Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hala koynumda resmin
Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Hala koynumda resmin
"Pasif saldırganlık" tanımı çoğumuz için olumsuz çağrışımlar taşısa da, bilinçli bir strateji olarak bu yaklaşım insanları manipüle etmek ve bireysel savaşımızı sürdürmek için gizli ve güçlü bir yol açar. Tıpkı Metternich gibi iki cephede birden savaşmanız gerekir. Dışarıdan bakınca uysal, karşınızdakilerin fikirlerini, enerjisini, iradesini kabullenen ve Proteus gibi şekil değiştiren biri gibi görünmelisiniz. İnsanların iradeli ve inatçı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Doğrudan doğruya karşı gelmek ya da fikirlerini değiştirmeye çalışmak genelinde karşıt bir etki yaratacaktır. Diğer yandan pasif, uysal bir görüntü karşınızdakilere direniş gösterecekleri ya da savaşacakları bir hedef sağlamaz. Onların enerjisiyle aynı yönde hareket etmek, bir nehre bent kurup durdurmaya çalışmak yerine yatağını değiştirmek gibi, istediğiniz yöne çevirme gücünü size kazandırır. Bu arada stratejinizin saldırgan kısmı insanların fikirlerinde belirsiz değişikliklerin oluşmasını ve kendi enerjileriyle sizin adınıza çalışmalarını sağlar. Sizin ne yaptığınıza odaklanamadıkları için kolayca perde arkasında çalışabilir, ilerlemelerini denetleyebilir, onları başka insanlardan uzaklaştırabilir, sizin desteğinize bağımlı kılacak tehlikeli adımlar atmaya yemleyebilirsiniz. Bu süreç içinde onlar hala sizin müttefikleriniz olduğunuzu düşünürler. Sevimli, uysal hatta zayıf bir görüntünün ardından ipleri elinde tutan siz olursunuz.
Atina’yı yıkıma sürükleyen şey, Avrupa’nın prens yaltakçısı öğretmenlerinin iddia ettikleri gibi demokrasi değil, Özgür yurttaşların emeğini hor gören kölecilikti.