“28 yaşına dek başarılı olamazsa, sonrasında artık kendi başının çaresine bakmak durumunda kalacaktı. Eğer üvey annesi onun yanında yer almamış olsaydı, Sumire büyük olasılıkla beş parasız kalacak ve gerektiği kadar toplumsal bilinç ve denge hissine sahip olmadan, bu gerçeklik denen, mizah duygusundan yoksun ve ıssız topraklara atılacaktı. Sonuçta yeryüzü sırf insanları güldürmek, onları eğlendirmek için güneşin çevresinde dönüyor değildi.”
Alıntı
Şükretmek için verilmiş gibi...
❝ Yalan söylemeyen bir ayna gibiydi o; bana olan ilgisi gerçekti; aşkı gerçekti. En büyük erdemi buydu işte: Değişmez bir gerçeklik...❞
Sayfa 554 - Başlık İbrahim Tenekeci'ye aittir·Kitabı okuyor
Roman
Reklam
Dönüşüm, adım adım gerçekleşen bir süreç. Kısa yol masalları, zihne ait arayışlar ve hayali buluşlardır. Yol tektir. Ya yoldasındır ya da kayıp. Yola girmek, yolda adım atmak bir 'an'da olur, her an mümkündür. Yol, gerçeği seçmeyi ve her an yeniden seçmeyi içerir. Her gün bir adım, bir adım daha, bir hikâyeden daha özgürleşerek, kendine zarar verdiğin her bir düşünceyi, inancı, alışkanlığı daha sorgulayarak, bırakarak, bir adım daha kendine yaklaşarak, bir kez daha tepki değil, etki olmayı seçerek, olumsuz hissettiğin her an, yeniden merkeze yani eve gelerek ilerleyeceğin bir yolda yürümektir. Yolu yürümektir muhteşem olan, çünkü her adımda gerçeğini, gerçekten yaşamamı benzersizliğini, kıymetini biraz daha idrak edersin. İnanmış olduğun her bir hikâyeyi daha bıraktıkça, daha da hafifleyerek yürüyebilmenin keyfini fark edersin. Adımların dans adımlarına dönüşür giderek. Varoluşun eşsiz senfonisinde hem çalan hem dinleyen hem dans eden olabilmenin keşfidir bu. "Her Şey Ben" dansında, aslında hep kendi merkezinde döndüğünü ve hep kendi merkezine ilerlediğini fark ediştir. Bir kez buldun mu yolu, bir kez gerçekten yürümeye başladın mı, bir kez katıldın mı bu varoluş dansına, vazgeçemezsin. Aşk bulmuştur seni, sen aşkı... Her nefeste yeniden, yeniden aşkı solumak ve daha çok aşk olmak için, her an yeniden gerçeği seçersin...
Sayfa 408·Kitabı okudu
"Gerçekler her zaman biraz kabadır."
Romanın Özünden Bir Gerçeklik
Victor Hugo, isimsiz mahkûmun iç hesaplaşması ve toplumun "adalet" adı altında meşrulaştırdığı cinayet üzerine şu sarsıcı felsefi tespiti yapar: "Gözlerinizi kapatıp adaleti sağladığınızı sanıyorsunuz. Oysa bir hayatı yok etmekle suçu yok etmiyorsunuz; sadece yaşayan bir varlığı, geri dönüşü olmayan bir karanlığa gömüyorsunuz ve bu karanlığın gölgesi er ya da geç tüm toplumu sarıyor."
Kitabın Özünden Bir Gerçeklik
Zahariades, insanların suçluluk duygusundan sıyrılarak kendi hayatlarının mimarı olabilmeleri için şu sarsıcı tespiti yapar: "Zamanınız ve enerjiniz sınırlıdır. Eğer siz kendi sınırlarınızı belirlemezseniz, başkaları sizin adınıza o sınırları memnuniyetle ihlal edecektir. Kendi 'evet'lerinize değer kazandırmanın tek yolu, gerektiğinde 'hayır' diyebilme cesaretini göstermektir."
Reklam
Reklam