İkinci kitabı okumayanlar için spoiler olabilir!!!
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 14:18
İnsan her zaman kendine zarar verenin peşinden gidiyor, kendine zarar vereni seviyor, aşık oluyor... Dışarıdan bakanlar bu sana zarar veriyor artık vazgeçmelisin diyorlar; sende bunun farkındasın ama içinde bir yerlerde hala ufacık bir acaba kalıyor, bazen de kocaman... Uzaklaşmak, yok saymak işe yarıyor gibi görünüyor ama sen nereye gidersen git, ne yaparsan yap o senin kalbinde seninle birlikte geliyor ve kalbini parçalasan bile kaybolmuyor. Hilal'i okuyanlar belki çok kızdılar, yaptıklarını doğru bulmadılar ama gerçekten aşık olmayan bir insanın onu anlaması zor. Okurken hep kendimi Hilal'in yerine koydum ve ben olsam ne yapardım diye düşündüm, Hilal'in yaptığı her şeyi Haris'in gerçekten hakettiğini savunuyorum. Hilal kadar güçlü bir karakter değilim, belki aşkımın karşısında daha çabuk düşürürdüm gardımı, daha kolay affederdim... Aşklarının mutlu sonla bitmesi benim aşka olan inancımı hala diri tutuyor ama her aşk mutlu sonla bitemiyor..! Aşka inancı olmayanlara tavsiye ediyorum kesinlikle okuyun ve imkansızlıkların mümkün olabileceğini görün, inanmaya devam edin. Keyifli okumalar :))
Gerçek Sevgi
Felah 2Leman Veli · Ephesus Yayınları · 2024243 okunma
hayat katîleşince ona mana vermek zaruret halini alır.
Puan vermedi·435 syf.··
2024 39. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2024 02:03
İlk olarak yazarımızın romancılığı ve şairliği üzerine konuşmak istiyorum. Attila İlhan, edebiyat dünyasına daha lise yıllarında iken politik şiirlerle atıldığı için kısa süreli de olsa hapse atılmış ve siyasi suçlu olduğu için hiçbir devlet okulunda okuyamamıştır. Bu politik tavrı aynı zamanda onun popüler olmasına sebep olmuştur. Hatta Attila ilhan döneminde o kadar popüler bir şairmiş ki, aynı dönemdeki şairler - edip cansever- gibi, ikinci yeni şaiirleri gibi, attila ilhan'a çok mesafeli kalmış, "popüler niteliksizdir" şiarıyla eksiklemeye çalışmışlar, şiirlerini hor görmüşlerdir. Roman tutkusu ise şairlikten de öteye geçmiştir. Dönemindeki genç yazarları romancı olmaları yönünde teşvik etmiştir. Gençliğindeki dinamik siyası kavgacı üslubu mütemadiyen sürmüş ve basit bir gazeteci üslubundan çok öteye geçmiştir. -Haco Hanım Vay'a geçelim- Bu roman bana Attila İlhan'nın; Aysel Git Başımdan'ı, Kim kaldı'yı ve ekseriyetle Belma Sebil şiirinin harmanlanmış hali gibi geldi. Toplumcu - gerçekçi yazarımız; işgal yıllarının buhranın ve Osmanlı'da ki etnik mozayiğin ne kadar uç derecede olduğunu gözler önüne sermiş. Halkın kaç parçaya bölündüğünü, mücadele yıllarındaki teşkilatlanmayı, dönemin radikal fikirlerini karakterlere yayarak her uca dokunmaya çalışmış. Toplumcu - gerçekçi olması yanında romanda bireyselliğide ağır basmış. Romanın baş karakterini doktor Feridun Hakkı'yı kendi ile özleştirip, sürekli 'çirkinim' vurgusu yapmasından anlayabiliriz bunu. #247030626 #246822577 Kurtlar Sofrası ve Fena Halde Leman romanları da gözümün önünden şerit gibi geçti. Politik açıdan Kurtlar Sofrasına, çarpık ilişkilerin ve eşcinselliğin konu alınmasından dolayı da Fena Halde Leman'a benzettim. Zaten bu romandaki Haco Hanım'ın hayatı
Edebiyat
Haco Hanım VayAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 199979 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ah, Anne!
