“İstediğin yerde değilsin. Başka bir yerde olman gerekiyormuş gibi hissediyorsun. Parmaklarını şıklatıp istediğin yere gittin diyelim. Bence yine böyle hissederdin. Doğru yerde değilmiş gibi. Demek istediğim, nerede olmak istediğine çok fazla kafa yorarsan bulunduğun yerin tadını çıkarmayı unutursun. Kontrol edemediğin şeyler için endişelenmeyi bırak. Biraz hayatını yaşa.”
Passengers
Benden beklenen
Güçlü olmam
Aldığım yaralara rağmen yıkılmamam
Belki de o yüzden
Haykırıyorum
Duygularımı
Arsızca
Sözlere can veriyor ruhum
Güçleniyor onu dillendirdiğim için
İçimden geldiği gibi
Hissettiğimden başka biri değilim
Klasik müzik deki
Yaylı aletlerin telleri en iyi onlar anlar beni
Hayatın bana yaptığı vuruşları şiirleştiriyorum
Canım yanıyor
Belli etmiyorum
Şiirlerim müstesna
Çırılçıplak duygularım
İfşa oluyor
Gerçek ve sırlar
Büyük bir okyanusa basit bir salla saldı o kadın beni
Dön dedi
Hayatta kalırmısın diye sormadı
Ne yaparsın ne yer ne içersin demedi
Yolun neresindeyim bilmiyorum
Şimdiden bu okyanustan daha fazla özlem biriktirdim
Biriktirdiklerini harcayamadıktan sonra neye yarar sabır
Hiçliğin içinde ki acizim
Biliyormusun
Bildiğimi
Merhaba, güzel kadın.
Eğer bu hayatta yollarımız yeniden kesişmezse, üzülme. Ben, başka bir evrende aynı gökyüzünün altında yeniden karşılaşacağımıza inanıyorum. Bu kez birbirimizi kaybetmeyecek, aynı bankta kahvemizi içerken sessizliği bile birlikte seveceğiz.
Yanına sadece gülüşünü getir; ben onsuz geçen bütün mevsimleri ona bakarak unutacağım. Belki konuşmayacağız. Çünkü bazı kavuşmaların dili olmaz, kalbi yeter. Belki bu dünyada birbirimize geç kaldık. Ama bazı sevgiler aynı ömre değil, başka bir evrenin sabahına yazılır. O sabah geldiğinde beni tanırsın. Çünkü ben, sana yine ilk günkü gibi gülümseyeceğim.
Elbette bir gün buluşup buluşmayacağımızı bilmiyorum. Ama ben yine de bazı hayalleri yıldızlar gibi gökyüzüne asıyorum. Olur da bir gün canın sıkılırsa, başını kaldırıp gökyüzüne bak ve gülümse. Çünkü oraya bin bir hayal bıraktım. Her biri gözlerinin içinde parlamak için bekliyor. Ve hepsinin tek bir amacı var; dudaklarının kenarında, belki de senin bile değerini tam bilmediğin o güzel gamzenin yeniden ortaya çıkması. :)
Bazı kitaplar vardır, sadece okunmaz; insanın içine bir hançer gibi saplanır. Şu an tam olarak o noktadayım. Kitap bitti ama o beni bitirdi. Başta huzurla, maneviyatla avunduğum o sayfaların altından, insanın boğazına düğümlenen o ağır 'yanılmışlık' hissi çıktı. Sayfalar arasında tekrar tekrar dönüyorum…
İçimde öyle bir öfke, öyle bir hüzün var ki... Tarifi imkansız. Kendi vatanımıza, kendi topraklarımıza nasıl bu kadar.! nasıl bu kadar yabancı kalmışız.!!!Yıllarca koca bir hayalin, çoktan can vermiş bir cenazenin başında nöbet tutmuşuz da haberimiz yokmuş. O gerçekler yüzüme bir tokat gibi çarptı, tüm dengemi bozdu duygularım karmakarışık. Bu kitap sadece bir başyapıt olarak değil, içimdeki o sakin denizin ortasına atılmış en büyük yıkımdır.
Başyapıt kitaplarım arasında yerini aldı almasına da beni bitirdin be…
İyi bir müslüman kitap gibi öğütleri ve amelleri ile fayda verir misal bir şarap fabrikası yansa mümin hidayete erdiremediği kardeşi için gözyaşı döker yanan günahlarımız haramlarımız olsun insanlar değil mümin ölülere küfür ve beddua etmez