Gerisi Hep Yalan, insanın kendine bile tam dürüst olamadığı anları anlatıyor. Oldukça kısa öykülerden oluşan bir kitap fakat hatırladıklarımızla değil, hatırlamayı seçtiklerimizle ilgileniyor. Kısa ve sert cümleler var. Ali Lidar geçmişe bakarken gerçeği değil, katlanabildiğimiz kısmını yazmış bize.
Yazarın dili yalın ama cümleleri hiç hafif değil. Kısa cümlelerle ağır duygular taşıyor. Okurken sık sık durup bir cümlenin sende bıraktığı hissi düşünüyorsun. Bazı satırlar tanıdık geliyor, bazıları rahatsız ediyor. Çünkü insanın kendine söylediği yalanları hatırlatıyor.
Kitapta herkes biraz eksik, biraz geç kalmış, biraz susmuş. Belki de bu yüzden samimi. Çünkü gerçek hayat da böyle zaten. Büyük hesaplaşmalarla değil, küçük kaçışlarla dolu.
Baştan sona bir hikâye anlatmıyor; daha çok bir ruh hâlini sürdürüyor. Böyle soğuk, katı, umutsuz bir ruh hali.. Tekrar okuyacak olsam birbirinden bağımsız bu kısa öyküleri peş peşe değil aralıklı okurdum.
Akılda kalanlar:
"İnsan bazen kaybeder. Birini, bir şeyi ya da kendini."
"İnsan kırık dökük bir şeyi tam sanmaya ne kadar meyilli, söz konusu kendisi olduğunda gerçeği anlamaya nasıl da dirençli."
"Bazen insanı en çok yaralayan şey en çok sarıldığı şey olur."