Bir gün nasıl oldu bilinmez, Aysel'in çok değerli, cicili bicili kalemi yitmişti. Olur a, kimbilir nerede düşürmüştür hoplarken zıplarken... Kalem arandı, tarandı, bulunamadı. Ama tüm gözler bende... Çalsa çalsa bunu kaleminin ucuna kargı geçiren çocuk çalar... Teneffüste, Laleler, Metinler, Gülcanlar başıma biriktiler. "Bunu sen almışsındır mutlaka" dediler. "Hayır" dedim, "ben almadım. Almadım ben!" "Sen aldın sen!" "Hayır!" "Ama senin kaleminin ucunda kargı var." "Ben almadım, vallaha billaha ben almadım." Ağlamaya başladım. "Aldın da ondan ağlıyorsun değil mi?" "Hayır" dedim, "hayır..." "Sen aldın sen, söyleyeceğiz öğretmene..." O anda gözümün önünde kalemler uçuştu... Renkli kalemler, uzun kalemler, kısa kalemler... "Ben almadım, vallaha billaha ben almadım diyorum size!" Koştular gittiler Leman Öğretmene. Biraz sonra, sanki okulu kundaklamışım gibi bir yığın çocuk kolumdan bacağımdan yakalayarak, kargatulumba, sınıfa, öğretmenin huzuruna çıkardılar. Durmadan ağlıyordum. Öğretmen;
Sayfa 51·Kitabı okudu
Gece insanları gözüme, git gide daha şüpheli görünüyorlar; amansız bir kaderin elinde, oyuncak!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Yalvarırım... Git." "Gitmeyeceğimi biliyorsun." Gözlerini yumup birkaç saniye sonra tekrar açtı. "Kahretsin... Kork artık!" "Korkuyorum," diye itiraf ettim. "Senin için korkuyorum."
Sayfa 283·Kitabı okudu
Alıntı
Haris gözlerini sıkıca yumup açtı. “Mayına bastım. Uzaklaşın buradan hemen.”. “Gitmeyeceğim,” diyerek araçtan indim. “Hilal,” dedi bitkin bir ses tonuyla. “Yalvarırım sana... Uzaklaş buradan.” Gözlerine dolan yaşları fark ettiğimde ağlamamak için kendimi sıkıyordum. Gülümsedim. “O mayını etkisiz hâle getirecekler ve beraber gideceğiz buradan. Yalvarırım... Git.” “Gitmeyeceğimi biliyorsun.” Gözlerini yumup birkaç saniye sonra tekrar açtı. “Kahretsin... Kork artık!” “Korkuyorum,” diye itiraf ettim. “Senin için korkuyorum.” “Kendin için kork, aptal!” “Bağırma bana,” dedim ciddi bir tavırla. “Gönlümü nasıl alacağını çok merak ediyorum. Çiçek de alamazsın. Malum koşul- lar...”. Bana hayretle baktı. “Cidden mi?” Omuz silktim. “Ne? Çiçeksiz özür mü olur?” Bu sefer dudakları kıvrıldı. “Hangi çiçeği seversin?” “Bilmem, hiç düşünmedim ama sen hangisini alırsan onu seveceğim.”
Sayfa 283 - Hilal - Haris·Kitabı okudu
Alıntı
"Git," dedim tekrar. "Çünkü ben de gideceğim." "Ne zaman geldin ki?"
Sayfa 202·Kitabı okudu
Alıntı
GİT LEMAN leman üstün başın sevda kokuyor git başka türlüsü güç gözlerin cumhuriyetin parıltısı ellerin ürkek cennet kuşu saç tellerinin başlayıp bittiği yerden açılıp kapanıyor müge çiçeği git diyorum leman üstüm başım kan başka baharlardan konuşmadık başka gün dökümlerinden başka beklemelerden başkalardan konuşmadık (yüzü şubat soğuğu karşısında kırılmış aynalar kendine bakan kaç insan gördün sen?) (inanç şehrinde attığı her adımı kuşkulu kaç adamla karşılaştın daha önce?) git dedim leman git başka türlü nasıl bilirim seni sevdiğimi
Sayfa 64 - izan·Kitabı okudu
Şiir