4/10
·206 syf.··
2022 58. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 14:53
Bu romanda 1906 senesinde; kendini yeniliklere tamamen kapatmış Nazime Hanım'ın, eşi vefat ettikten sonra tüm ilgisini oğlu Nedim'e göstermesi ve onu dış dünyadan tamamen koparıp dizginlerini eline almasını okuyoruz. Nazime Hanım, oğlunu tabiri caizse eve hapsedip büyütüyor, ona çocukluğunu yaşattırmıyor. Tâ ki karşıdaki evlerine Mecdi Bey ve ailesi taşınana dek. Mecdi Bey'in hanımı Atiye Hanım yenilik hayranı bir kadın. Süreyya adında bir oğulları ve Rezzan adında bir kızları var. Atiye Hanım kendini sevdirme konusunda bir numara. Yenilik düşmanı Nazime Hanım'a bile kendini sevdiriyor ve evden dışarı çıkması yasak olan Nedim'i kendi evlerine götürmek için Nazime Hanım'ı ikna ediyor. Nedim; Süreyya ve Rezzan ile tanışıyor, onların su gibi İngilizce konuştuğunu görünce özeniyor ve batılı tarzda eğitim almak için dedesi vasıtasıyla annesini ikna ediyor. (Bu arada Nedim bayağı anne kuzusu.) Batılı tarzda eğitim alıp kendini geliştiriyor. Rezzan'a aşık oluyor. Gel zaman git zaman geçiyor. Evlenme yaşına geliyorlar. Nazime Hanım oğlunu itaatkar bir kız olan yeğeni Leman ile evlendirmek, böylece onların üzerinde söz sahibi olmak istiyor. Ama oğlu Rezzan 'ı seviyor. Nazime Hanım bunu duyunca içerliyor. Nedim'i ikna ediyor ve Leman ile evlendiriyor. Nedim Rezzan'ı asla unutamıyor. Kendisi mutsuzken annesi ve Leman'ın mutlu hâllerine tahammül edemez duruma geliyor. Bir oğlu oluyor ama onu sevemiyor. Gönlünde Rezzan'ın acısı ile çareyi yurt dışını gezmekte, kafa dağıtmakta buluyor. O yurt dışındayken Dünya harbi çıkmasın mı? Nedim de Hindistan'da kalmasın mı? İngilizler İstanbul'a dönmesine izin vermiyorlar. Burada olaya dahil olacağım. Sultan Abdülhamid'i istibdatçı olarak eleştirip "Hürriyet" diye tutturmuş yazar. Sinir oldum. Söylemeden geçemeyeceğim. Olaya devam
Ah, AnneFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,043 okunma
7/10
·608 syf.··
2022 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2022 19:00
İyi hoş bir kitapta şu Nart'ın her şeyi kısıtlaması hiç hoşuma gitmedi. Gül'e insanların içinde gülemezsin,açık giyinemezsin diyor Gül de bunu kabul ediyor. Ben onu seviyorum onun kafesinde yaşamayı kabul ediyorum diyor. Saçmalığa bakar mısınız? Leman'ın Halef kitabındaki Zamir'in tam tersi Nart. Zamir hiçbir şeyine karışmıyordu aksine Nart ota b*ka karışıyor. Hiç beğenemedim bu sahneleri. Okurken bile kötü hissettim, kız insanların içinde gülüyor diye ağzını bile kapattı ya bu kadar da olmaz bu kıskançlık değil artık bu o kişinin özgürlüğünü kısıtlamak. Zamir ve Nart nasıl aynı yazardan çıkmış karakterler şaşırdım açıkçası. Bir de bir ayrılık sahnesi oldu kız o kadar gurursuz o kadar gurursuz ki. Nart kıza git burdan diyor kız ayaklarına kapanıyor Nart'ın. Sanki Nart padişah. Leman'ın kalemini severim normalde ama kitabın bu dediğim yerlerini hiç mi hiç beğenmedim. Bunu yazarın bu kitabı yazarken yaşının küçük olmasına bağlıyorum başka bir açıklaması olamaz çünkü
1000Kitap
Gecenin ParıltısıLeman Veli ·  Müptela Yayınları · 2019130 okunma
fakat ben yalnız kalbimde ağladım
10/10
·232 syf.··
2022 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2022 13:09
