İslam gelenekleriyle, hele dinle hiçbir ilgisi olmayan fesi ancak 2. Mahmut gibi bir hükümdarın idaresi kafalara oturttuktan sonra, onu ancak Atatürk gibi bir önderin gücü o kafalardan çıkartabildi.
Ferguson bunun bir çeşit oyun olduğunu anladı ve pazar akşam yemeği için New Rochelle'e her gidişinde kendisi olarak kendisi gibiymiş gibi yapmayı, kendisini olabildiğince ayrıntılı ve gerçek biçimde oynamayı iş edindi, çünkü bildiklerinin farkında olmasalar bile hepsi de bir oyun oynadıklarını, Archie'nin hiçbir zaman Artie olmayacağını biliyordu, Ferguson Artie olmak istemediği için değil, yaşayanlar asla ölülerin yerini dolduramayacağı için olamayacaktı.
2.
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz
Kadının üstün olduğu ama mutlu olamadığı
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz
Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı
Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim
Bunu bana söylemediniz
İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler
Bunu bana öğretmediniz
Kardeşim İbrahim bana mermer putları
Nasıl devireceğimi öğretmişti
Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım
Ama siz kağıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
nasıl sileceğimi öğretmediniz
Bir kentten daha geçtim
Buğdayları yakıyorlardı
Yedikleri pirinçti
Birbirlerine açılan borular gibi üfürüyorlardı
Sonra birbirlerinden borular gibi çıkıyorlardı
Pirinçler gibi çoğalıyorlardı
Atlarını yalnız atlarını cana yakın buldum
Öpüp çıkıp gittim yelelerini
Başını bir gâyeye satmış kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şitesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.
İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.
Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları ...
Tıpkı Maynard Smith gibi bizler de çeşitli maliyet ve kazançlar için keyfi varsayımsal değerler kullanacağız. Daha genel olmak istenirse, bu durum cebirsel sembollerle de ifade edilebilir fakat sayıları anlaması daha kolaydır. Bir çocuk başarıyla yetiştirildiğinde her iki ebeveynin de elde ettiği genetik kazancın +15 birim olduğunu varsayın. Bir çocuğu yetiştirmenin maliyeti, yani yiyeceklerinin tamamının maliyeti, ona bakmak için ayrılan sürenin tamamı ve çocuk adına alınan risklerin hepsi -20 birim olsun. Maliyet negatif sayılarla ifade edilmiştir çünkü ebeveynler bu miktarı "öderler." Uzatılmış bir kur sürecinde vakit harcama maliyeti de negatiftir. Bu maliyet -3 birim olsun.İçindeki tüm dişilerin nazlı, tüm erkeklerin de sadık olduğu bir nüfusumuzun olduğunu hayal edin. Bu ideal bir tek eşli toplumdur. Her çiftte, hem erkek hem de dişi aynı ortalama kazancı elde eder. Yetiştirilen her çocuk için +15 elde ederler; çocuğu yetiştirme maliyetini (-20) aralarında eşit olarak paylaşırlar. İkisine de bu maliyetten ortalama -10 düşer. Her ikisi de uzatılmış kur sürecinde vakitlerini harcamanın -3 puanlık cezasını öderler. Dolayısıyla her biri için ortalama kazanç $+15 - 10 - 3 = +2$ olur.Şimdi nüfusa tek bir hızlı dişinin girdiğini varsayın. Bu dişi oldukça iyi iş çıkaracaktır. Gecikmenin maliyetini ödemeyecektir çünkü uzatılmış bir kur dönemi geçirmekle ilgilenmemektedir. Nüfustaki tüm erkekler sadık oldukları için kiminle çiftleşirse çiftleşsin çocukları için iyi bir baba bulacağından emin olabilir. Çocuk başına düşen ortalama kazancı $+15 - 10 = +5$ olur. Nazlı rakiplerine göre 3 birim daha iyi durumda olmuş olur. Dolayısıyla hızlılık genleri yayılmaya başlar.Eğer hızlı dişilerin başarısı, onların nüfusta çoğunluğa sahip olacağı kadar büyük olursa işler erkek tarafında
2-Karşılaştığımız birinin çekici olup olmadığına saniyenin beşte biri gibi olağanüstü kısa bir sürede karar veriyoruz. Değişik kültürlerden insanlarla yapılan çalışmalar, genelde insanların simetrik yüz yapısını çekici bulduğunu gösteriyor. Bunun gerisinde muhtemelen simetrinin sağlıklı olmanın, dolayısıyla iyi bir genetik yapının göstergesi olması yatıyor.