Tip 1 diyabet ve hemşire olarak bu kitap ile karşılaştığım için çok mutluyum. Hem kendine hemde çevremdeki insanlara ufak tüyolarda olsa verebilecek olmak güzel bir şey. Ve kitabın yazarını yazmaya iten sebep de hem kendisine hemde çevresine yardımcı olma isteği. Arkadaşları ile tatilde iken şelaleden atlayıp omurilik zedelenmesi yaşaya , ameliyat olup zorluk çeken, fiziksel ve zihinsel sorunlar yaşayan yazar daha sonrasında kendi bedenini tanımak isteği ile araştırmalara girip hayata uyarlanacak küçük tüyolar ile hem kendinde hemde çevresinde büyük değişikliklere neden olmuş. Sadece kan şekerini dengelemek için değil;kilo vermede kolaylık, PKOS semptomlarını iyileştirme, kan şekerini dengeleme, tiroid sorunlarının getirdiği semptomları iyileştirme, tip 2 Dm gelişme riskini önleme, dengeli bir ruh hali oluşturma, ciltte düzelmeleri sağlama, menapoz olumsuz semptomlarını önleme gibi güzel gelişmelere neden olan günlük hayata uygulanabilir gerçekler ile gerçekçi bir kitap olmuş.
Gelin bu değişikliklerin oluşturulma sıralamasını yapalım;
1-yiyecekleri doğru sırayla yiyin: öğüne başlarken önce lif(sebze),sonrasında protein ve yağalar ve en son nişasta ve şekerler yani karbonhidratlar tüketilmeli.
2-bütün öğünlerinize yeşil başlangıç ekleyin: ufacık bir salatalık, domates, biber ya da bir brokoli ,avokado kan şekerini dengeleme ve glikoz eğrisi daha düzenli gitmesi bakımından en uygun kullanımdır.
3-kalori hesabını bırakın; bir salatadan da ya da bir kurabiyeden de aynı kaloriyi alabiliriz. Önemli olan kaloriyi aldığımız besinlerin içeriğidir.
4-kahvaltı eğinizi düzeltin: kahvaltıda fazla miktarda karbonhidrat tüketmek yorgunluk, halsizlik, kan glikozunda ani artış ve glikoz eğrisi çok daha dalgalı olmasına ve gün içerisindeki eğriyi etkilemede olumsuz etkiye neden
Kan şekerini dengede tutmanın önemi üzerine yazılmış harika bir kitap… Vücudumuzun işleyişi ve gıdalarla ilişkisini öğrenmek gerekiyor. Buna göre de yiyeceklerimizi düzenlememiz lazım.
Ancak şurası var ki yazarın yabancı oluşundan, ortaya koyduğu reçetenin de yabancılara uygun olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim yemek kültürümüz (genel olarak) Akdeniz diyetinden oluştuğu için sağlıklı bir temelimiz var. Bunu bilinçli bir şekilde ve kan şekerine dikkat ederek kullanırsak bedenimiz minnettar olacaktır..
Bazen bir hayatın en önemli anı sadece birkaç saniyedir… Bu kitap tam da o kırılma anını alıp, geriye doğru açılan bir kapı gibi aralıyor.
Tina… Yaşadığı toplumda göçmen, yabancı, dilini tam konuşamayan bir kadın.Sevdiği Kaveh’i sınırda kaybettikten sonra, hayatının son anlarında sokakta hareketsiz yatarken zihninin derinliklerine dalıyoruz. Her şey onun için birer bakış, birer hatıra, birer pişmanlık… Tina’nın iç sesine kulak verdiğinizde, bir insanın tüm hayatını gözünden geçirirken yaşadığı acıyı ve yalnızlığı iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Tina sadece kendi geçmişiyle yüzleşmiyor aynı zamanda anneannesinin anlattığı hikâyeler, ailesinin yaşadığı kültürel miras ve kendi kimliğiyle kurduğu bağ da zihninde yankılanıyor. Bu yüzden Tina, sadece fiziksel olarak yerde yatsa da, zihinsel yolculuğu hayatının tüm bakışlarını birbiriyle çarpıştırıyor.
Tık Tık Tık... Beni duyuyor musun Deda..
Kitapta beni en etkileyen alıntı ise şu oldu:
Beni kendilerinden biri gibi görmelerini beklemedim hiçbir zaman, niye öyle görsünler, değilim zaten, ben onlardan biri değilim, ama hiç kimse de değilim, biriyim. Herhangi biri ama biriyim işte.
Kitap bana, hayatın en küçük anlarının bile ne kadar devasa bir ağırlığı olabileceğini gösterdi. Her bakış sadece gördüğümüz şey değil geçmişin yankısı, hayal kırıklığı ve belki de affetme isteği…
Herkese merhaba. Çok güzel bir kitap. Vücudunuz sizinle konuşuyor. Bu cümle harika gerçekten! İçindeki pratik bilgiler uygulanabilir ve uygulanmalı.
Okunmalı...
Tina zorunlu sebeplerle kendi ülkesi olan Gürcistan’dan Türkiye’ye gelmiş burda bakıcılık yapmakta olan bir kadındır. Ekmek almaya çıktığı sırada evin anahtarını unutur ve bakım verdiği yatalak kadının kızını aramaya korktuğu için çatıya çıkarak eve ordan girmeye çalışır. Çatıdan düşmesi ve sonrasında ölüme kadar geçen kısacık zamanda Tina’nın hayatını, acılarını, korkularını, otorite karşısında nasıl sindiğini ve pişmanlıklarını ruhumuzun derinliklerinde hissediyoruz. Bu kitapta Tina’nın hayatını okumuyoruz, Tina oluyoruz. Okuduğum en etkileyici romanlardan biriydi. Ayrıca yazar 2020 Duygu Asena roman ödülü almıştır.
Son BakışIrmak Zileli · Everest Yayınları · 2026810 okunma
Kitabın ana öğretisi bir kaç tane.Yemekten önce salata yemek,yemekten önce 2 yemek kaşığı sirke yemek,yemekten sonra egzersiz yapmak ve bir iki tane daha öğreti var.Bence 50-60 sayfada bu öğretiler aktarılabilir.Kitap 270 sayfa.Çok uzatılmış.
Bir de her sayfada kendi instagram sayfasını övmesi beni rahatsız etti.