Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 23:52
Mumlar Sonuna Kadar Yanar Sándor Márai (1900 - 1989) Macar Yazar. Son zamanlarda okuduğum kitaplar konusunda şanslıyım. Etkileyici, akılda kalıcı güzel hikayeler hepsi. Bazen yazarlar kitabın sonunu ve olanı biteni yoruma açık bırakırlar. Söyleyeceğini söyler gerisi sende der okuruna. "Mumlar Sonuna Kadar Yanar" da benim için böyle bir eser oldu. Henrik 75 yaşında, birlikte yaşadığı dadısı Nini ise 91 yaşında. Uzun zaman önce de eşi Krisztina'yı kaybetmiş. 40 yıl sonra dostu Konrad'ın akşam yemeğinde onlarla birlikte olacağını öğrenen Henrik bir yüzleşmeye hazırlanmaktadır. Hesaplaşma zamanı geldiğinde her ne kadar Konrad'ın soruları cevapsız bırakması aklımıza "sükut ikrardan gelir" sözünü getirse de bu suskunluk, suçlamaları kabul etmekten miydi değil miydi bilmiyoruz. İki dostun karşılaşmaları ve konuşmaları boyunca yanan mum metaforu da bana göre tükenen zamanı temsil ediyordu. Henrik onca yıl cevabını bilmediği soruları sormak için ne kadar da uzun süre beklemiş. Gençlik yıllarında kurdukları dostluk, Konrad'ın aniden ortadan kaybolmasıyla sekteye uğruyor ve iki yaşlı adamın buluşması Henrik açısından düğümü çözeceğine bence daha da bilinmez hale getiriyor. Ama biz okurlar ilk başlarda hiç bilmediğimiz, tanık olmadığımiz olaylara, ikisi arasındaki diyalog sayesinde her şey olup bittikten sonra şahit oluyoruz. Dostluğun ve susmanın kitabıydı biraz da "Mumlar Sonuna Kadar Yanar" Genç Henrik ve genç Konrad arasında kardeşten öte bir dostluk vardı. Ama aristokrat bir aileye sahip olan Henrik babasının ilk uyarısını belki de dikkate almalıydı. İki genç arasında sınıfsal bir farklılık da vardı. Konrad'ın kaçışında, gelişen olaylar sonunda bunun da etkisi olmuştu mutlaka. Kitabın sonuna geldiğimde Henrik'in, hayatının uzun bir döneminde ağır bir bilinmezle
Edebiyat
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Normal değiliz, sadece alışmışız...
9/10
·183 syf.··
2025 19. kitabı
Engin Geçtan İnsan Olmak ’ta kimseyi pohpohlamıyor, “sen özelsin” falan demiyor. Tam tersine, insanın kendine attığı kazıkları tek tek gösteriyor. Normal diye yaşadığımız şeylerin çoğu alışkanlık, korku ve başkalarının beklentisi. Kitabı okurken sürekli şunu düşündüm: “Ben bunu niye böyle yaşıyorum?” Cevap hoş değil ama gerçek. Çünkü çoğu zaman mesele mutsuz olmak değil, konfor alanından çıkmaya cesaret edememek. Bu kitap çözüm dağıtmıyor, reçete yazmıyor. Aynayı koyuyor, ışığı yakıyor, gerisi sende. Bitirdiğimde içim ferahlamadı ama "farkına vardım." Bazen insanın ihtiyacı olan şey de bu zaten; iyi hissetmek değil, uyanmak.
