“Doğru olanı yaparken, ahlaki hislerinizin yolunuza çıkmasına hiçbir zaman izin vermeyin.” Isaac Asimov
“Sonsuzluğun Sonu” zamanda bir yolculuk, hem ileriye hem geriye, geçmişi geleceğe, geleceği de geçmişe bağlayan, gözlemler yapan, bu gözlemlerle de en yaşanılabilir dünyayı bir bakıma yaratmaya çalışan, bilimle harmanlanmış bir kitap, Tenet’i izleyenler şu repliği ya da sahneyi hatırlayacaktır;
“Her nesil hayatta kalmaya çalışır. Dünyayı mahvettiğimiz için gelecektekiler de bizden kurtularak tam olarak bunu yapıyor zaten.”
Tenet filmini kitaba konu etmemin sebebi, kitabı okurken -ki filmi de izlediyseniz, bir saniye, ben bu konuyu bir yerden hatırlıyorum diyeceğiniz içindir. Elbette bu konu kitabın ortalarında sizi karşılıyorken, filmde de sonlara doğru çıkması nedeniyle spoiler yememeniz için açmıyorum. (Aslında başlangıçta olan ama sonlara doğru anladığımız konu.) Filmi izleyip kitabı okuduğunuzda bu cümlelerin anlam kazandığını anlayacaksınız. Elbette bu film çekilmeden önce kitabı okuyanların böyle bir fikri ya da benzetmesi olamaz, iki eylemi de gerçekleştirmeniz gerekmektedir.
Bu tarz kitapları ya basit cümlelerle açıklarsınız ya da karmakarışık yazıyla düşüncelerinizi boca edersiniz, yazan için sorun olmasa da okuyan için sorun çoktur, ne diyor bu manyak seviyesinde tepki almanız gerekirken, yazdığınız yazı övülür falan…
Kitabın konusuna kısaca değinecek olursam eğer, zamanda düzenleme, zamanda sıçrama, zamanı kontrol altında tutma üzerinedir. O kadar çok kitap, o kadar çok film-dizi izliyoruz ki, bu konular artık normal, pek şaşırtmayan hal almıştır. Lakin bu kitap 1953 yılında yazılmaya başlanmış, 1954 yılında tamamlanmış, ancak 1955 yılında yayınlanabilmiştir, bir yıl neden gecikmiştir sorusunun cevabı elbette basittir, yayınevleri bu kitabı kabul