Bugün benim günüm değilmiş!” Bunu diyebilenin talihi yaver gitmiş demektir: Zira birçok insanın kö­tü günü bir günden fazla sürer. En büyük mutsuzluğu ya­şamak onların payına düşer ve bunu kendileri seçmemişlerdir. İnsanları sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırmış bir çağda yaşamak, bu durumu iyice ağırlaştırır. İlan pano­ları “Mutluluk!” diye bağırır. Reklam spotlarından “Böyle mutlu olursunuz!” kıvılcımları çakar. Broşürler “Daha fazla mutluluk!” vaat eder. Gezi düzenleyen kuruluşlardan “Mut­lu olma garantisi”yle yer ayırtabilirsiniz. “Direksiyonu mut­luluğa kırmanın yolları” başlığı atan gazeteler, çok geçme­den hayretle sorarlar: “Niçin daha mutlu değiliz?” Yanlış anlamayın: Sadece hayatta kalmak ve ödevlerin ifa­sı değil de mutluluk olabiliyorsa insanın meselesi, bu büyük bir kazanmadır. Peki ama ya mutluluğun kendisi ödev hali­ ne geldiyse? Mutluluk normatif bir anlam kazanmış bulunu­yor, yeni bir norm nakşediyor insanın alnına: Mutlu olmak zorundasın, yoksa hayatın yaşamaya değmez
İnsanların hayatını kolaylaştıran her şey onda büyüyordu: evler,küçük kafeler, gezi yolları üzerindeki ağaçlar.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Rahmetli Kudüs Şairi Nuri Pakdil Üstadın 42 Eseri
Batı Notları (gezi-izlenim), 1972 Biat-1 (deneme), 1973 Umut (oyun), 1974 Harikalar Tablosu (çeviri), 1974 Ay Operası (çeviri), 1975 Biat-II (deneme), 1977 Biat-III (deneme), 1982 Bağlanma (deneme), 1979 Put Yapımevleri (oyun), 1980 Bir Yazarın Notları-I (deneme), 1980 Bir Yazarın Notları-II (deneme), 1981 Kasırganın Çatırtıları (çeviri), 1982 Bir Yazarın Notları-III (deneme), 1982 Bir Yazarın Notları-IV (deneme), 1982 Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş (oyun), 1982
İstanbullunun sırtına bineriz, gezdirir, gezi kantinde biterdi. Ya kola, ya çikolata artık. Kutlanıyor, abi, insan inanamıyor bittiğine, 400'lerden 300'lerden sonra... Ben, "şafak 45" diyordum, izne geldim, mükafat. Ne başarmıştım? Kelle. Bir arkadaşımla beraber kelle aldık. Bizim aldığımız tescilli olduğu için mükâfat verdiler. Böyle üç-dört sefer aldık. Mevzideydik, gece görüşte kontrol ediyorduk, gördük. Üç kişilerdi, görünce yapacak tek şey var, ateş etmek. Ateş etmezsen başka bir gün, belki o seni vurur. Terörist değil, normal bir köylü dahi olsa gecenin karanlığında ateş et-mek zorundayız. Kimin geçtiğini bilmiyoruz. Allaha çok şükür, hiç köylü vurmadık..
Sayfa 161 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
Hiç gitmediğiniz bir muhitte gezin. Yaşadığınız şehirde turist olun.Bir tatil gününde,metroya ya da otobüse atlayın ve hiç bilmediğiniz bir yöne doğru ilerleyin.Bölgeye göz gezdirin,binaları ve insanları inceleyin,muhitteki ambiyansın iyice içinize işleyeceği bir kafede oturun.
Sayfa 108·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir şehri ruhundan tanımak istiyorsanız onun bahçelerine, bağlarına, türkülerine ve evlerine bakmanız icap eder.
Sayfa 27 - Ötüken
Araştırma-İnceleme