“Gidiyorsun dostum. Mevcudiyetine karıştırdığın kadını bıraktın gidiyorsun. Bir kukla arkasından, geçici maddi bir ihtiras arkasından gidiyorsun. Ve giderken beni, benliğimi götürüyorsun.” Eğitimli bir kadın olarak erkeklerin dünyasında kendi kimliğini arayan ve nihayetinde kaybolan Handan’in hikayesi bu. Türk Edebiyatında bir kadın tarafından yazılmış ilk aşk kitabı olmasının yanında, yine, bir kadın tarafından yazılmış kadın psikolojisinin derinlemesine ele alındığı ilk roman olma özelliğini taşır Handan. Halide Edip Adıvar, dönemin önemli kadın yazarları- Fatma Aliye, Şair Nigar, Makbule Leman Hanım, Halide Nusret- arasındadır. Adıvar, genellikle Milli mücadelenin konu alındığı kitaplarıyla bilinir günümüzde ancak bunun öncesinde, 2. Meşrutiyet döneminde yazdığı kitaplarına bakıldığında aşk ve evlilik temasını işlediğini görürüz. Yazarın 2. Meşrutiyet dönemi baskıları sonucu içe yönelmesi ve bunu yaparken kadın-erkek ilişki ağını dile getirdiğini görürüz. Kitapta en çok ilgimi çeken unsur, mekan zenginliği ve kadın karakterlerinin eğitimi oldu. Ardından Halide Edip Adıvar’ın hayatını araştırdığımda bunu etkileyen unsurları anladım. Adıvar Amerikan Kız Kolejini bitirmiş ve muhafazakar kesimler tarafından yazdıklarına gösterilen tepkiler sonucu İngiltere’ye kaçmıştır. Hatta bir yerde okuduğuma göre Adıvar, İngiltere’de “kadın haklarını savunan bir Osmanlı kadını” olarak tanınmıştır. Çizdiği kadın portresi ve ve mekan zenginliğinin, yazarın bu eğitim ve Avrupa serüveninden kaynaklandığını düşünüyorum. Kitaba dönecek olursam, tasvir ve tahlillerde oldukça başarılı olduğu kanısındayım. Mektup tekniği kullanılarak yazılmış bir roman olmasını oldukça etkileyici buldum. Romana üst düzey kimlik kazandıranın da bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü mektup tekniği, aslında konuyu
Edebiyat
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 19:10
Zweig, insanların ruh dünyalarını ve duygu durumlarını çok iyi tahlil eden bir yazardır. Ay Işığı Sokağı’nda bulunan beş öyküde de bu tahlillerin örneklerini görebiliyoruz. Karakterler, her insanın içinde bulundurduğu duygu ve dürtülere sahiptir; fakat bu duygu ve dürtüleri bastıramamakta hatta bu duygu ve dürtülerin pençesinde can vermektedir. Karakterler bütün zayıflıklarıyla işlenmiştir. Ay Işığı Sokağı’nda, üstün olma duygusuna yenik düşüp hayatının aşkını kaçıran bir adamdan; Leporella’da, bilinçsizce patronuna bağlanan taşralı kadından; Nişan’da bir adamın hayatta kalma dürtüsü uğruna yaptıklarından; Leman Gölü Kıyısında Olay’da, memleket hasretine dayanamayan bir esirin kendi sonunu hazırlamasından, Avare’de, otorite karşısında direnç gösteren bir gencin hayatına son vermesinden bahsedilmektedir. Zweig, öykülerini oldukça karamsar ve boğucu işlemiştir. Ay Işığı Sokağı’nın Zweig’ın en iyi eseri olduğunu söyleyemeyeceğim. Zweig’ın roman türünde daha başarılı olduğunu düşünsem de bu eserin Zweig severlerin kitaplığında bulunması gerektiğini düşünüyorum. AY IŞIĞI SOKAĞI Almanya’ya doğru giderken limana geminin geç yanaşması sonucu Fransa’nın denizci kentinde bir gece kalmak zorunda kalan genç bir adamın dâhil olduğu garip hayatların hikâyesi anlatılmaktadır. Oteline yerleşen gezgin, bu garip şehrin sokaklarını keşfetmek için kendini dışarı attı. Denizcilerin bir gecelik uğrayıp bedensel ihtiyaçlarını giderdiği bu garip ışıklı sokaklardan geçerken bir kapının ardından Almanca bir beste duymuş ve aynı dili konuşuyor olmanın verdiği mutlulukla kapıdan içeriye girdi. İçeride üç kadın vardı ve kadınlardan biri adamın yanına gelerek onunla ilgilenmeye başladı. Tam o sırada içeriye zavallı görünümlü, bitkin bir adam girmişti. Kadın bu adama hoş olmayan sözler söylemeye
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202182bin okunma