Kerem Gibi Hava kurşun gibi ağır!! Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum... O diyor ki bana: - Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana... "Deeeert çok, hemdert yok" Yürek- -lerin kulak- -ları sağır... Hava kurşun gibi ağır... Ben diyorum ki ona:
Sayfa 188·Kitabı okuyor
Haberler? Kime , Neye göre???
Yaşadığımız zamanlar, tam manasıyla, bulanık ve karışıktır. Geçmiş zamanlarda insanları saran tehlikeler, başka cinsten olmakla beraber, elbette daha az değildi. Ancak insanların rahatını koruyan bir hal vardı ki o da malumat almak zorluğuydu. Biz her gün gazeteler yüzünden hem doğruluğu, hem cins-i meşkûk birçok şeyler duyup öğreniyoruz. Herkes bildiğini sandığı ve düşündüğünü iddia ettiği şeyleri yazmak serbestisine sahiptir. Dünya şuursuzluğu ve kabalığı her gün duyulmak arzusunda ısrar ediyor. Dünya haberleri kanlı bir sel gibi durmadan akıyor. Her gün, sabah akşam birer saatimizi alan gazeteler, dikkat edilse, bir izdivaç veya doğum hadisesi gibi, o da yarın yine felaket havadisleri sütununa geçecek vakalar hazırlaması tabii olan, bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
g ü n a y d ı n , i y i p a z a r l a r .
Bizim gibi küçük mahluklar bu enginliğe yalnızca sevgiyle katlanabilir.
Alıntı
“Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş.”
Sayfa 78·Kitabı okuyor
"Her şey düşüncene bağlı, düşüncen de sana. Bu yüzden istediğinde düşünceni ortadan kaldırırsan, bir burnu dönüp huzurlu, dingin bir koya ulaşmış gibi olursun."
Alıntı
Söz gelip sıradan akla sahip insanlar için düşündükleri gibi yazmaya karar vermek kesinlikle mümkün değildir; çünkü onlar böyle yapacak olsalar, eserlerinin muhtemelen çok basit ve çocukça görünebileceği gibi bir düşünce içerisindedirler ve böyle bir düşünce onlara zor gelir. Bununla beraber yine de büsbütün değersiz olduğu söylenemez. Eğer dürüstçe çalışmaya koyulsalar ve gayet basit bir şekilde, düşündükleri sıra daha fikirleri düşündükleri biçimiyle ifade etmeye çalışsalar, okunabilirler ve hatta kendi alanlarında öğretici bile olabilirler. Fakat Onlar bunun yerine gerçekte göründüklerinden çok daha derin bir şekilde düşündükleri İntibayı uyandırma, okuru buna inandırma gayreti içerisindedirler.
Sayfa 100 - Say Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı