At vuruldu; içim paramparça Rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orada kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burada damla damla eriyip akıyorum
Yine de çiğnetemem kimseye gururumu
İstenmediğim yeri sessizce terk ederim
Hâtıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim.
Bizim bir Fatma Teyze vardı, hafiften terelelli. Kulakları duymazdı. Ne zaman yola çıkacak olsam beni görürdü. İnsanlar genelde beni gideceğim zamanlarda görür. "Yine mi gidiyorsun kâfir?" derdi. Yine gidiyorum Fatma Teyze. Çünkü ben giderim. Yine olsun yine giderim. Başka türlüsünü bilmiyorum. Sonra kendi gitti gerçi.
ben bir gün giderim ki neyim kalır
eksik bıraktığım her şeyim kalır
yaz günü kim ister ki öldüğünü
eksik bıraktığım her şeyim kalır
yaşamam bir beyazlık gibi sanki
eksik bıraktığım her şeyim kalır
genişlerim dağılırım beyazım
ben bir gün giderim ki neyim kalır
ben bir gün giderim ki ey diri at
elbette benim de bir şeyim kalır...