Burada af dileyerek hatırlatmak isterim ki, sömürgecilik gibi karmaşık bir olguyu çözümlemeye girişen birinin aklından çıkarmaması gereken bir şey vardır: Bir tür insanlık dışı davranışla bir diğeri arasında nasıl farklar olduğunu araştırmak ütopyacı bir çabadır
.. Problemimizin çerçevesini genişletmek istememekle beraber, Bay Mannoni'ye bir Yahudi için Maurras'nın anti-semitizmiyle Goebbels'in anti-semitizmi arasındaki farkın hiç de önemli olmadığını hatırlatmak pek yersiz olmayacaktır sanırım.
Saygılı Yosma adlı oyununu izledikten sonra bir general, Sartre'a şöyle demiş: "Oyununuzun bir kere de Siyah Afrika'da sahneye konması ne iyi olurdu. Böylece herkes Fransız toprağında yaşayan Zencinin, Amerikalı ırktaşlarından ne kadar rahat ve mutlu olduğunu görmüş olurdu'.'
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Führer, bana Berlin'den ayrılmamı ve yeni kurulacak olan hükümette büyük bir yer işgal etmemi emretti. Hayatımda ilk kez Führer'imin emrine karşı geliyorum. Bu davranışıma karım ve çocuklarım da katılmaktadır. Führer'imin bana en çok ihtiyaç duyduğu anda onu terk etmek insanlık ve bağlılık duygularıma aykırıdır.
Goebbels fiziksel olarak kendi 6 çocuğunun katilidir; ancak kurduğu propaganda makinesiyle 6 milyonu aşkın soykırım kurbanının ve II. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden on milyonlarca insanın ölüm kararındaki en büyük birkaç imzadan birinin sahibidir·Kitabı okudu
Karl bağırmaktan vazgeçerek birden sustu: Emir böyleydi. Sağına soluna dönerek fısıldadı: "Dinleyin! Dinleyin!" Hitler'in sessiz emri her noktadan delerek içine geçiyor, sonra ağzında vücut bularak dışarı çıkıyordu sanki. "Dinleyin! Dinleyin!" O uslu, körü körüne bağlı bir araçtan, bir aracıdan başka bir şey değildi, tuhaf bir zevk onu tepeden tırnağa titretti. Herkes sustu, koca salon sessizliğe ve geceye gömülerek yok oldu; Hess, Goering, Goebbels kayboldular, şimdi dünyada Karl'dan ve Führer'inden başka kimse yoktu. Führer siyah gamalı haçlı kocaman kırmızı bayrağın önünde konuşuyor, yalnızca onun için, yalnızca Karl için konuşuyordu. Bir ses, yeryüzünde bir tek ses. Benim için konuşuyor, benim için düşünüyor, benim için karar veriyor. Benim Führer'im.
Okuduğum bazı tenkit yazılarında, bu sıra Almanya’da Strauss’a karşı yaygın kızgınlık ve düşmanlık seziliyor. Resmî kişiler de ondan biraz uzak duruyora benziyor; zira ilk gecesine Goebbels gitmedi ve partinin öteki ileri gelenleri de (bereket!) yoktu.
“Goebbels, Himmler, Bormann ve ancak daha sonra katılanlar olmasa,” diye yazacaktı Sauckel Nürnberg’de hücresinde, işlediği savaş suçlarından ve insanlığa karşı suçlardan dolayı idamını beklerken, “Hitler Alman tarihinin parlak yıldızı olurdu.”