Edebiyat
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·96 syf.·
2025 6. kitabı
Gerisi Hep Yalan, insanın kendine bile tam dürüst olamadığı anları anlatıyor. Oldukça kısa öykülerden oluşan bir kitap fakat hatırladıklarımızla değil, hatırlamayı seçtiklerimizle ilgileniyor. Kısa ve sert cümleler var. Ali Lidar geçmişe bakarken gerçeği değil, katlanabildiğimiz kısmını yazmış bize. Yazarın dili yalın ama cümleleri hiç hafif değil. Kısa cümlelerle ağır duygular taşıyor. Okurken sık sık durup bir cümlenin sende bıraktığı hissi düşünüyorsun. Bazı satırlar tanıdık geliyor, bazıları rahatsız ediyor. Çünkü insanın kendine söylediği yalanları hatırlatıyor. Kitapta herkes biraz eksik, biraz geç kalmış, biraz susmuş. Belki de bu yüzden samimi. Çünkü gerçek hayat da böyle zaten. Büyük hesaplaşmalarla değil, küçük kaçışlarla dolu. Baştan sona bir hikâye anlatmıyor; daha çok bir ruh hâlini sürdürüyor. Böyle soğuk, katı, umutsuz bir ruh hali.. Tekrar okuyacak olsam birbirinden bağımsız bu kısa öyküleri peş peşe değil aralıklı okurdum. Akılda kalanlar: "İnsan bazen kaybeder. Birini, bir şeyi ya da kendini." "İnsan kırık dökük bir şeyi tam sanmaya ne kadar meyilli, söz konusu kendisi olduğunda gerçeği anlamaya nasıl da dirençli." "Bazen insanı en çok yaralayan şey en çok sarıldığı şey olur."
1000Kitap
Gerisi Hep YalanAli Lidar · Sakin Kitap · 202550 okunma
8/10
·164 syf.··
2025 179. kitabı
Para Sende #okudumbitti “Para Sende” beni hem şaşırttı hem de düşündürdü diyebilirim. Açıkçası ilk başta “para enerjisi”, “bolluk bilinci” gibi kavramlara mesafeli yaklaşmıştım ama Reyhan İldaş’ın sade, içten ve deneyim dolu anlatımı beni hemen içine çekti. Bu kitap sadece “daha çok para kazanmak” üzerine değil; parayla kurduğumuz duygusal ve enerjik bağları fark etmek üzerine bir farkındalık yolculuğu aslında. Yazar, paranın sadece bir araç olmadığını, bilinçaltımızdaki inançlarla nasıl yönlendiğini çok güzel anlatmış. Kendi yaşamından verdiği örnekler, meditasyon önerileri, küçük ritüeller ve olumlamalar okurken uygulamaya teşvik ediyor. Ben okudukça kendi hayatımda da bazı farkındalıklar yaşamaya başladım. “Gerçekten parayı hak ettiğime inanıyor muyum?” sorusu, kitabı bitirdikten sonra bile aklımdan çıkmadı. En çok ilgimi çeken bölümlerden biri, aile bağlarımızın ve geçmiş deneyimlerin maddi bolluğu nasıl etkilediğine dair anlatılanlardı. “Anne bolluğu, baba bereketi temsil eder” cümlesi benim için dönüm noktası oldu. Bu kitapta sadece bilgi değil, içsel bir dönüşüm çağrısı var. Kısacası “Para Sende” benim için klasik bir kişisel gelişim kitabından çok daha fazlası oldu. Parayı değil, kendini anlamaya giden bir kapı. İçten, ilham verici ve gerçekten fark yaratan bir okuma deneyimiydi. “Sadece hayal edin, gerisi gelecektir. Sahip olduklarınıza şükrederken, daha fazlasını istemekten çekinmeyin.” @thetahealingbyreyhanildas @monakitap Gizem Nur Topal Serpil Meriç Seher Koyunlu #kitap41 #ParaSende #Reyhanİldaş #kişiselgelişim #bollukvebereket #kitaptavsiyesi #farkındalık #kitapönerisi #okumakayrıcalıktır #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri
Para SendeReyhan İldaş · Mona Yayınevi · 202433 okunma
SONER YALÇIN - EFENDİ: BEYAZ TÜRKLERİN BÜYÜK SIRRI
8/10
·640 syf.··
2025 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 00:00
