İnsanoğlunun sayılıdır günleri,yapıp ettikleri bir yel esintisidir ancak. Şimdi sen korkuyorsun ölmekten yiğitliğin,üstünlüğün ne işe yarar?
Sayfa 22·Kitabı okudu
Hikmet külliyatındaki teolojinin aksine, Vaiz Kitabı'nın yazarı Tanrı'nın davranışlarının açıklanamazlığı üzerinde durur. Sorun, deli ile arifi, insan ile hayvanı ("biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor") aynı yazgının beklemesi değildir yalnızca. Ama "adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış, doğru insanın tahtına kötü oturmuştur". Yazar kendi deneyimlerinden hareketle yargılara varır: "Boş ömrümde şunları gördüm: Doğru insan doğruluğuna karşın ölüyor, kötü insanın ise kötülüğüne karşın ömrü uzuyor". Sakin bir şekilde, bu dünyadan sanki elini eteğini çekmiş bir havada, bir filozof gibi, sürekli bu izleğe döner: "Kötülerin hak ettiği doğruların, doğruların hak ettiğiyse kötülerin başına geliyor". Sonuçta artık Tanrı'nın "adaletinden söz edilemez. Üstelik ne Yaratılışın anlamı ne de hayatın manası kavranabilir artık: "İnsan güneşin altında olup bitenleri keşfedemez. Arayıp bulmak için ne kadar çaba harcarsa harcasın, yine de anlamını bulamaz"; çünkü "insan Tanrı'nın yaptığı işi başından sonuna dek anlayamaz". Artık O, ne gazabını ne de affediciliğini esirgemektedir. Hem suçluluk duygusu hem de affedilme umudu boşunadır. Tanrı insanlardan uzaklaşmıştır; artık onların yazgısıyla ilgilenmemektedir. Zamanla meşhur olan "Hepsi boşmuş ve rüzgârı kovalamaya kalkışmakmış" nakaratı gerekçesini, insan varoluşunun gelip geçiciliğinin ve günahının keşfinde bulur. Yazar, ölüleri yaşayanlardan, henüz doğmamış olanları ise her ikisinden de daha mutlu sayar. Hikmet bile boştur. Bununla birlikte Vaiz, Tanrı'ya isyan etmez. Tam tersine, madem ki insanların yazgısı "Tanrı'nın elinde"dir, "Tanrı'nın insana verdiği birkaç günlük ömür"den yararlanmak gerekir, "çünkü insanın payına düşen budur". İnsana uygun düşen tek mutluluk, hazcı niteliktedir. "Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle
Yahudiliğin Sınavları: Kıyamet Kitaplarından Tora’nın Yüceltilmesine·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gelelim Cemşid Bender'e.. Hayatımda beni bu kadar çok güldüren bir komedi ustası herhalde bir daha kolay kolay dünyaya gelmez. Diyebilirim ki, Kürd ideologlar arasında en çılgını bu Cemşid Bender'dir. Gerçi ölen insanın arkasından konuşulmaz, ama bu kişi, arkasından konuşulmayı gerçekten hak etmektedir ve bence 'desteksiz atıcılar' listesinin en başında yer alan bir isim olarak Guinnes rekorlar kitabına girmeyi hak etmiştir. Aşağıya Soner Yalçın'ın bu komedi ustası hakkında yazdıklarını aynen alıyorum: "Uygarlığın Tarihini Kürtler Başlattı" Başlığa şaşırdınız mı? Şaşırmayın. Atı binek aracı olarak kim kullandı? Uygarlığın başlangıcı sayılan tekerleği kim icat etti? Yazıyı ilk kim keşfetti? Nuh Tufanı kimin efsanesi? Tarihte ilk yazılı antlaşmayı kim imzaladı? İlk şiiri kim yazdı? Rasathaneyi ilk kim kurdu? Gılgamış Destanı kimin eseri? Cirit kimin oyunu? Sazı ilk kim çaldı? Mevlânâ ve Hacı Bektaş'ı kim etkiledi? Tarikatları kimler kurdu? Alevilik nasıl doğdu? Ve onlarca akıl dışı iddia... Mesele iki dil ve özerklikle bitecek mi sanıyorsunuz? Yeni polemiklere hazır olun. İşte bazıları... Peşinen görüşümü yazayım: Kim kendini hangi etnik gruba ait görüyorsa o kimliktedir. Yani "Ben Kürt'üm" diyorsa Kürt'tür. Dil konusunda istediğiniz bilimsel çalışmayı yapabilirsiniz, ama biri "Bu benim dilimdir ve Kürtçedir" diyorsa, öyledir. Ve ben hâlâ, kendi kaderini tayin hakkına inanırım... Tamam. Şimdi istediğimi yazabilirim. Gündemde, Kürtlerin iki dil ve özerklik talebi var. Meselenin iki dil ve özerklikle biteceğine inanıyorsanız, yanılırsınız. Bu sadece başlangıçtır. Nasıl mı? Size birini tanıtmak istiyorum... Said-i Nursi'nin talebesi Adı Cemşid Bender. Bu aslında müstear adı. Asıl ismi Mehdi Halıcı (1927-2008). Konya doğumluydu. Halıcı ailesinin ana taralı Van'ın
Sayfa 65 - Selenge Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Gılgamış problemi
Locke un da dediği gibi; Yasanın olmadığı yerde özgürlükte yoktur.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Gılgamış problemi
Özgürlük siyasete katılan, gerektiğinde protesto eden ve gerekirse hükümeti seçimle düşürebilen hareketli bir topluma ihtiyaç duyar.
Sayfa 15 - Önsöz·Kitabı okudu
Gılgamış problemi
Yasanın olmadığı yerde özgürlük de yoktur.(J. Locke)
Sayfa 13 - Önsöz·Kitabı okudu