türü sevenlerin rahatlıkla okuyabileceği başarılı bir roman.
Uyku YokSarah Pinborough · Yabancı Yayınları · 202683 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
“Yağmur denizde sefalet oluyor değil mi ?” Bir sarrafın mücevherleri işlediği , bir bestekarın notalarla raks ettiği gibi romanını dahi şiirsel nakışlarla işleyerek yazan Tanpınar , adeta kelimelerle zamanı durdurmayı başarmış bir sanatkardır. XXyy ,coğrafyamızda çalkantılı ve devrimli günlerdi işte bu dönemde yaşamış olan değerli kalem, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ki siyasi , kültürel değişimler ile doğu batı arasında ki sancılı sürece bizzat şahit olarak , bunları sadece eserlerinde yazmakla kalmayarak adeta kelimelerle, geçmiş ile geleceği cümlelerde buluşturmuştur. Bu kıymete değer eserlerinden bir tanesini de biz şanslı okuyucular Mayıs ayında okuyarak ,analiz tahlil ederek bir nebze de olsa edebiyatımızın hafızasını kendi perspektifimizle görme şansına eriştik. Ben de naçizane kendi paradigmam ve yorumumla bir şeyler söylemek istiyorum. Elbetteki Yaz Yağmuru kitabını tek bir edebiyat çerçevesinde ele alamam çünkü kültürel birikimi ve çok yönlü bir yazar olması nedeniyle ( yazar,şair,denemeyazarı,siyasetçi,akademisyen vs.) kaleminden çıkan şaheser ,bir çok perspektiften açıklanmaya değer. Edebi metin özelliğiyle şiirsel ,estetik açıdan bir cerrahın titizliğiyle kaleme alınmış her bir hikaye hem gözleri hem de ruhu doyurmakta böylelikle onun eserlerinin sadece okunmadığını hissedildiğine de şahit oluruz . Türkçeye kattığı senfoni tadında ki kelimelerin bezenmesi, düşünce dünyamıza bıraktığı izlerle eşine az rastlanan ,dimağlarımızda tat bırakmış Türk edebiyatının en zarif ve en derin sanatkarlarından biridir dersek mübalağ etmiş olmayız değil mi ? ( Burada kendimi Bridgerton’ da ki lady Whistledown gibi hissettim ) Yine tarihi bilgisi ve bilinci bunun yanında kendisinin de yaşanan değişim ve dönüşüme tanık olması neticesinde eserlerine
Yaz YağmuruAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2023466 okunma
Baya gerçek olayları konu alan bir seri
9/10
·679 syf.··
2026 6. kitabı
Bu kitabı okurken kitaptaki şeyleri yapay zekaya sorun çünkü göreceksiniz ki o mükemmel ütopya İsveç hiç de öyle bir yer değilmiş. Arkadaşıma anlattım İsveçte de mi Müge Anlı olayları oluyormuş dedi. Yemin ediyorum öyle. Yazarın yazdığı şeylerin %60ı gerçeklik payı içeriyor yani. Kesinlikle ilk kitaptan çok daha iyiydi. Çünkü Lisbethin geçmişini görüyoruz. Benim çok sevdiğim bir karakter kendisi. Mikaelle olan ilişkisini de seviyorum. İlk kitapta Lisbeth onu kurtarıyordu bu sefer de Mikeal Lisbethi kurtarıyor. Polislerin de bi b yaradığı yoktu valla. Hiç sevmedim o salak polisleri.
Ateşle Oynayan KızStieg Larsson · Pegasus Yayınları · 20187,2bin okunma
Reklam
Reklam