Efendi, okuduğum sıradan bir kitap değil. Adeta zihnimde bir kapı açtı. Belgelerle örülmüş her sayfa beni durup düşünmeye, yeniden okumaya ve sorgulamaya itti. Özellikle Osmanlı’nın son dönemine, İzmir’in siyasal kimliğine dair bilmediğim detaylarla karşılaşmak, ezberlerimi zorladı. Soner Yalçın’ın üslubu tam bir gazeteci refleksi taşıyor. Ucu açık bırakılan cümleler, yönlendirme yapmaktan kaçınan bir anlatım… Ama o belgeyi koyuyor, sonra da “gerisi sende” diyor sanki. Bu tarzını daha önce Hiram Abbas üzerine yaptığım okumalarda da hissetmiştim ve burada da yine aynı iz bıraktı. Kitap boyunca tek bir duygu hâkimdi bende: Öğrenmem gereken daha çok şey var. Her belge, her isim, her dönem beni yeni bir araştırma isteğine sürükledi. Efendi’yi, Türkiye’nin bugün geldiği siyasal yapının geçmişini ve perde arkasını merak eden herkese öneririm. Fakat tarafsız bir zihinle okunmalı; aksi hâlde kitabın gösterdiği derinlik kolayca gözden kaçabilir. Bu kitap bitti ama benim için bir başlangıç oldu. Şimdi önümde uzanan yeni sorular, yeni okuma listeleri ve daha da derinleşen bir merak var. Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı Soner Yalçın 1000Kitap
1000Kitap
Efendi: Beyaz Türklerin Büyük SırrıSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20162,710 okunma
Ne Sen Ne De Ben Kahramanız Dostum Burada Herkes Kötü
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 88. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2025 10:51
Çok güzel bir kitaptı ya! Vahşi 'yi okuduğuma ne kadar memnun olduğumu kelimelerle anlatamam tam Rs'nin eşiğinden beni çekip çıkardı ve o olmasa halim ne olurdu bilemiyorum. Ayrıca kendisi Victoria Schwab (V.E. Schwab) 'tan okuduğum ilk kitap olur ve yazarın kalemini de çok sevdiğimi itiraf etmeliyim. Vahşi oldukça popüler bir kitap ve son dönemde de adından sıkça bahsettirdi. Bilirsiniz bu gibi aşırı konuşulan eserler ya gerçektende iyidir ya da insanlar tarafından aşırı dercede şişirilmiştir. Benim fikrim sizi ne derece etkiler emin değilim fakat bana kalırsa bu kitap gerçekten de gördüğü ilgiyi hak ediyordu. Uzun zamandır bu kadar büyük bir keyif alarak okuduğum ilk romandı kendisi. Şimdi biraz da kitabın kendisinden; konusundan, karakterlerinden ve benim hakkındaki kişisel görüşlerimden bahsetmek istiyorum. İlk baş konusu : Şöyle bir evren düşünün bir insan ölüme yakın bir deneyim geçirdiği zaman (yani ölüpte akabinde yeniden hayata dönmüşse) o an yaşadığı travma, bireyin kendi kişiliği, iradesi ve son anında düşündüğü şeyler birleşerek onun kendine has bir özellik kazanmasını sağlıyor. Bu gücü insanlara kimin bahşettiği ise meçhul, belki tanrı belki de iblis insanlara süper güç veriyordur kim bilir. Böyle bir durumun mümkün olduğunu ve DÜ'lerin (süper güç sahibi insanların ortak adı DoğaÜstü'dür) varolabileceğini keşfeden Eliot Cardale ise üniversite tez görevi için tam olarak bu konuyu seçer. Eli ve oda arkadaşı Victor Vale zamanla bu tez üzerinde birlikte çalışmaya başlar ve kısa sürede de DÜ yaratmanın mümkün olduğunu keşfederler, ilk denekleri ise tabii ki de kendileridir. Kısacası herşeyin başlangıcı bu şekildeydi. Konusunun yanında kitabın karakterleri de çok ilgi çekici. Öncelikle bunu herkes söylüyor o yüzden duymaktan sıkılmışsınızdır belki ama Vahşi 'deki
1000Kitap
VahşiVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus · 2018616 okunma